<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.5.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>ODA Sanat</title>
	<link>http://www.odasanat.org</link>
	<description>Edebiyat ve Fikir Yongalama</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Aug 2008 11:19:29 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Öylesine bir mektup</title>
		<description><![CDATA[Öylesine bir mektup
Uzun süre oluyordu  geçmiş gölgesini üzerinden çekeli . Hoş,  görmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecekti. Kalp ritimleri hariç? Bundan da emin olmak mümkün değildi. Yaşama hissi yoğunluğunu ölçen sadece sezgilerimizdi. Öyle olması gerektiğinden değil. Sadece öyle!
Tanıdığım birisi;
Ben seni anladığımı sandığım sana anlatıyordum beni. Şimdi bu çığlığın ortasındaki hüznüm beni yakınında bir yerlere götürür.  İçimden şarap [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/oylesine-bir-mektup/</link>
			</item>
	<item>
		<title>K2RİK ve GECE</title>
		<description><![CDATA[E.G.Y&#8217;e
“Bir adın var mı senin?”
Durakladım. MSN listemde olmayan birinin iznim olmadan mahremime girmesi alışık olmadığım bir durumdu. Emrimde ülkenin en iyi hackerlarını çalıştırmaktaydım ve bilgisayarım özel koruma altındaydı. Öfkeli, şaşkın, ama meraklıydım. Yetkin ateş duvarımı aşabilen biriyle yıllardır karşılaşmamıştım. Merakım öfkemi yendi ve ‘K2RİK’ yazdım.
“Kumpası keşfettin. Başın dertte.” dedi hoparlörlerimden yükselen sesi. Cinsiyet belli etmeyen [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/k2rik-ve-gece/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yanılgı</title>
		<description><![CDATA[Başından bilinse olur muydu adı yanılgının yanılgı
Kısa vadelerle soluyorum, koşuyorum yada koşturuluyorum
Özengilerimde ağırlık yapan çamurlu ayaklar oysa
Nedense bu ivedilik
Ve nereye yetişmek içinse bu çarklar
Korselerini takıp kalın gövdelerine
Olmadıkları birine benziyorlar aynalarda.
Peşinen bilinse olur muydu adı yanılgının yanılgı
Emeklerken ellerim kesildi yerden
Altımdan çekildi halı
Sizin sakin başlarınızsa yek pare saatlere ayarlı
Ayaklarınız sustalı, zamanı bıçaklamış
Hayat ölmüş ama bakın siz dışarıdasınız.
Cesaret [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/yanilgi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Delil Avcısı</title>
		<description><![CDATA[Delil Avcısı
Prof.Dr.Sevil Atasoy’a&#8230;
Giderek puslu soğuk bir kasım sabahı tan ağartısının ısladığı dallar, şöminenin kara sunağında öfkeli kediler gibi tıslıyorlardı. Yalımların kuyrukları henüz tavana erişemiyorsa da, işli demirden paslı parmaklıkların hapsettiği çift kanatlı iki uzun pencereyi kısmen buğulamıştı.
Kenar cepheler cevizden gömme kütüphaneydi. Cilası solmuş tozlu raflarda parlak şömizli ansiklopediler, çoğu kalın akademik kitaplar sıralıydı.
Üçe iki nispetinde [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/delil-avcisi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>-yolculuk gece(si)nin yansıması-</title>
		<description><![CDATA[gülüşüne takıldı hevesin ipliği&#8230;
başkasına güldükçe sen
çözülüyor ilmik ilmik
ve
mahrem yerleri görünüyor ruhun
utandım
içim kapanıyor
saklambacında&#8230;
dişlerine sarıldı hayaletin bedeni&#8230;
başkasına konuştukça sen
yaşam terk ediyor hücre hücre
ve
kanayan yaraları görünüyor kalbin
ağladım
başım dönüyor
tobacında&#8230;
 Facebook'a ekle]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/yolculuk-gecesinin-yansimasi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Şeyda Koç</title>
		<description><![CDATA[’Yazar kişi, her insanı sadece dinsel kimliği ile değil  duygusunu, sorunlarını da sayfasına taşıyabiliyorsa, kültürler arasında köprü kuruyordur. Bu düşünceyi dünya geneline de yaymak mümkün. Her insan da bu misyonla hareket etmelidir.’’
Şeyda Koç

İlk romanı 1996 senesinde yayınlanan Şeyda Koç 1975 istanbul doğumlu; ilk ve lise öğrenimini istanbul’da ardından yüksek öğrenimini  Roterdam’ da Avrupa [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/seyda-koc/</link>
			</item>
	<item>
		<title>ritüel</title>
		<description><![CDATA[hoşuma gidiyordu gülüşün
ve hoşum, gülüşünden başka kimsenin uğramadığı bir yerdi
her güldüğünde
rakım: soğuk
nüfus sıkkın yazan tabelanın yanından geçip
il sınırını çoktan aşıyordu otuz iki dişin
ve bu sınır ihlali
yaşam destek ünitesi bir ritüeldi benim için..
 Facebook'a ekle]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/rituel/</link>
			</item>
	<item>
		<title>DUYGUNUN YEŞİLLİĞİ</title>
		<description><![CDATA[DUYGUNUN YEŞİLLİĞİ
Kuşların ve çiçeklerin adlarını unutur kiremitler
kesik bacağı taşıyan bir vücut gibi büyüyor kent
hasta kalbim, dolaşmak istiyor eylülün ortasında
bozkırda savrulan kuru bir kenger
Betona, kirece, asfalta hapis edilir duygunun yeşilliği
kurtulmak sanki mümkün değil bu gelişen cilt yarasından
Emekleyen dünyaya, düşüp kalkan sevgiye
kına yakar kalorifer peteği, sakızını yapıştırır sandalyenin altına
Zehirler her akşam vakti göze damlayan zamanaşımını çanaklar
Kapının zili [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/duygunun-yesilligi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>UFKUNDA CEYLANLARI KOVALANMIŞ KIRLARIN TEDİRGİNLİĞİ(*)</title>
		<description><![CDATA[a)
Hırçın sularıma  eşlik  eden  martılar  da  gidince,
‘Yağmalanan  bir  limana demirledim’ yüreğimi.
Sığınacağım  bir  esmerliğim bile yok artık;
Yeni sözcükler aramalıyım iletsin diye yeminimi.
b)
Çocuk  bahçeleri  de  terk edince  düşlerimi;
Çok özledim, gündüzleri güneşi  betimleyin.
Ozanların  tabutlarına  serdim  ateşlerden derlediğim  gülleri.
Bari bu görüntüleri [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/ufkunda-ceylanlari-kovalanmis-kirlarin-tedirginligi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Netekim O&#8230; Çocukları</title>
		<description><![CDATA[Yapım            : 2008, Türkiye
 Tür             : Dram / Komedi
 Yönetmen         : Murat Saraçoğlu
 Senaryo         : Sırrı [...]]]></description>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/08/o-cocuklari/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
