sayı 8

İki kez göçmüş, İki dilli şair: Ali Şerik

1 Haz 2008 | yazar: Atilla İpek
İki kez göçmüş, İki dilli şair: Ali Şerik

Hollanda’nın yazarlarını tanıdığımız ve tanıttığımız yolculuğumuzun bu seferki durağı Ali Şerik. Ali Şerik’le şahsen tanışmıyor olsak da her sayıda şiirleriyle karşımızdaydı. Sonunda bu şairimizi tanıma zamanı geldi diye düşündük ve onunla Utrecht tren istasyonunda anlaştık. Hollanda’ya geldiğimde devam ettiğim uyum kursunda, bize Utrecht’in Hollanda’nın ortası olduğunu öğretmişlerdi. Hollanda’nın sosyal ve coğrafi yaşamı hakkında ders veren
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


‘Kadınlık Hikayelerimiz’ İnternette

1 Haz 2008 | yazar: Editör

http://kadinlikhikayelerimiz.blogspot.com 3nesilkadın, toplumda tabu olarak kabul edilmesine rağmen, kadın olmanın doğal sonucu olarak bedeninizde yaşanan pek çok durumun rahatça dile getirilmesi amacıyla bir araya gelen bir kadın topluluğu. Oluşturulan bu platformda, bilinmeyen, konuşulmayan bu hikâyeleri herkesle paylaşarak aslında kadınların yaşadığı durumların ne kadar benzeştiğini keşfetmek, farkındalık yaratmak ve bunun sonucunda kadınlar üzerine yapıştırılan eksiklik, yetersizlik,
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım

1 Haz 2008 | yazar: Efe Babacan

E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım   Amerika da 10 bin nüfuslu bir kasabada yaşayınca satın almak istediğiniz ürünleri bulmakta zorlanabiliyorsunuz.Bende arkadaşımın tavsiyesi ile almak istediğim fotoğraf makinesini E-bay e bakarak buldum.Hemen kendime bir hesap açtım ve heyecanla arttırmaya katıldım.Gittigidiyor.com a benzeyen ama bu web sitesinin çok daha gelişmiş ve organize olmuş bir versiyonuydu E-bay.   
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Zamanım Ağlayacaktı

1 Haz 2008 | yazar: Ali Şerik

Kibirlice omzuma dokundu sonat gözümü yumdum, odanın içi ağlayacaktı saadettin ılıcasında pencereden günbatımının soluk aldığını duydum kedersiz biri gibi rahat ve huzurluydu sonra yıldızı kıskandıran
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Televizyon

1 Haz 2008 | yazar: Fehmi Özgök

Sen konuşma Ben senin yerine konuşuyorum Sen otur dinle. Sen düşünüp de kafanı yorma Ben senin yerine düşünüyorum Sen otur ızle Sen üretme; Ben senin
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Tanrının Vadisinde (In The Valley Of Elah)

1 Haz 2008 | yazar: Can Çelebi
Tanrının Vadisinde (In The Valley Of Elah)

Amerikan cephesinde yeni birşey yok / IRAK sendromu Tanrının Vadisinde (In The Valley Of Elah) Filmin Kunyesi: Tür : Gerilim / Dram / Gizem / Suç /Savaş Gösterim Tarihi : 28 Mart 2008 Yönetmen : Paul Haggis Senaryo : Mark Boal , Paul Haggis Görüntü Yönetmeni : Roger Deakins Müzik : Mark Isham Yapım :
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Şehr-i Ala

1 Haz 2008 | yazar: Şeyda Koç

Tutuşturulmuş bir alevdin sen Gözlerimde söndüremediğim Yeşilliğin iç yakan irem kapısıydı Tepelerinden sızan hayali şelalelerinle Boğazın sularına dans ettirirdin Seyrine ram olmuş şairlerin kadar Yorgun
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Durunca

1 Haz 2008 | yazar: Şeyda Koç

Durunca Durunca dünya durdu,  susunca sustu ellerin Ellerin kına yangınında su Ellerin kehribar sarısı Ellerin semaya kalktığında Sonsuzluğa açılan tor Ellerin bana yöneldiğinde Tabiatım  canlanır
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


İsabella

1 Haz 2008 | yazar: Osman Özbaş

İsabella Burası randevu evi gibi kullanılan, ayaküstü sevişmeler için düzenlenmiş ucuz bir pansiyon odası. Pek kullanışlı olduğu söylenemez; taban karolarının bir kısmı kırık, bazıları yerinden oynuyor, yağlı tabaklar orta yerlere bırakılmış. Rahatsız etmeyin sinyalini veren ‘meşgul’ ışığı kaç kere kendisi için yandı anımsamıyor İsabella. Duvarda bir-iki çıplak kadın posteri asılmış. Etajerin üstünde son ödeme tarihi
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Korku Kovanı

1 Haz 2008 | yazar: Gülay Kaya

Dolunayın mat aydınlığı amansız ve mutlak karanlığa yaslanan sis bloklarını garip bir biçimde mistik ve ölümcül kılıyordu;  sanki oradaki lanetin yüreğine yuvalanmış, zehirli ağlarıyla pusuda çatal dilli ifritlerle iblis pigmelermiş gibi. Şeytan bilir ya! Belki de öyleydi. Tabii zihnin bu varsanıyı resmetmek için hangarından bulup çıkardığı imgelerin dehşet vericiliği, tüyler ürpertici sislerin içinde beliren o
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


İmparatorluktan Sonra

1 Haz 2008 | yazar: Kitap Biti
İmparatorluktan Sonra

Kitap biti bu sayıda sizlere Emmanuel Todd’un İmparatorluktan Sonra adlı kitabını okumanızı tavsiye ediyor. Gelecekte Amerika’nın dünyadaki yeri ne olacak? Todd’a göre bir Amerikan İmparatorluğu olmayacak. Çünkü dünya o kadar geniş, o kadar çeşitli ve dinamik ki bir tek gücün hakimiyeti düşünülemez. Dünyamızı her geçen gün değiştiren nüfussal, kültürel, sınai, parasal, ideolojik ve askeri güçler
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Suya yazdım adını

1 Haz 2008 | yazar: Can Çelebi

Eğer insan, uyuyup uyanıp aynı düş’ü görüyorsa, her seferinde kaldığı yerden tüm ayrıntılarıyla aynı düş’ü görüyorsa, bir süre sonra yitiriyor gerçekliğe ınancını.   Yine bir düş gördüm:   Okuldan çıkmışım, evimizin olduğu sokaktayım.  Elimde kitaplarım, üzerimde okul üniforması yerine, annemin bayram için diktiği pembe mavi çiçeklerle süslü elbisem var.  Adını “bahar” koyduğum bu elbisemi çok
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Televizyon

1 Haz 2008 | yazar: Fehmi Özgök

Sen konuşma Ben senin yerine konuşuyorum Sen otur dinle. Sen düşünüp de kafanı yorma Ben senin yerine düşünüyorum Sen otur izle Sen üretme; Ben senin
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Ruh Vestiyeri

1 Haz 2008 | yazar: Sadık Yemni

Canımı yavaşça ılık suya salıyorum. Baygınlık ölüm taklidi yaparcasına geliyor ve gidiyor. Ruhumu vestiyerden almaya yakınım. Vestiyercinin çürük benzi öfkeli. Ölüm korkusundan sıtkımı sıyırabileceğimi öngöremediği için gazabı suretini burmuş. İnsan kalıbından iyice taşmış durumda. Sıfatların tanımlamakta yaya kalacağı görünümü kapalı göz kapaklarımın ardından nüfuz ediyor beynime. Hışırtı tıslatan dili anlamadığım kelimeler sarfetmeye devam ediyor. Üzerime
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Onsekizine Ekmek Banarken

1 Haz 2008 | yazar: OsmanDuman

Babasını küçük yaşta kaybeden Yavuz daha çocukken tanışmış yoksullukla. Hafıza teyzeyse genç yaşta alışmış fitreye zekâta. Bu yardımlarla Yavuz’u büyüttüğünü söyler annem. Ne zaman Yavuz’dan açılsa konu ‘babasından kalan şu ev de olmasa’ diye tamamlar sözlerini. Annem o kadar çok tekrar etmiş olacak ki ‘hep bir evim olsun, sonra çocuğum olsun’ diye söylenirim sağda solda.
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Yolculuk – 2

1 Haz 2008 | yazar: Mesut Balık

(Yolculuk – 1′in devamıdır) Yavaş yavaş hareket eden trenin penceresinden içeriye sızan çamların hoş kokusu, ne kadar da huzur verici. Aynı dili konuşan irili ufaklı binalar serpiştirilmiş yemyeşil bir örtüye. Bir yerlerden bir yerlere çağlayıp duran, hayat dolu gençlik seli. Kulağıma ulaşan kuş seslerine, gitar çalan entel görünümlü gencin melodisi karışıyor. Ardından hayranlarının alkışları. Birisi
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Fondaki kadınlar serisi:Ben Emine

1 Haz 2008 | yazar: Nazan Bilen

Ben geldiğimde herkes gitmiş olur. Nadiren birileri mesaiye kalır. Kalan her seferinde bir erkektir. Onu rahatsız etmemek için ilk önce boş odaları temizlerim. Beni görürse ne düşüneceğini bilirim çünkü. Tepeden tırnağa siyahlar içinde, başımda siyah başörtüsü, elimde de şeker pembesi bir deterjan şişesi, hatırı sayılır cüssemle karşısına çıkarsam korkabilir. Aslında daha renkli kıyafetler giyebilmek isterdim,
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Eczahane-İ Yorgaki Morayeti:Eczacı M.Georges Moraïtıs’in İzmir’deki 25 Yılı

1 Haz 2008 | yazar: Aybala Yentürk - Nejat Yentürk
Eczahane-İ Yorgaki Morayeti:Eczacı M.Georges Moraïtıs’in İzmir’deki 25 Yılı

İzmir eczacılığında büyük bir isim: G.Moraïtis Cumhuriyet öncesi İzmir’inde önemli bir eczacı ve işadamı olan M.Georges Moraïtis, 30 Ekim 1873 tarihinde Skiathos Adası’nda dünyaya gelir. Kaptan olan babası Alexandre Moraïtis, oğlu Georges’in kendisi gibi denizcilikle ilgilenmesini değil, yeğeni Dr. Alexandre Moraïtis gibi hekim olmasını arzu etmektedir. İlk öğrenimini adanın okulunda görmeye başlayan Georges, daha sonra
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Yaşam Kırpıntıları

1 Haz 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

”Bak Koray, böyle kafana her estiğinde ara verirsek, bir sonuca ulaşamayacağız. Daha sabırlı…” Koray, Türkan’ın kalemliğindeki makası almış, çıkardığı hışırtılara aldırmaksızın cam sehpanın üzerinde bulunan derginin sayfalarını tırtıklamaktaydı. İki haftadır randevularını eken kendisi değilmiş gibi büründüğü fütursuz halini parazitleyen derginin çıkardığı o rahatsızlık verici sesti. Sabır topcukları yuvarlayan bir akrobat gibiydi. Allahım sabır ver lerin
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark