sayı_12

Takkeli Azrail

1 Şub 2009 | yazar: Atilla İpek

Kemal yattığı yerden etrafına bakındı. Son birkaç saat içinde olanları pek hatırlamıyordu. Kalp krizi geçirdiğini, eski hemşire olan karısının durumu erken farketmesi sayesinde hastaneye vaktinde yetiştirildiğini öğrenmişti. Etrafta bir koşuşturma vardı. Ama o sadece tekrar atmaya başlamış kalbini dinliyordu. Ağrıyla atan kalbi dışında hiçbirşeyi duymuyordu. Kurtulduğuna mı sevineceğini, az daha ölüyor olduğuna mı yanacağını bilmiyordu.
[devamını oku...]



Köyümün Çocuğu

1 Şub 2009 | yazar: İsmail Polat

Boyu bir metre yirmi santim
Boynunda bir çanta
Yüz kırk beş santim
İçinde  kurumuş
bir saç ekmeği
bir şişe içinde
ekşimiş ayranı
Azıklık için tam
on iki saat lığına
tam dokuz yaşında
köyümün çocuğu
Böyle büyüyecekti
[devamını oku...]



Metâdan Pranga

1 Şub 2009 | yazar: Sinan Tabanlı

 
Yalnızlık ve acı. Birbirilerine kenetlenmiş iki element. Issız bir sokakta karşımıza çıkması muhtemel iki dost. Doğumda ve ölümde yanımızdan ayrılmayanlar. Herkesin terkettiği anda soğuk teselliler veren dert ortaklarımız. Sevgiliye susatan hasretlerde tepedeki yakıcı güneş. Her yanımıza mahrem hoşgelmiş iki yüce yandaş, insanlık yollarında iki kadim dost…
 
Yetişirken, aile ve toplum bireyi olunduğunda, hayatın her alanında işlerlik
[devamını oku...]



Bilmem ki

1 Şub 2009 | yazar: Handan Kalsın

Katakulliye getiriyorsun adamı
Sen yokmusun sen
Bu ne hız yahu
Fren yap fren
Karanlığın bu vaktinde
Buz gibi köpeköldüreni
Bir dikişte bitirdikten sonra
Hala bir şey yokmuşcasına
Rol kesip duruyorsun dimdik
Hakettiğin mi?
Sana az
[devamını oku...]



Ağrılarınızı Seviniz

1 Şub 2009 | yazar: Handan Kalsın

Her ağrı
Bir çağrıdır aslında
Yaşama ve ölüme
Tükenmişliklerin
Paslı aynasından
Çivisi çıkmış dünya
Belli belirsiz görünür
Her ağrı
Bir çağrıdır aslında
Hayata tutunmanın
Sevecen hallerinin
Şiddetlice dokunuşudur
En uzak iklimden
En yakın iklime uzanan
Bir dünya gerçeğidir
Çağrı üstadıdır
Erken
[devamını oku...]



Mutlu Bir Ölüm

1 Şub 2009 | yazar: Handan Kalsın

Öyle sıkı sarıl ki sevdiğine
Azrail geldiğinde ikinizi tek beden sanıp
Birlikte götürsün…
Başka bir söz söylememe gerek yok
Sever isen mutlu mesut ölürsün..           
Share on Facebook



Uyanış

1 Şub 2009 | yazar: Handan Kalsın

 İnsan bir hasta iken
Uyanıyor dünyaya
Bir yasta iken
Şu bir damlacık canı
Sırçadan tasta iken

Share on Facebook



Kayıp Sinema

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Bir düş peynirini ısırayım derken kapana sıkışmış fare gibiyim. Kapan akıl almaz büyüklükte. İçinde nice hayatlar sürüyor. 
                                                                  Yazi Meyyın
 
O yere ilk kez on
[devamını oku...]



Şair, roman ya da öykü yazarı değil, ama dille en az bir şair ya da öykücü kadar iç içe: Yusuf Alan

1 Şub 2009 | yazar: Atilla İpek
Şair, roman ya da öykü yazarı değil, ama dille en az bir şair ya da öykücü kadar iç içe: Yusuf Alan

 
Bu seferki konugumuz şair, roman ya da öykü yazarı değil. Ama dille en az bir şair ya da öykücü kadar iç içe; dilbilimci ve yazar Yusuf Alan’dan bahsediyoruz.

Nereden başlamalı?
Onunla tanışmam Time Media’nın düzenlediği yazarlık seminerleri sırasında olmuştu. 8 hafta boyunca haftada bir, ya kendisinden ya da davet ettiği değerli yazarlardan feyz almıştık. (ki bu yazarların
[devamını oku...]



Geniş zaman kiracısı

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

gülmek sana çok yakışıyordu
gülüş;
tam bedenine göre bi yüz bulmuştu
onca vitrin telaşından sonra.
gözaçımlık …
Share on Facebook



Geceyarası

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

ruhevlerinde hangi fırtınalar esti de
birlikteliğin evi böylesine yıkıldı
 
oysa dingindi iklim…
 
dün gece ruh ülkesinde hasta bi telaş vardı
ağır mesaideydi hevesin ölüyıkayıcıları
 
hüznü,
gözaltlarından kimsesiz ölüevlerine nakletti
mezarkazıcıları…
Share on Facebook



Nayiz

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

yorumculara hak verilmeye başlanmıştı muhtemel
ve onlar 
dostluğun kumaşını ahkam gibi kesiyorlardı…
 
rüya tabircileri çok düşe yazık ettiler…
Share on Facebook



Gözaçımılığı

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

sana gözlerimi açtım
göz açıp kapayıncaya kadar
kapanmayı unuttu
güzelliğine daldı
şimdi göz boy veriyor baktığına.
boyundan büyük suda
bakalım boğulacak mı?
göz boğulmazsa,
boy;
verdiğinde kalsın…
Share on Facebook



Kalabalık

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

her keşmekeşten sonra içimizde bi insan ölür
iki kişiden azalır insan
herkes bunu intihar sanar
lakin o diri bi zulümdür
 
her yalnızlıktan sonra içimizde bir kişi kalır
aynada çoğalır insan
herkes
[devamını oku...]



Haberci

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

ketum bi yaz zamandan geçti 
 
içimiz kapanıyor
mesai bitti!
dağılabiliriz kendimize…
 
içimiz geçti içinizden
size uyanıyor
hayal kırıldı!
suya düşebiliriz…
 
bi kalp olsak
kaç kere aynı inan için atabiliriz
kendimizi bi uçtan bi düşe
 
gözlerimi ruhuna
[devamını oku...]



Yol Hikayesi

1 Şub 2009 | yazar: Can Sever

 
yol güneş tutmuş sandım
gece buz gibi indi üstüme
 
inanmazsın
bi bahar önceki istasyondu
 
sonra bi melek dokundu geceye
gerisi malum külkedisi hikayesi
ve bi ruhkedisi izliyordu olup biteni
kalbindeki külle…
 
karalar bağladım
[devamını oku...]



Kimseler Tarafından Özlenmiyor Olmak

1 Şub 2009 | yazar: Sinan Tabanlı

Hayatın hengamelerden ve güçlüklerden mürekkep olduğunu kanıksadığımız olur bazen. 
Sanki o inatçı ve mukavim ruh teslim olur tüm hatlarıyla hayata. Sevdikleri tarafından terkedilmek de bu kapıya çıkıyor. Şöyle daha derin bir acıyı barındıran bir surat ifadesiyle yutkunduğu olur tüm ezikliklerini ruhun. Birer birer yaşanan ayrılıklar, teker teker yiten dostlar. Siz ne kadar büyük payeler biçmişseniz de
[devamını oku...]



Aynaların İsyanı

1 Şub 2009 | yazar: Ezgi Gürçay

 
 Telgrafçı Fehmi Bey sokağı belleğimde son kalan fotoğrafına bire bir uymaya devam etmekteydi. Yoksulluk ışıyan gri beton yapılar ve umarsız bakışlı insanlar. Evlere HAL aynalarının montajı sırasında sık sık yolum düşmüştü bu taraflara.  
  32 numaralı binanın önünde iki lacivert üniformalı nöbetçi dikilmekteydi. On yaşındaki paslı kütleyi park ederken içlerinden uzun boylu olanı ciddiyetle portatif
[devamını oku...]



İDEAOT

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Bu deyimi ilk kez 2003 yılında yayımlanan Çözücü adlı kitabımda kullandım. 
 
  Ahmet, “Haklısın. Çevrene bir bak. Değişim üzerimize kapanıyor. Ödünç aldığım belleğin oyunuymuş Nalan’ın evine döneceğimi sanmak. Nalan falan yok. O ev yok. Hepsi bir film dekoru. İdeaot’uz biz. Biot bile değil.”
  Güven, “Bilincin peki?”
  Ahmet durakladı. “Bir ara bağımsız, kendi kendini kurabilen, kendinden taşarak
[devamını oku...]



Mersin’de ‘Avrupa’nın Prensi’ olan Adanalı bir şarkıcı yaşıyor:Sabit Gürses

1 Şub 2009 | yazar: İlhan Karaçay
Mersin’de ‘Avrupa’nın Prensi’ olan Adanalı bir şarkıcı yaşıyor:Sabit Gürses

Şarkı ve filmleri ile Avrupa’da ve özellikle Hollanda’da idol olan Sabit Gürses, Mersin’de işlettiği balık lokantasında her akşam program yapıyor.

* Ünlüler O’nun için ‘Türkiye’nin en iyi yeteneği’ demişti
* Zeki Müren:  Türkiye’nin en iyi sesi.
* Hulki Saner: Elime geçseydi sahne ve beyaz perde kralı olurdu.
* Turgut Akyüz: Kibariye’yi yarattığım gibi, Sabit’i de yaratacağım.
MERSİN,- 1970’li yılların başında
[devamını oku...]



Özlem

1 Şub 2009 | yazar: Sinan Tabanlı

Seni düşünürüm kalbimle başbaşa,
Düşer içime kor, yanar da yanar.
Vay hayat! Akar da akar,
Öyle gelirdi aklıma karalar koyuluğunda.
 
Durdum öylece, oturdum yalnız,
Baktım ki esti geçti rüzgar.
Yelkovan itekledi
[devamını oku...]



Sağlıklı Yaşam Koşusu

1 Şub 2009 | yazar: Hürrem Efe

On sekiz yıl önce altmışl yedi kilo olarak geldiğim Hollanda’da yüz iki kiloya çıkmıştım.
Eve aldığım üç tartı aracı da, ağırlığıma dayanamayarak bozulduğu için, son günlerde kaç kilo geldiğimi bilemiyordum. Oysa işsiz kalmadan önce seksen beş kiloydum. Hiç değilse bu kiloya düşebilmek için, zayıflamanın yollarını arıyordum.
Böylesine çıkmazda olduğum günlerde, Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda sağlıklı yaşam koşusu konulu
[devamını oku...]



They Live – Onları yaşatanlar biziz

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Ünlü rejisör John Carpenter, 1988 yılında yaptığı filmin adı They Live. Carpenter, Frank Armitage takma adıyla Ray Nelson’un 1963 yılında yazdığı Sabah saat sekizde (Eight O’Clock in the Morning) adlı öyküden ve 1981 ile 1987 yılları arasında çıkan Alien Encounters (Alien ile karşılaşma) adlı dergiden hareketle yazmış senaryoyu.
 
Kısmen bilimkurgumsu thriller, kısmen kara komedi olan film
[devamını oku...]