sayı_11

Birinci savaş sırasında izmir’de bir yardım cemiyeti: İzmirli alman kadinlar yardim cemiyeti

3 Ara 2008 | yazar: İlhan Pınar

İzmir’in 16. yy. sonları ile 17. yy. başlarında başlayan Batı Avrupa merkezli kolonyal liman kenti olma süreci kendi sonuçlarını doğurmuştur. Bu sonuçlar ekonomik, kentsel, toplumsal ve dinsel yapı gibi özellikler göstermiş bu alanlarda çeşitlenme, genişleme ve zenginleşme meydana getirmiştir. Tüm bu yapılar elbette kentin bugünlere de uzanan tarihsel seyrine damga vurmuş ve kentin toplumsallığında ve
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Eylül

3 Ara 2008 | yazar: İhsan Arı

Anavatanımsın Köyümsün birbaşıma boşalttığım Sende anamı bıraktım Kuş deyince uçmak gelir aklıma Göç deyince… Gitmekle göçmenin şiiri farklı Kancasız tırmanıyor dağa çocuk Kurşun ki Atmacadan
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Yıldönümü

3 Ara 2008 | yazar: Alper Bilgili

Toplarla yaptığı numara geçen haftaki kadar ilgi çekmiyor. Bunu kabullenip yeni bir şeyler bulsa iyi eder. Bisiklet olmaz. Daha iki tekerlekli bisikletin üzerinde duramazken tek tekerlekli bisiklete binmeyi nasıl becerecek… Hem bu şehirde bisikletle şov yapan bir hokkabaza kim ilgi gösterir? Herkes biraz cambaz burada. Çaresiz labutla yaptığı gösteriye dönecek. Biliyor ki az sonra etrafında
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


İçimdeki Piston

3 Ara 2008 | yazar: Handan Kalsın

İçimdeki piston İleri geri Bir kaç dirhem etle Sadece deri Küçümsememeli zeki olanlar Çünkü önemlidir bence o anlar Yüklüyor aleme genetik veri Gayet hızlı ve
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Muharref Nesil

3 Ara 2008 | yazar: Sinan Tabanlı

Bizler, yozlaşa yozlaşa, zaman rüzgarının sağlam insanlık kalemizden kadim doğruluk taşlarını aşındırarak yavanlaştırdığı insanlarız. İyilik ve güzellik adına ne varsa, kalıp kalıp dökülmüş halleriyiz Adem ile Havva denen heykelden kalan. Madde adına sahip olduğumuz herşeyimizle, sinsice yıktığımız tüm insanlık kulelerimize devirdiğimiz tabular adını takmış kendi sonunu hazırlayan zavallılarız. Kalbî ve bedenî olarak inanılmaz şekilde tahrif
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Rotterdam Geceleri

3 Ara 2008 | yazar: Ahmet Evsen

- I – Ahmet EVSEN Güneş Kuzey Denizi’ni aşınca Bahtım karanlıkta kaybolur gider. Geceler, köşemden beni alınca Ruhum bedenimden sıyrılır gider… Geceler bahtımın garip yoldaşı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Friedrich Durrenmatt – Şüphe

3 Ara 2008 | yazar: Gülay Kaya

Kısa bir süre devam eden anlatımcı dönemden sonra, polis romanları yazmaya başlayan; her şeyin üstesinden gelen dedektif tipinde değişiklik yaparak yaşamın rastlantılarla sürüklendiğini ve her türlü öngörüyü boşa çıkar-dığını söyleyen İsviçreli yazar Friedrich Dürrenmatt, “Şüphe” adlı kitabın-da ağır geçen ameliyatının en çok bir yıl biçtiği ömrüne pek te kafa yorma-yan komiser Berlach’ın, II.Dünya Savaşı’ndan sonraki
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Ömür Sigaram

3 Ara 2008 | yazar: Sinan Tabanlı

Her uyanışım bir gün daha alıyor gençlik sermayemden Her uyanışta bir fırt daha çekiyorum ömür sigaramdan Her gece bi tırnak daha kül döküyorum kabir küllüğüme.
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Tabutsuz Zamanda Gemi

3 Ara 2008 | yazar: Faysal Apak

Herkes kendi günahının kalem traşı Bir süngü kaybolan zaman elimde Kırık kalpler sevişmesi bir yamayım eski İçki sofrası beldeler var içimde kırık Senaryoluk bir yaşamım
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


İnsan için Efkâr Vakti: Bugün

3 Ara 2008 | yazar: Sinan Tabanlı

Bebektik. Gözlerimizi açtık. Nerede olduğumuzu sorgulayacak akıl beynimize henüz uğramamıştı. Hafızamız yavaş yavaş yerine oturmaya başladı. Hatırladığımız şeyler olmaya başlıyordu. Günler ve aylar geçtikçe düşünme yetimiz palazlandı. Fiziksel olarak büyüdük. Kimi organlarımız değişime uğradı. Elimizde olan ya da olmayan sebeplerden dolayı birçok meseleye kafa yorduk. Yedik, içtik, türlü zevkleri tadabildiğimiz kadarıyla tattık. Hissedebileceğimiz her nevî
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Martı

3 Ara 2008 | yazar: Nazım Fırat

Sabahın ilk ışıklarında oltasına takılan şaşkın birkaç kaya balığı ve suda beklettiği bayat ekmek parçaları… Tuncer, birazdan kapısını çalacak en yakın arkadaşı ve en özel misafiri için yiyecek bir şeyler hazırlama telaşına düşmüştü. Yeterince balık yoktu, ama ekmek kurtarabilirdi öğünü. Özel misafirinin balığı çok sevdiğini biliyordu. Hatta balık, arkadaşı için vazgeçilmezler arasındaydı. Suda bekletilmiş bayat
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


ikinci adam

3 Ara 2008 | yazar: Can Sever

kusurlarını dile getirdiler deli zoruyla. daha hangi hevesi soyunacaktı ki hüzünlü gözaltında kat kat acıydı giyindiği. canı bile acımıştı ruhuna son kelime de geçen yaz
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Keman Konçertosu *

3 Ara 2008 | yazar: Özkan Binol

“Yusuf Atılgan’a” Cuma Öğle Ağustos sıcağıydı. Caddede in cin top atıyor, asfalt yoldan kalkan sıcak durmadan yüzümü yalıyordu. Kaldırıma düşen gölgeleri takip ede ede bir an önce istasyona ulaşmaya çalışıyordum. Her şey bıraktığım gibiydi. Sanki, akrep ve yelkovanın yolculuğunun daha başlamadan bitmişti. Ansızın duyduğum tren düdüğünün sesiyle düşüncelerimden bir anda uzaklaştım. Başımı kaldırdım ve eskimişliğin
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


ezgi

3 Ara 2008 | yazar: Can Sever

gözlerimiz göze geldi ya bombalar patladı sesimin tellerinde ve ezgiler saçıldı kalbimin açılmadık yerlerine. nota değil heves çalındı kalpten O; beni sağır eden ilk kadındı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Telgraf

3 Ara 2008 | yazar: Tuğba Cincil

Şehre lacivert bir ceket kadar yakışıyordu yağmur Seni sevmem bu savaşı kesintiye uğratmaz Ama ordan bakma! Werther’in kanını gül kılar Ben sana düzenli olarak telefon
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


oskar

3 Ara 2008 | yazar: Can Sever

gözlerimi kendisine açık açık unuttuğum kadın, kapa bu rüyayı. biz gibi artık rüyalarda birbirinin aynı ekrandaki acı lekesi sildikçe çıkmıyor canımız çıkıyor görüntüden neyse sen
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Kokovskinin İzdivacı

3 Ara 2008 | yazar: Cengiz Darıdere

Çok sevdiğim biricik arkadaşım Öküz Mehmet sevincinden havalara uçuyordu. Koskoca Amsterdam’da evlenecek bir manita bulmuştu kendine nihayet. Gerçi kız Hollandalıydı ve özellikle Protestan hıristiyandı, ama olsun, bu kadarcık kusur kadı kızında da olurdu. Zaten kendisi de bazen Müslüman, duruma göre ateistti, ara sıra tavlamak istediği karıların inançlarına göre itikat vaziyetlerini anında değiştirmeyi bilecek kadar da
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Sokaklar Benim Yeniden

3 Ara 2008 | yazar: Sadık Yemni

İnsanlar çevrimiçi ve çevrimdışı olarak iki gruba ayrılırlar. Çevrimdışı olmak, devrimdışı olmak, yani devredışı kalmaktır. Coølover Metin Ergin buzdolabından şeftali suyu şişesini alırken kabın yüzeyine dokunan parmakları dakikalardır beyninde sarkaçlanan sorunun cevabını fısıldayıverdi.  Elektrik kesintisi en az üç saattir sürüyor olmaktaydı.  Kap ılınmıştı. Şişeyi mutfak masasının üzerindeki notun üstüne bıraktı. Annesi öğlen yemeği için etli
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Satılık Anılar

3 Ara 2008 | yazar: Yavuz Nufel

Her yıl Hollanda’da 30 Nisan Koninginnedag’da (Kraliyet Günü), hemen hemen her sokak satıcılarla dolar taşar… Çocuklar, kullanılmış oyuncaklarını; büyükler de -işe yarayan ama kullanılmayan- evde yer işgal eden hemen hemen her şeylerini satarlar!.. Çatal-kaşık, iğne-iplik, elektrikli-elektronik cihazlar, ev aletleri, bahçe malzemeleri, masa-sandalye, dolap ve kullanılmış sutyen-külot da dahil olmak üzere, aklınıza gelebilecek ne varsa bulmanız
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


POST – ART I ve IŞIK TÜZÜNER

3 Ara 2008 | yazar: Selçuk Erat

Sanatçı sözcüğünün anlam ve karakterini hakkıyla yansıtan, sedef oymalı bir ayna Işık Tüzüner. Ressam ve Heykeltıraş Işık Tüzüner’in çalışmalarının, kendisiyle yapılan söyleşilerin ve çeşitli bilgilerin yer aldığı ‘Post Art I ve Işık Tüzüner’ adlı kitabı okudum. Ressam Ayhan Öner (Tüzüner’in annesi) ve Mimar Nurser Öztunalı’ya ithaf edilen yapıt; Sanat Eleştirmeni Ümit Gezgin’in 2005’te kaleme aldığı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark