Mektuplar

Yine Sever Misin Beni ANNE?

2 Eyl 2009 | yazar: Fatih Mehmet Mirza

“Anlayamadım beklide senin bana dokunuşunu Ninnilerine kulak veremedim içten Nur yüzünü geç fark ettim yüreğimde Elinde olsa yine sever misin beni ANNE” Belki biraz otoriter bir evlattım Senin için. Yaşamının her anında duygularını içine atan ve sana sihirli kelimeleri söylemekten çekinen bir evlat oldum. Senin yavru güvercinindim ben. Sevgine ortak olamadım, paylaşamadım sevgimi seninle. Bazen
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Çocukluğum Olmak İster misin?

15 Haz 2009 | yazar: Gülücük Hatun

Bir gün beni, ben olduğum için sevecek olana… Seni çocukluğum gibi seviyorum. Çocukluğu da sevmiştim çünkü bir zamanlar, sonradan anlıyorum… Yerli yersiz döktüğüm tüm gözyaşlarımı, bebeklerimin orasını burasını boyamayı, elime tutuşturulan bir paket çikolatanın benim için dünyalara bedel olduğunu da sonradan anlıyorum…Seni sevmeyi de saklayacağım içimde biliyorum, tıpkı çocukluğumu sevdiğimi, çocuk olmayı sevdiğimi kendimden bile
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Anamın Türküsü

15 Haz 2009 | yazar: Kazım Cumert

Sevgili anam, Ne zamandır yazmak istiyordum sana. Tıpkı eskisi gibi uzun uzun anlatmak istiyordum buralarda olup biteni. Olmadı bir türlü, telefonla edilen birkaç söz her seferinde hevesimi kursağıma gömdü. Silah çıktı mertlik bozuldu hesabı… Neden mi şimdi? Ben diyeyim özlem sen de olaylar, ben diyeyim paylaşma ve dertleşme gereksinimi sen de anneler günü. Fark eder
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Öylesine bir mektup

1 Ağu 2008 | yazar: Cansu Aksu (Janus)

Öylesine bir mektup Uzun süre oluyordu  geçmiş gölgesini üzerinden çekeli . Hoş,  görmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecekti. Kalp ritimleri hariç? Bundan da emin olmak mümkün değildi. Yaşama hissi yoğunluğunu ölçen sadece sezgilerimizdi. Öyle olması gerektiğinden değil. Sadece öyle! Tanıdığım birisi; Ben seni anladığımı sandığım sana anlatıyordum beni. Şimdi bu çığlığın ortasındaki hüznüm beni yakınında bir yerlere
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Ben Nasıl Bir Dinazor Oldum?

1 Ara 2007 | yazar: Fehmi Özgök
Ben Nasıl Bir Dinazor Oldum?

Ben yıllarca Olivette marka bir yazı makinesiyle yazdım. Örneğin ikisi Hollandaca, diğer ikisi Türkçe yayımlanmış olan dört kitabımın üçünü de aynı makineyle yazmıştım. 1996’da yayımlanan ‘Sen Adam Olmazsın’ kitabımı da aynı makineyle yazmaya uğraştığım günlerde Simon’la tanışarak arkadaş olmuştuk. Dört beş yıldır her yaz tatilini Türkiye’de bisikletiyle dolaşarak geçiren Simon, bu arada az çok Türkçe
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Görünmez Bombalar

1 Eki 2007 | yazar: Nazan Bilen

Okumadığım her geçen gün biraz daha ağırlaştığını hissettiğim incecik bir kitabı elime alıp birkaç saatte bitirdim. Hikayenin kahramanının yanında kendisini sürekli ezik hissettiği iri yarı, gösterişli, karizmatik babası ölmüştü. O babası ölünce yazmaya karar vermiş. Yaşayan bir babanın eline utangaçlıkla tutuşturulmuş, okumayacağını bildiği, okusa da hiçbir yorumda bulunmayacağı bir mektup olmaktan kurtarmış cümlelerini. Artık yazarı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark