<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ODA Sanat &#187; Fikir Yongalama</title>
	<atom:link href="http://www.odasanat.org/index.php/category/fikir-yongalama/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.odasanat.org</link>
	<description>Edebiyat ve Fikir Yongalama</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Mar 2010 19:18:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Bir sevgililer günü yazısı</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/bir-sevgililer-gunu-yazisi/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/bir-sevgililer-gunu-yazisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:29:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>İsmail Polat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_17]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=825</guid>
		<description><![CDATA[Sevgililer günü, Sev kökünden gelen sevgililer gününe bir çoğumuz girerken sevdiklerimize çiçeklerin anlamları olan,beyaz gül:masumiyet,kırmızı gül:aşk ve seni seviyorum,pembe gül: gönlüm sende,sarı gül:sıcak sevgi,beyaz karanfil: temizlik,saflık,kırmızı karanfil:sevgi gibi renkleri düşünürken,hiç aklınıza geldi mi sevgiyle ilgili tüm çiçekler oluşan sarı glayor(kıskançlık)mor renk(Dul)renklerini almama tercihini? Birde bu renklerin anlamlarını bilmiyor da götürdüğümüz sevgilimiz bilirde,başka anlam çıkarsa baltayı<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/bir-sevgililer-gunu-yazisi/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/bir-sevgililer-gunu-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyanmak -1</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/uyanmak-1/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/uyanmak-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:11:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Melike Şenyüksel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_17]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=812</guid>
		<description><![CDATA[UYANIŞ Uyanmak. Bir iç kanama geçirdiğini fark etmek. Ve farkındalığınla söz konusu kanamaya başka bir ivme kazandırmak aslında olup biten. Farkındalıklarımın sessiz eşliğinde, yağlı bir ilmek kıvamında her şey, boynuma geçirilen. Biten her şeyin ardından biten şeye dönüp şöyle bir bakıverme geleneğini çiğnemeli mi… diye sordum kendime kısık ses ve yüksek çözünürlüğü olan bir temkinlilikle.<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/uyanmak-1/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2010/03/uyanmak-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İkİ dİlle büyüyen çocuklar</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/11/iki-dille-buyuyen-cocuklar/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/11/iki-dille-buyuyen-cocuklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Nov 2009 08:41:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feyza Dayanıklı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_16]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[Yurt dışında doğan ve büyüyen çocukların genellikle yaşadıkları topluma uyum sağlamada sorunları olduğu biliniyor. Bu sorunların temelinde, sağlıklı kişilik geliştirmedeki sorunlar ve anadil eksikliği vardır. Çocuk dünyayı ve çevreyi algılamaya başladığında , ilk önce içinde bulunduğu aile ortamına bakar ve onları taklit ederek kişilik geliştirmeye çalışır. Ana-babanın birbirleriyle olan iletişimleri çocuk için örnek model oluşturur.<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/11/iki-dille-buyuyen-cocuklar/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/11/iki-dille-buyuyen-cocuklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>STALKER (Сталкер) filmi üzerinden Tarkovski, Lem ve Borges’e anlık bakış</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/09/stalker-%d1%81%d1%82%d0%b0%d0%bb%d0%ba%d0%b5%d1%80-filmi-uzerinden-tarkovski-lem-ve-borges%e2%80%99e-anlik-bakis/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/09/stalker-%d1%81%d1%82%d0%b0%d0%bb%d0%ba%d0%b5%d1%80-filmi-uzerinden-tarkovski-lem-ve-borges%e2%80%99e-anlik-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 23:18:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_15]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=659</guid>
		<description><![CDATA[“Dünya çok sıkıcı bir yer oldu. Telepati yok, UFO yok. Orta Çağ daha ilginçti. Her evde ruh vardı, kilisede de tanrı.” Stalker filminin hemen başında yazar (Anatoli Solonitsyn) böyle der. Yazar ve fizik profesörü (Nikolai Grinko) ile birlikte girilmesi yasak olan ‘Zone’ bölgesini görmek istemektedir. Onları bu yasak bölgeye gizlice sokacak olan kimse Stalker’dır(Alexander Kaidanovski).<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/09/stalker-%d1%81%d1%82%d0%b0%d0%bb%d0%ba%d0%b5%d1%80-filmi-uzerinden-tarkovski-lem-ve-borges%e2%80%99e-anlik-bakis/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/09/stalker-%d1%81%d1%82%d0%b0%d0%bb%d0%ba%d0%b5%d1%80-filmi-uzerinden-tarkovski-lem-ve-borges%e2%80%99e-anlik-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tim kuluçkacıları</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/tim-kuluckacilari/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/tim-kuluckacilari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 07:15:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_14]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Hayat denen çetrefilli mücadeleye 0-0 başlamıyor herkes. Bu çetin cidale bazısı önde, bazısı geride start alıyor insanların. Hilkatin bir cilvesi olarak kimi insan üstün özelliklerle mücehhez; kimi insan da, standardın bile altında bir techizat ile doğuyor. Yetişme evresinde şartlar değişkenlik gösteriyor. Talih dönüyor, şans kapıları açıyor. Yahut kader okkalı bir sille aşkedebiliyor ense köküne adamın.<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/tim-kuluckacilari/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/tim-kuluckacilari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şaşırtıcı bir yakın gelecek bizi bekliyor</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/sasirtici-bir-yakin-gelecek-bizi-bekliyor/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/sasirtici-bir-yakin-gelecek-bizi-bekliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 07:07:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_14]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[Göçün ikinci 40 yılı Birkaç yıl önce Hollanda’daki Türkler göçmenliklerinin 40. yılını kutladılar. Bu yazının konusu gelecek 40 yıl içinde olacaklar. Önce biraz geriye gidelim. Çok değil yirmi beş yıl önce bile Avrupa’da kimsenin evinde bilgisayar yoktu. Cep telefonları tedavüle girmemişti. Araba navigatörlerini ise bilimkurgu filmlerinde görmekteydik. O halde çok yakında yaşamımızda bayağı hayati değişiklikler<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/sasirtici-bir-yakin-gelecek-bizi-bekliyor/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/06/sasirtici-bir-yakin-gelecek-bizi-bekliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Sevdiğim Günah</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/en_sevdigim_gunah/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/en_sevdigim_gunah/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 23:37:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_13]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=367</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Kibir... Kesinlikle en sevdiğim günah.&#8221; Devil&#8217;s Advocate&#8216;in Şeytan&#8217;ı oynayan aktörü Al Pacino&#8217;nun filmdeki son sözleriydi bunlar. Şeytan&#8217;ın bizzat kendisine sorsak daha farklı bir cevap alamazdık sanırım. Yalan konuşmayacaksa tabî. -İslam inancına göre- Azâzil yani Şeytan, Allah&#8217;a ubudiyetini ifâ eden, O&#8217;nu en iyi şekilde ta&#8217;zim ve tesbih eden bir cindi. (Yanlış bilinenin aksine Azazil bir melek<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/en_sevdigim_gunah/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/en_sevdigim_gunah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atları da Vururlar</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/atlari-da-vururlar/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/atlari-da-vururlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 23:21:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_13]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=353</guid>
		<description><![CDATA[Sadık Yemni’nin uyarlamasıyla Atları (özneyi) da vururlar Wallerstein’dan (Son Gerçek) konferans: Jeopolitika, ekonomik kriz ve kapitalizm çökerken özne olmak Sonunda kriz yaratacağı çok aşikâr olan Neo Liberal sistemlerde ve krizlerin içinde özne kalabilmek mümkün mü? 1969 yapımı bir film hakkındaki bilgilerimizi tazeleyip Wallerstein’in sözlerine kulak verirsek bu soruya ciddi bir cevap bulabileceğiz. Son Gerçek 1969<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/atlari-da-vururlar/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/atlari-da-vururlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sessiz Amerikalı</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/sessiz-amerikali/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/sessiz-amerikali/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 23:05:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_13]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Ünlü İngiliz yazar Graham Green,  Quiet American adlı kitabını 1955’de yayımlandığında anti-Amerikancılık yapmakla suçlanmıştı. İngiliz Gizli servisiyle ilişkisi üzerine çok spekülasyon yapılmış olan Greene, sonradan İkinci Dünya savaşı sırasında MI6 için çalışırken gizli servisin başı Kim Philby’le yaşam boyu arkadaşlık kurduğunu basına açıklayacaktı.  Bir ara Komunist partiye de üye olan yazar çok seyahat etti ve<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/sessiz-amerikali/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/04/sessiz-amerikali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Metâdan Pranga</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/metadan-pranga/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/metadan-pranga/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 21:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_12]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[  Yalnızlık ve acı. Birbirilerine kenetlenmiş iki element. Issız bir sokakta karşımıza çıkması muhtemel iki dost. Doğumda ve ölümde yanımızdan ayrılmayanlar. Herkesin terkettiği anda soğuk teselliler veren dert ortaklarımız. Sevgiliye susatan hasretlerde tepedeki yakıcı güneş. Her yanımıza mahrem hoşgelmiş iki yüce yandaş, insanlık yollarında iki kadim dost&#8230;   Yetişirken, aile ve toplum bireyi olunduğunda, hayatın<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/metadan-pranga/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/metadan-pranga/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp Sinema</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kayip-sinema/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kayip-sinema/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 21:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_12]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[Bir düş peynirini ısırayım derken kapana sıkışmış fare gibiyim. Kapan akıl almaz büyüklükte. İçinde nice hayatlar sürüyor.                                                                    Yazi Meyyın   O yere<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kayip-sinema/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kayip-sinema/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimseler Tarafından Özlenmiyor Olmak</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kimseler-tarafindan-ozlenmiyor-olmak/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kimseler-tarafindan-ozlenmiyor-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 20:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_12]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Hayatın hengamelerden ve güçlüklerden mürekkep olduğunu kanıksadığımız olur bazen.  Sanki o inatçı ve mukavim ruh teslim olur tüm hatlarıyla hayata. Sevdikleri tarafından terkedilmek de bu kapıya çıkıyor. Şöyle daha derin bir acıyı barındıran bir surat ifadesiyle yutkunduğu olur tüm ezikliklerini ruhun. Birer birer yaşanan ayrılıklar, teker teker yiten dostlar. Siz ne kadar büyük payeler biçmişseniz<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kimseler-tarafindan-ozlenmiyor-olmak/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/kimseler-tarafindan-ozlenmiyor-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İDEAOT</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/ideaot/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/ideaot/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 20:04:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_12]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=345</guid>
		<description><![CDATA[Bu deyimi ilk kez 2003 yılında yayımlanan Çözücü adlı kitabımda kullandım.      Ahmet, “Haklısın. Çevrene bir bak. Değişim üzerimize kapanıyor. Ödünç aldığım belleğin oyunuymuş Nalan’ın evine döneceğimi sanmak. Nalan falan yok. O ev yok. Hepsi bir film dekoru. İdeaot’uz biz. Biot bile değil.”   Güven, “Bilincin peki?”   Ahmet durakladı. “Bir ara bağımsız, kendi<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/ideaot/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2009/02/ideaot/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muharref Nesil</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/muharref-nesil/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/muharref-nesil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 11:06:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_11]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[Bizler, yozlaşa yozlaşa, zaman rüzgarının sağlam insanlık kalemizden kadim doğruluk taşlarını aşındırarak yavanlaştırdığı insanlarız. İyilik ve güzellik adına ne varsa, kalıp kalıp dökülmüş halleriyiz Adem ile Havva denen heykelden kalan. Madde adına sahip olduğumuz herşeyimizle, sinsice yıktığımız tüm insanlık kulelerimize devirdiğimiz tabular adını takmış kendi sonunu hazırlayan zavallılarız. Kalbî ve bedenî olarak inanılmaz şekilde tahrif<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/muharref-nesil/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/muharref-nesil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan için Efkâr Vakti: Bugün</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/insan-icin-efkar-vakti-bugun/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/insan-icin-efkar-vakti-bugun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 11:03:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_11]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[Bebektik. Gözlerimizi açtık. Nerede olduğumuzu sorgulayacak akıl beynimize henüz uğramamıştı. Hafızamız yavaş yavaş yerine oturmaya başladı. Hatırladığımız şeyler olmaya başlıyordu. Günler ve aylar geçtikçe düşünme yetimiz palazlandı. Fiziksel olarak büyüdük. Kimi organlarımız değişime uğradı. Elimizde olan ya da olmayan sebeplerden dolayı birçok meseleye kafa yorduk. Yedik, içtik, türlü zevkleri tadabildiğimiz kadarıyla tattık. Hissedebileceğimiz her nevî<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/insan-icin-efkar-vakti-bugun/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/12/insan-icin-efkar-vakti-bugun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rock parçasına İbn Arabî tefsiri</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/rock-parcasina-ibn-arabi-tefsiri/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/rock-parcasina-ibn-arabi-tefsiri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 19:18:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sinan Tabanlı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_10]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[Müzik ve anlatımlar. Aşk&#8217;ı tasvir etmede kullanılan iki yol. Herkesin belli bir ölçüde tattığı bir duygu Aşk. Diğer duyulardan farklı olarak çok çeşitli şekillerde kendini gösteren, etkilerinin insandan insana değişebileceği, olağanüstü bir şekilde hem haz hem de acı verebilen dünyanın en garip duygusu. Taban tabana zıt farklı görüşte, inançta, seviyede insanların hepsinin en ilginç ortak<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/rock-parcasina-ibn-arabi-tefsiri/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/rock-parcasina-ibn-arabi-tefsiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amsterdam Fikir Yongalama Kulübü 2. yaşına gün sayıyor.</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/amsterdam-fikir-yongalama-kulubu-2-yasina-gun-sayiyor/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/amsterdam-fikir-yongalama-kulubu-2-yasina-gun-sayiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Oct 2008 18:37:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>haberler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[sayı_10]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/?p=293</guid>
		<description><![CDATA[Amsterdam Fikir Yongalama Kulübü 2. yaşına gün sayıyor. http://www.fikiryongalamagrubu.blogspot.com Amsterdam Fikir Yongalama Kulübü 4 Kasım 2006&#8242;da Amsterdam&#8217;da Sadık Yemni tarafından kuruldu. Amaç dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlamaktı. Kulübümüz sistematik olarak modern dünya düşünürlerinin kitapları incelenmektedir. A.F.Y.K’nin dijital ortamda Oda Edebiyat ve Fikir Yongalama adlı bir dergisi de bulunmaktadır. Bundan böyle dergimizde Amsterdam Fikir Yongalama<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/amsterdam-fikir-yongalama-kulubu-2-yasina-gun-sayiyor/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/10/amsterdam-fikir-yongalama-kulubu-2-yasina-gun-sayiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Hrönir Cumhuriyeti</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/04/dunya-hronir-cumhuriyeti/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/04/dunya-hronir-cumhuriyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2008 23:34:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 7]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2008/04/dunya-hronir-cumhuriyeti/</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Hrönir Cumhuriyeti Kasım sonunda Rotterdam’da, bir gazete binasının çatı katında,  küçük bir grup Borges’in dünyaca ünlü Tlön, Uqbar, Orbis, Tertius adlı öyküsünü okuduk. Geçici olarak bir Borges okuma grubu oluşturmuştuk. Bitiminde kartonlara hazırlanmış Borgestanırlık sertifikalarını bölüştük. Hoş entelektüel bir esinti anı şimdi arkada kalan. Tlön’ü üçüncü kez okumaya hazırlanırken yaptığım bir keşfi (daha sonra<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/04/dunya-hronir-cumhuriyeti/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/04/dunya-hronir-cumhuriyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Entellektüellerin James Bond’u – Len Deighton</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/entellektuellerin-james-bond%e2%80%99u-%e2%80%93-len-deighton/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/entellektuellerin-james-bond%e2%80%99u-%e2%80%93-len-deighton/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 23:45:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 6]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/entellektuellerin-james-bond%e2%80%99u-%e2%80%93-len-deighton/</guid>
		<description><![CDATA[Len Deighton 1929 yılında Londra’da doğdu. Babası şoför, annesi de bir otelde ahçıydı. Bir süre demiryollarında katiplik yaptıktan sonra askerliğini hava kuvvetlerinde fotoğrafçı olarak katıldığı özel bir araştırma birliğinde bitirdi. Terhis olduktan sonra ilk olarak St Martin&#8217;s Sanat Okuluna, ardından burslu okuduğu Royal College of Art’a gitti. Arada garson olarak çalışırken ahçılığa merak saldı.  New<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/entellektuellerin-james-bond%e2%80%99u-%e2%80%93-len-deighton/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/entellektuellerin-james-bond%e2%80%99u-%e2%80%93-len-deighton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akbabanın Bugünleri</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/akbabalarin-bugunleri/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/akbabalarin-bugunleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 23:13:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 6]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/akbabalarin-bugunleri/</guid>
		<description><![CDATA[Higgins: Bu basitçe ekonomik bir durum. Bugün petrol tamam. On, on beş yıl sonra yiyecek, Plutonyum. Belki daha önce bile. Sen halkın ne yapacağını düşünüyorsun? Joe: Onlara sordun mu? Higgins: Şimdi değil. Sırası geldiğinde. Kaynaklar tükendiğinde. Sor bakalım motorları durduğu zaman. Açlığın ne olduğunu bilmeyenler aç kaldığında sor. Bir şeyi bilmen lazım. Bize onlara sormamızı<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/akbabalarin-bugunleri/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2008/02/akbabalarin-bugunleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>C2H5-OH Salıncağı</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2007/12/c2h5-oh-salincagi/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2007/12/c2h5-oh-salincagi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2007 23:08:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 5]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2007/12/c2h5-oh-salincagi/</guid>
		<description><![CDATA[Akşamcılık ve sanat üzerine bir deneme Alkol: (Arapça لكحول = al-kuhl; rastık taşı tozu) Akşamcılığı sanatın bir gerekliliği gibi görenlerin çokluğu beni önce şaşırtmış, sonra da bir gerçekliğe ayıktırmıştır. Alkolün beyindeki sayısız ilişkiler arası yoğun trafiği yavaşlatan bir etki yapmasının sürekli sanatın artı hanesine yazılagelmesi bir paradokstur. Bir düdük sesi bu tarafa, bir kırmızı ışık<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2007/12/c2h5-oh-salincagi/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2007/12/c2h5-oh-salincagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sırsızlığa Kaçış</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2007/10/sirsizliga-kacis/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2007/10/sirsizliga-kacis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Sep 2007 23:56:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 4]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2007/10/sirsizliga-kacis/</guid>
		<description><![CDATA[The Big Brother (lütfen) Watch us Gizlimizin saklımızın kalmadığı, elektronik postalarımızdan, banka hesaplarımıza, el yazısıyla döktürdüğümüz mektuplarımızdan düşüncelerimize kadar, oramız buramız da dahil tek bir gizli ve saklı bir şeyimizin kalmadığı bir devre intikal etmekteyiz. George Orwell bilindiği gibi ikinci dünya savaşının ardından, 1949’da yayımladığı 1984 adlı anti ütopik tarzdaki ölümsüz eserinde Batı dünyasının totaliter<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2007/10/sirsizliga-kacis/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2007/10/sirsizliga-kacis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Korkulobin</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2007/08/korkulobin/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2007/08/korkulobin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Aug 2007 19:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 3]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/index.php/2007/08/korkulobin/</guid>
		<description><![CDATA[Korktum, kanım dondu, dehşete kapıldım, bende hoşafın yağı kesildi, dizlerimin bağı çözüldü, tüylerim diken diken oldu, ödüm patladı, kalbim duracak sandım, içim buz gibi oldu, katıldım kaldım valla, kesseler kan akmazdı deriz çeşitli nedenlerle. Kanımızdaki hemoglobinin yapısındaki demir oksijeni bağlayarak hücrelere taşır. Demirin yerine korkuyu ikame edelim bir an. Korkulobin beyin hücrelerimize buz gibi ve<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2007/08/korkulobin/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2007/08/korkulobin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kahverengi Hap</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2007/06/kahverengi-hap/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2007/06/kahverengi-hap/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2007 18:42:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/dergi/index.php/archives/36</guid>
		<description><![CDATA[Hapı yutma diye argo bir deyim vardır. Olumsuz anlamda kullanılır. İnsan hastalanınca iyileşmek için hapı yutmaz mı? O halde hapı yuttuk denince neden bir şeylerin ters gittiğini düşünürüz? Bizi hap yutacak hale getirecek bir rahatsızlıktır sözü edilen mecaz olarak. Ya da yıllar öncesinden ünlü Matrix filmindeki kırmızı ve mavi haplara bilinci örtülü bir göndermedir. Olur<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2007/06/kahverengi-hap/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2007/06/kahverengi-hap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TÖHAF</title>
		<link>http://www.odasanat.org/index.php/2007/04/tohaf/</link>
		<comments>http://www.odasanat.org/index.php/2007/04/tohaf/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2007 17:37:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sadık Yemni</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dergiler]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir Yongalama]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.odasanat.org/dergi/index.php/archives/9</guid>
		<description><![CDATA[TÖHAF? Tam Özerk Hayal Film. Sizin film yapım şirketiniz. Tek kişilik bir ekibin planladığı, adım adım gerçekleştirdiği eşsiz filmler için uydurduğum bir terimdir. Yapımcı, yönetmen, oyuncular, stüdyo falan hepsi bir buçuk kilogramlık beynimizin içersindedir. Vücut ağırlığının %2’sini kaplayan beynimiz vücuda giren oksijenin %25’ini kullanır, ama bunun karşılığını da verir. Matematik, fizik formüllerini keşfeden, kalp buran<br /><span class="excerpt_more"><a href="http://www.odasanat.org/index.php/2007/04/tohaf/">[devamını oku...]</a></span>]]></description>
		<wfw:commentRss>http://www.odasanat.org/index.php/2007/04/tohaf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

