'Öykü' kategorisi için arşiv

İstem

01 Nis 2009

Alper Bilgili

İç Ege’de ova üzerine kurulmuş kasabalardan birisini getirin aklınıza. Hatta Menderes’e komşu olsun. Yazı yaz gibi, kışı kış gibi… Bu kasabada bir kahvehanenin önündeyim. Dışarı atılmış sandalyelerden birine kurulmuşum. Sandalyenin sırt kısmını oluşturan tahtalar bile huzurumu kaçırmaya yetmiyor. Burası Ege. Burada zaman yavaş akıyor. İnsanlar tasasız. Öğleden sonra… İtfaiye toz kalkmasın diye sokakları suluyor. Serinlik […]

Dergiler, Öykü, sayı_13 | 4 yorum

Buklesinde Reyhan Kokusu

01 Nis 2009

Şeyda Koç

Kapıyı çaldı adam ve kadın açmaya gitti… – Nerde kaldın? – Üst kattaydım, çamaşır falan – Yok ya? bu saatte çamaşır mı kalır… ? – Yine çarşı Pazar gezdin değil mi? Kadın yorulmuştu bu sorulardan. Senelerdir giydiği bir çift ayakkabısına takıldı gözleri… Ayakkabılıkta öylece duruyordu, bu yarı sarhoş eve gelen adama ne diyebilirdi ki! On […]

Dergiler, Öykü, sayı_13 | Yorum yapılmamış

Aynadan Yansıyan

01 Nis 2009

Osman Özbaş

Polis arkadaşına, telsiz anonsu yaptınız mı? diye sordu. Sonra ona döndü; ‘’Bak delikanlı, herşeyi anlatmazsan içerde çürür gidersin.’’ Memur sıkıntıyla konuşuyordu. Devam etti: ‘’Sen buradan çıkmak istemiyor musun? Hayır mı?.. Bak buraya neden geldiğini, binayı neden kazımaya çalıştığını söylemiyorsun, varsayalım ki amacını unuttun, olur ya, ama kimliğin yok, tanıdık bildik kişilerin adını adresini ver oradan […]

Dergiler, Öykü, sayı_13 | 1 yorum

Safdil

01 Nis 2009

Osman Özbaş

Cevapların yanıltıcı olmasından kuşkulanıyorum hep; bir bilmece oyununda gibiyim. Bazen kendimi kıskanıyorum; bazen kararsızlığımı yenmek ve başımı çevirip gitmek istiyorum. Adımı andığım an çıplak bir kol uzanıyor omzuma, yalınayak biri, ‘’Haydi şerefimize içelim,’’ diye bağırıyor, bembeyaz küpler cirit atıyor çevremde, insan kendi kendisiyle nasıl çarpışır? ‘’Niyetini kimseye belli etmiyordun, değil mi… ‘’Kenara çekil; dans edemiyorum. […]

Dergiler, Öykü, sayı_13 | Yorum yapılmamış

Rüya İçinde Hikaye

01 Nis 2009

Erol Kasırga

Hemen soğuk ve karanlık pencereye koştum; Gökyüzündeki bulutlar aşağıya inmiş gibi, koyu bir sisin içindeki kaldırımda, polis müdürünün giderek uzaklaşan ayak sesini dinledim sessizce. Bu hayatın içinde tek başıma yapayalnız kaldığımı, hayatın anlamsızlığını, suskunluğumu, çaresizliğimi, bütün ruhumu sonuna kadar kaplayan suçluluk duygusunu, korkaklığımı, nerede hata yaptığımı düşündüm ve düşündükçe neyi düşünmem gerektiğini düşündüm ama bir […]

Dergiler, Öykü, sayı_13 | 5 yorum

Takkeli Azrail

01 Şub 2009

Atilla İpek

Kemal yattığı yerden etrafına bakındı. Son birkaç saat içinde olanları pek hatırlamıyordu. Kalp krizi geçirdiğini, eski hemşire olan karısının durumu erken farketmesi sayesinde hastaneye vaktinde yetiştirildiğini öğrenmişti. Etrafta bir koşuşturma vardı. Ama o sadece tekrar atmaya başlamış kalbini dinliyordu. Ağrıyla atan kalbi dışında hiçbirşeyi duymuyordu. Kurtulduğuna mı sevineceğini, az daha ölüyor olduğuna mı yanacağını bilmiyordu. […]

Dergiler, Öykü, sayı_12 | 2 yorum

Aynaların İsyanı

01 Şub 2009

Ezgi Gürçay

   Telgrafçı Fehmi Bey sokağı belleğimde son kalan fotoğrafına bire bir uymaya devam etmekteydi. Yoksulluk ışıyan gri beton yapılar ve umarsız bakışlı insanlar. Evlere HAL aynalarının montajı sırasında sık sık yolum düşmüştü bu taraflara.     32 numaralı binanın önünde iki lacivert üniformalı nöbetçi dikilmekteydi. On yaşındaki paslı kütleyi park ederken içlerinden uzun boylu olanı […]

Dergiler, Öykü, sayı_12 | 1 yorum

Sağlıklı Yaşam Koşusu

01 Şub 2009

Hürrem Efe

On sekiz yıl önce altmışl yedi kilo olarak geldiğim Hollanda’da yüz iki kiloya çıkmıştım. Eve aldığım üç tartı aracı da, ağırlığıma dayanamayarak bozulduğu için, son günlerde kaç kilo geldiğimi bilemiyordum. Oysa işsiz kalmadan önce seksen beş kiloydum. Hiç değilse bu kiloya düşebilmek için, zayıflamanın yollarını arıyordum. Böylesine çıkmazda olduğum günlerde, Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda sağlıklı yaşam […]

Dergiler, Öykü, sayı_12 | 2 yorum

Yıldönümü

03 Ara 2008

Alper Bilgili

Toplarla yaptığı numara geçen haftaki kadar ilgi çekmiyor. Bunu kabullenip yeni bir şeyler bulsa iyi eder. Bisiklet olmaz. Daha iki tekerlekli bisikletin üzerinde duramazken tek tekerlekli bisiklete binmeyi nasıl becerecek… Hem bu şehirde bisikletle şov yapan bir hokkabaza kim ilgi gösterir? Herkes biraz cambaz burada. Çaresiz labutla yaptığı gösteriye dönecek. Biliyor ki az sonra etrafında […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | 1 yorum

Martı

03 Ara 2008

Nazım Fırat

Sabahın ilk ışıklarında oltasına takılan şaşkın birkaç kaya balığı ve suda beklettiği bayat ekmek parçaları… Tuncer, birazdan kapısını çalacak en yakın arkadaşı ve en özel misafiri için yiyecek bir şeyler hazırlama telaşına düşmüştü. Yeterince balık yoktu, ama ekmek kurtarabilirdi öğünü. Özel misafirinin balığı çok sevdiğini biliyordu. Hatta balık, arkadaşı için vazgeçilmezler arasındaydı. Suda bekletilmiş bayat […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | Yorum yapılmamış

Keman Konçertosu *

03 Ara 2008

Özkan Binol

“Yusuf Atılgan’a” Cuma Öğle Ağustos sıcağıydı. Caddede in cin top atıyor, asfalt yoldan kalkan sıcak durmadan yüzümü yalıyordu. Kaldırıma düşen gölgeleri takip ede ede bir an önce istasyona ulaşmaya çalışıyordum. Her şey bıraktığım gibiydi. Sanki, akrep ve yelkovanın yolculuğunun daha başlamadan bitmişti. Ansızın duyduğum tren düdüğünün sesiyle düşüncelerimden bir anda uzaklaştım. Başımı kaldırdım ve eskimişliğin […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | 1 yorum

Kokovskinin İzdivacı

03 Ara 2008

Cengiz Darıdere

Çok sevdiğim biricik arkadaşım Öküz Mehmet sevincinden havalara uçuyordu. Koskoca Amsterdam’da evlenecek bir manita bulmuştu kendine nihayet. Gerçi kız Hollandalıydı ve özellikle Protestan hıristiyandı, ama olsun, bu kadarcık kusur kadı kızında da olurdu. Zaten kendisi de bazen Müslüman, duruma göre ateistti, ara sıra tavlamak istediği karıların inançlarına göre itikat vaziyetlerini anında değiştirmeyi bilecek kadar da […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | 1 yorum

Sokaklar Benim Yeniden

03 Ara 2008

Sadık Yemni

İnsanlar çevrimiçi ve çevrimdışı olarak iki gruba ayrılırlar. Çevrimdışı olmak, devrimdışı olmak, yani devredışı kalmaktır. Coølover Metin Ergin buzdolabından şeftali suyu şişesini alırken kabın yüzeyine dokunan parmakları dakikalardır beyninde sarkaçlanan sorunun cevabını fısıldayıverdi.  Elektrik kesintisi en az üç saattir sürüyor olmaktaydı.  Kap ılınmıştı. Şişeyi mutfak masasının üzerindeki notun üstüne bıraktı. Annesi öğlen yemeği için etli […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | 1 yorum

Satılık Anılar

03 Ara 2008

Yavuz Nufel

Her yıl Hollanda’da 30 Nisan Koninginnedag’da (Kraliyet Günü), hemen hemen her sokak satıcılarla dolar taşar… Çocuklar, kullanılmış oyuncaklarını; büyükler de -işe yarayan ama kullanılmayan- evde yer işgal eden hemen hemen her şeylerini satarlar!.. Çatal-kaşık, iğne-iplik, elektrikli-elektronik cihazlar, ev aletleri, bahçe malzemeleri, masa-sandalye, dolap ve kullanılmış sutyen-külot da dahil olmak üzere, aklınıza gelebilecek ne varsa bulmanız […]

Dergiler, Öykü, sayı_11 | 1 yorum

Az pişmiş Gerçeklik ve Çorba Ruhu

02 Eki 2008

Nazan Bilen

Bulunduğum yer tam bir berbatistan. Omuzlarımda görünmeyen, tekinsiz bir şeylerin yoğun basıncı etrafı izliyorum. Çok kalabalık, ortalık insan kaynamakta. Çevresi irili ufaklı toprak öbekleriyle dolu büyük bir çukurun içindeyiz. Kenarlara yığılmış toprak tekrar çukura dolmasın diye tahtalarla, kazıklarla desteklenmiş. İnsanlar artık yaşamıyormuş gibi kül rengine dönüşmüşler, ama seslerini duyabiliyorum. Gri, fısıltılı bir hortlak kitlesi. Daha […]

Dergiler, Öykü, sayı_10 | Yorum yapılmamış

YALNIZ AĞACIN DANSI

02 Eki 2008

Mesut Balık

“Biliyor musun Sakız Hanım, kendimi ne zamandır böyle mutlu hissetmemiştim”. Oturduğu yerden, kendisini rahatça görebileceği yükseklikte asılı duran, duvardaki aynaya yaklaştı yavaşça. Aylardır süren uzun ve derin bir uykudan uyanmıştı sanki. Yaşlı gözleriyle, yüzündeki cizgilerde dolaştı bir süre. Geçen seneden bu zamana kadar, cansız beyaz saçları iyice azalmış, her geçen gün yüzüne yeni ve derin […]

Dergiler, Öykü, sayı_10 | 3 yorum

Wilma’nın Sandığı

02 Eki 2008

Murat Tuncel

Kapalı perdeye doğru yürürken içindeki sıkıntıyı hâlâ atamamıştı. Pencerenin yanına gelince birden bire durdu. Perdeyi araladı. Dışarı baktı. Bir süre boş bakışlarla sokağın karşı tarafındaki evlerin çatıları arkasına saklanmaya çalışan güneşin koyu kırmızı ışıklarının göğün mavisine karışarak morarmasını seyretti. Ümitsizce: -Görünürde hiç kimse yok, dedi. Bir eliyle tuttuğu yer yer solmuş kahverengi kadife perdeyi bırakınca […]

Dergiler, Öykü, sayı_10 | Yorum yapılmamış

Filmvari Hayatlar

02 Eki 2008

Sadık Yemni

Kapının zili tek bir kez çaldığında divanda oturur durumda uyuyakalmış olan genç kadının omuzları kıpırdadı. İstemem, şimdi olmaz der gibiydi sanki. Sol eli yumruk şeklinde sıkılıydı. Gözleri panikle açıldığında bir şey yapabilmesi için çok geçti. Filmin sonu içeri girmişti. Bulunduğu yer bu yaşamda canlı olarak içinde yer kapladığı son mekân olacaktı. “Aslı Otlubayır hanım çekim […]

Dergiler, Öykü, sayı_10 | 1 yorum

Öylesine bir mektup

01 Ağu 2008

Cansu Aksu (Janus)

Öylesine bir mektup Uzun süre oluyordu  geçmiş gölgesini üzerinden çekeli . Hoş,  görmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecekti. Kalp ritimleri hariç? Bundan da emin olmak mümkün değildi. Yaşama hissi yoğunluğunu ölçen sadece sezgilerimizdi. Öyle olması gerektiğinden değil. Sadece öyle! Tanıdığım birisi; Ben seni anladığımı sandığım sana anlatıyordum beni. Şimdi bu çığlığın ortasındaki hüznüm beni yakınında bir yerlere […]

Dergiler, Mektuplar, Öykü, sayı 9 | 2 yorum

K2RİK ve GECE

01 Ağu 2008

Sadık Yemni

E.G.Y’e “Bir adın var mı senin?” Durakladım. MSN listemde olmayan birinin iznim olmadan mahremime girmesi alışık olmadığım bir durumdu. Emrimde ülkenin en iyi hackerlarını çalıştırmaktaydım ve bilgisayarım özel koruma altındaydı. Öfkeli, şaşkın, ama meraklıydım. Yetkin ateş duvarımı aşabilen biriyle yıllardır karşılaşmamıştım. Merakım öfkemi yendi ve ‘K2RİK’ yazdım. “Kumpası keşfettin. Başın dertte.” dedi hoparlörlerimden yükselen sesi. […]

Dergiler, Öykü, sayı 9 | 1 yorum

Delil Avcısı

01 Ağu 2008

Gülay Kaya

Delil Avcısı Prof.Dr.Sevil Atasoy’a… Giderek puslu soğuk bir kasım sabahı tan ağartısının ısladığı dallar, şöminenin kara sunağında öfkeli kediler gibi tıslıyorlardı. Yalımların kuyrukları henüz tavana erişemiyorsa da, işli demirden paslı parmaklıkların hapsettiği çift kanatlı iki uzun pencereyi kısmen buğulamıştı. Kenar cepheler cevizden gömme kütüphaneydi. Cilası solmuş tozlu raflarda parlak şömizli ansiklopediler, çoğu kalın akademik kitaplar […]

Dergiler, Öykü, sayı 9 | 1 yorum

Varoluşun en ince yeri

01 Ağu 2008

Nazan Bilen

Varoluşun en ince yeri “Dur hemen bıçağa sarılma, inceldiğimiz nokta burası değil,” derdi belki Mahmut arkası dönük olmasaydı. Musluktan akan tazyikli su sesi, ağzına sakız ettiği o küfürler olmasa birşeyler sezinleyebilirdi belki. Oysa şimdi sadece bir ölü, ruhunu ayaküstü teslim etmiş bir cesetti. Basitinden bir hokkabaz gösterisinde olduğu gibi bir abra kadabra sonrası bitivermişti her […]

Dergiler, Öykü, sayı 9 | Yorum yapılmamış

Rüya Simulasyonları

01 Ağu 2008

İsmail Yiğit

— Bu gece hangi rüyayı görmek istersin tatlım? Baban dün senin için indirmiş internetten, Alice Harikalar Diyarında. IDDB ’de 9.1 almış senin yaş grubundaki gençlerden. Eminim çok beğeneceksin sen de. — Kendim rüya görsem olmaz mı anne? Sanki hiç uyumamış gibi hissediyorum rüya simülatörüne bağlı olduğumda. — Psiko-sağlık sonuçların normal sınırlar içinde İmge, beyninin ürettiği […]

Dergiler, Öykü, sayı 9 | 1 yorum

İsabella

01 Haz 2008

Osman Özbaş

İsabella Burası randevu evi gibi kullanılan, ayaküstü sevişmeler için düzenlenmiş ucuz bir pansiyon odası. Pek kullanışlı olduğu söylenemez; taban karolarının bir kısmı kırık, bazıları yerinden oynuyor, yağlı tabaklar orta yerlere bırakılmış. Rahatsız etmeyin sinyalini veren ‘meşgul’ ışığı kaç kere kendisi için yandı anımsamıyor İsabella. Duvarda bir-iki çıplak kadın posteri asılmış. Etajerin üstünde son ödeme tarihi […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | 1 yorum

Korku Kovanı

01 Haz 2008

Gülay Kaya

Dolunayın mat aydınlığı amansız ve mutlak karanlığa yaslanan sis bloklarını garip bir biçimde mistik ve ölümcül kılıyordu;  sanki oradaki lanetin yüreğine yuvalanmış, zehirli ağlarıyla pusuda çatal dilli ifritlerle iblis pigmelermiş gibi. Şeytan bilir ya! Belki de öyleydi. Tabii zihnin bu varsanıyı resmetmek için hangarından bulup çıkardığı imgelerin dehşet vericiliği, tüyler ürpertici sislerin içinde beliren o […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | 1 yorum

Suya yazdım adını

01 Haz 2008

Can Çelebi

Eğer insan, uyuyup uyanıp aynı düş’ü görüyorsa, her seferinde kaldığı yerden tüm ayrıntılarıyla aynı düş’ü görüyorsa, bir süre sonra yitiriyor gerçekliğe ınancını.   Yine bir düş gördüm:   Okuldan çıkmışım, evimizin olduğu sokaktayım.  Elimde kitaplarım, üzerimde okul üniforması yerine, annemin bayram için diktiği pembe mavi çiçeklerle süslü elbisem var.  Adını “bahar” koyduğum bu elbisemi çok […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | Yorum yapılmamış

Ruh Vestiyeri

01 Haz 2008

Sadık Yemni

Canımı yavaşça ılık suya salıyorum. Baygınlık ölüm taklidi yaparcasına geliyor ve gidiyor. Ruhumu vestiyerden almaya yakınım. Vestiyercinin çürük benzi öfkeli. Ölüm korkusundan sıtkımı sıyırabileceğimi öngöremediği için gazabı suretini burmuş. İnsan kalıbından iyice taşmış durumda. Sıfatların tanımlamakta yaya kalacağı görünümü kapalı göz kapaklarımın ardından nüfuz ediyor beynime. Hışırtı tıslatan dili anlamadığım kelimeler sarfetmeye devam ediyor. Üzerime […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | Yorum yapılmamış

Onsekizine Ekmek Banarken

01 Haz 2008

Osman DUman

Babasını küçük yaşta kaybeden Yavuz daha çocukken tanışmış yoksullukla. Hafıza teyzeyse genç yaşta alışmış fitreye zekâta. Bu yardımlarla Yavuz’u büyüttüğünü söyler annem. Ne zaman Yavuz’dan açılsa konu ‘babasından kalan şu ev de olmasa’ diye tamamlar sözlerini. Annem o kadar çok tekrar etmiş olacak ki ‘hep bir evim olsun, sonra çocuğum olsun’ diye söylenirim sağda solda. […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | 1 yorum

Yolculuk – 2

01 Haz 2008

Mesut Balık

(Yolculuk – 1’in devamıdır) Yavaş yavaş hareket eden trenin penceresinden içeriye sızan çamların hoş kokusu, ne kadar da huzur verici. Aynı dili konuşan irili ufaklı binalar serpiştirilmiş yemyeşil bir örtüye. Bir yerlerden bir yerlere çağlayıp duran, hayat dolu gençlik seli. Kulağıma ulaşan kuş seslerine, gitar çalan entel görünümlü gencin melodisi karışıyor. Ardından hayranlarının alkışları. Birisi […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | Yorum yapılmamış

Fondaki kadınlar serisi:Ben Emine

01 Haz 2008

Nazan Bilen

Ben geldiğimde herkes gitmiş olur. Nadiren birileri mesaiye kalır. Kalan her seferinde bir erkektir. Onu rahatsız etmemek için ilk önce boş odaları temizlerim. Beni görürse ne düşüneceğini bilirim çünkü. Tepeden tırnağa siyahlar içinde, başımda siyah başörtüsü, elimde de şeker pembesi bir deterjan şişesi, hatırı sayılır cüssemle karşısına çıkarsam korkabilir. Aslında daha renkli kıyafetler giyebilmek isterdim, […]

Dergiler, Öykü, sayı 8 | Yorum yapılmamış

Şu an ODA Sanat arşivinde 'Öykü' kategorisine bakıyorsunuz.