Hollanda’nın yazarlarını tanıdığımız ve tanıttığımız yolculuğumuzun bu seferki durağı Ali Şerik.
Ali Şerik’le şahsen tanışmıyor olsak da her sayıda şiirleriyle karşımızdaydı. Sonunda bu şairimizi tanıma zamanı geldi diye düşündük ve onunla Utrecht tren istasyonunda anlaştık.
Hollanda’ya geldiğimde devam ettiğim uyum kursunda, bize Utrecht’in Hollanda’nın ortası olduğunu öğretmişlerdi. Hollanda’nın sosyal ve coğrafi yaşamı hakkında ders veren çok [...]
sayı 8
İki kez göçmüş, İki dilli şair: Ali Şerik - Atilla İpek
‘Kadınlık Hikayelerimiz’ İnternette - Editör
http://kadinlikhikayelerimiz.blogspot.com
3nesilkadın, toplumda tabu olarak kabul edilmesine rağmen, kadın olmanın doğal sonucu olarak bedeninizde yaşanan pek çok durumun rahatça dile getirilmesi amacıyla bir araya gelen bir kadın topluluğu. Oluşturulan bu platformda, bilinmeyen, konuşulmayan bu hikâyeleri herkesle paylaşarak aslında kadınların yaşadığı durumların ne kadar benzeştiğini keşfetmek, farkındalık yaratmak ve bunun sonucunda kadınlar üzerine yapıştırılan eksiklik, yetersizlik, [...]
E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım - Efe Babacan
E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım
Amerika da 10 bin nüfuslu bir kasabada yaşayınca satın almak istediğiniz ürünleri bulmakta zorlanabiliyorsunuz.Bende arkadaşımın tavsiyesi ile almak istediğim fotoğraf makinesini E-bay e bakarak buldum.Hemen kendime bir hesap açtım ve heyecanla arttırmaya katıldım.Gittigidiyor.com a benzeyen ama bu web sitesinin çok daha gelişmiş ve organize olmuş bir versiyonuydu E-bay.
Kısa bir zaman [...]
Zamanım Ağlayacaktı - Ali Şerik
Kibirlice omzuma dokundu sonat
gözümü yumdum, odanın içi ağlayacaktı saadettin ılıcasında
pencereden günbatımının soluk aldığını duydum
kedersiz biri gibi rahat ve huzurluydu
sonra yıldızı kıskandıran dolunay göründü
eteğini yukarı kaldırmıştı göle girerken, dantelli şallından kutup ışığı
ateşböceği ve evler hafiften gerildi, gece vaktinin yorgunluğuna doğru
serin rüzgârın karışık işi yoktu, elinde tırtıl kozası
peri kızların sesini toplar intihar eden uğurböcekleri
tellerin mızrabında gölayağına inen [...]
Televizyon - Fehmi Özgök
Sen konuşma
Ben senin yerine konuşuyorum
Sen otur dinle.
Sen düşünüp de kafanı yorma
Ben senin yerine düşünüyorum
Sen otur ızle
Sen üretme;
Ben senin yerine üretiyorum
Sen otur keyfine bak sana ne
Sen yeme içme;
Ben senin yerine yiyor içiyorum
Sen otur bak öylece.
Sen yaşamaya özenme
Ben senin yerine yaşıyorum
Sen ölsen de.
Facebook’a ekle
Tanrının Vadisinde (In The Valley Of Elah) - Can Çelebi
Amerikan cephesinde yeni birşey yok / IRAK sendromu
Tanrının Vadisinde (In The Valley Of Elah)
Filmin Kunyesi:
Tür : Gerilim / Dram / Gizem / Suç /Savaş
Gösterim Tarihi : 28 Mart 2008
Yönetmen : Paul Haggis
Senaryo : Mark Boal , Paul Haggis
Görüntü Yönetmeni : Roger Deakins
Müzik : Mark Isham
Yapım : 2007, ABD [...]
Şehr-i Ala - Şeyda Koç
Tutuşturulmuş bir alevdin sen
Gözlerimde söndüremediğim
Yeşilliğin iç yakan irem kapısıydı
Tepelerinden sızan hayali şelalelerinle
Boğazın sularına dans ettirirdin
Seyrine ram olmuş şairlerin kadar
Yorgun düşen emekçi insanlarınla
Balıkçılarını selamlayan deniz kızı kulenden
Nağmelerin geliyordu kulağıma
Ah… o eski İstanbul demeyeceğim sana
Biçare türküler söylemekte yakışmaz
Derdinle yoğrulmuş, aşkınla kavrulmuş
Selamlar getir bana
Semalarından bıraktığın yağmurunla
Yaşım çok genç değil henüz otuz
Bir bayana yakışırmı ömrün ortasında olmak
Ama tarihin davetkar, [...]
Durunca - Şeyda Koç
Durunca
Durunca dünya durdu,
susunca sustu ellerin
Ellerin kına yangınında su
Ellerin kehribar sarısı
Ellerin semaya kalktığında
Sonsuzluğa açılan tor
Ellerin bana yöneldiğinde
Tabiatım canlanır
Olur yer gök nur !
Facebook’a ekle
İsabella - Osman Özbaş
İsabella
Burası randevu evi gibi kullanılan, ayaküstü sevişmeler için düzenlenmiş ucuz bir pansiyon odası. Pek kullanışlı olduğu söylenemez; taban karolarının bir kısmı kırık, bazıları yerinden oynuyor, yağlı tabaklar orta yerlere bırakılmış. Rahatsız etmeyin sinyalini veren ‘meşgul’ ışığı kaç kere kendisi için yandı anımsamıyor İsabella. Duvarda bir-iki çıplak kadın posteri asılmış. Etajerin üstünde son ödeme tarihi [...]
Korku Kovanı - Gülay Kaya
Dolunayın mat aydınlığı amansız ve mutlak karanlığa yaslanan sis bloklarını garip bir biçimde mistik ve ölümcül kılıyordu; sanki oradaki lanetin yüreğine yuvalanmış, zehirli ağlarıyla pusuda çatal dilli ifritlerle iblis pigmelermiş gibi.
Şeytan bilir ya! Belki de öyleydi.
Tabii zihnin bu varsanıyı resmetmek için hangarından bulup çıkardığı imgelerin dehşet vericiliği, tüyler ürpertici sislerin içinde beliren o şeyi görene [...]
İmparatorluktan Sonra - Kitap Biti
Kitap biti bu sayıda sizlere Emmanuel Todd’un İmparatorluktan Sonra adlı kitabını okumanızı tavsiye ediyor.
Gelecekte Amerika’nın dünyadaki yeri ne olacak? Todd’a göre bir Amerikan İmparatorluğu olmayacak. Çünkü dünya o kadar geniş, o kadar çeşitli ve dinamik ki bir tek gücün hakimiyeti düşünülemez. Dünyamızı her geçen gün değiştiren nüfussal, kültürel, sınai, parasal, ideolojik [...]
Suya yazdım adını - Can Çelebi
Eğer insan, uyuyup uyanıp aynı düş’ü görüyorsa, her seferinde kaldığı yerden tüm ayrıntılarıyla aynı düş’ü görüyorsa, bir süre sonra yitiriyor gerçekliğe ınancını.
Yine bir düş gördüm:
Okuldan çıkmışım, evimizin olduğu sokaktayım. Elimde kitaplarım, üzerimde okul üniforması yerine, annemin bayram için diktiği pembe mavi çiçeklerle süslü elbisem var. Adını “bahar” koyduğum bu elbisemi çok seviyorum. Ayaklarımda deri [...]
Televizyon - Fehmi Özgök
Sen konuşma
Ben senin yerine konuşuyorum
Sen otur dinle.
Sen düşünüp de kafanı yorma
Ben senin yerine düşünüyorum
Sen otur izle
Sen üretme;
Ben senin yerine üretiyorum
Sen otur keyfine bak sana ne
Sen yeme içme;
Ben senin yerine yiyor içiyorum
Sen otur bak öylece.
Sen yaşamaya özenme
Ben senin yerine yaşıyorum
Sen ölsen de.
Facebook’a ekle
Ruh Vestiyeri - Sadık Yemni
Canımı yavaşça ılık suya salıyorum. Baygınlık ölüm taklidi yaparcasına geliyor ve gidiyor. Ruhumu vestiyerden almaya yakınım. Vestiyercinin çürük benzi öfkeli. Ölüm korkusundan sıtkımı sıyırabileceğimi öngöremediği için gazabı suretini burmuş. İnsan kalıbından iyice taşmış durumda. Sıfatların tanımlamakta yaya kalacağı görünümü kapalı göz kapaklarımın ardından nüfuz ediyor beynime. Hışırtı tıslatan dili anlamadığım kelimeler sarfetmeye devam ediyor. Üzerime [...]
Onsekizine Ekmek Banarken - Osman DUman
Babasını küçük yaşta kaybeden Yavuz daha çocukken tanışmış yoksullukla. Hafıza teyzeyse genç yaşta alışmış fitreye zekâta. Bu yardımlarla Yavuz’u büyüttüğünü söyler annem. Ne zaman Yavuz’dan açılsa konu ‘babasından kalan şu ev de olmasa’ diye tamamlar sözlerini. Annem o kadar çok tekrar etmiş olacak ki ‘hep bir evim olsun, sonra çocuğum olsun’ diye söylenirim sağda solda.
Kapı [...]
Yolculuk - 2 - Mesut Balık
(Yolculuk - 1′in devamıdır)
Yavaş yavaş hareket eden trenin penceresinden içeriye sızan çamların hoş kokusu, ne kadar da huzur verici. Aynı dili konuşan irili ufaklı binalar serpiştirilmiş yemyeşil bir örtüye. Bir yerlerden bir yerlere çağlayıp duran, hayat dolu gençlik seli. Kulağıma ulaşan kuş seslerine, gitar çalan entel görünümlü gencin melodisi karışıyor. Ardından hayranlarının alkışları. Birisi arkadaşlarına [...]
Fondaki kadınlar serisi:Ben Emine - Nazan Bilen
Ben geldiğimde herkes gitmiş olur. Nadiren birileri mesaiye kalır. Kalan her seferinde bir erkektir. Onu rahatsız etmemek için ilk önce boş odaları temizlerim. Beni görürse ne düşüneceğini bilirim çünkü. Tepeden tırnağa siyahlar içinde, başımda siyah başörtüsü, elimde de şeker pembesi bir deterjan şişesi, hatırı sayılır cüssemle karşısına çıkarsam korkabilir. Aslında daha renkli kıyafetler giyebilmek isterdim, [...]
Eczahane-İ Yorgaki Morayeti:Eczacı M.Georges Moraïtıs’in İzmir’deki 25 Yılı - Aybala Yentürk - Nejat Yentürk
İzmir eczacılığında büyük bir isim: G.Moraïtis
Cumhuriyet öncesi İzmir’inde önemli bir eczacı ve işadamı olan M.Georges Moraïtis, 30 Ekim 1873 tarihinde Skiathos Adası’nda dünyaya gelir. Kaptan olan babası Alexandre Moraïtis, oğlu Georges’in kendisi gibi denizcilikle ilgilenmesini değil, yeğeni Dr. Alexandre Moraïtis gibi hekim olmasını arzu etmektedir. İlk öğrenimini adanın okulunda görmeye başlayan Georges, daha sonra Volos’ta [...]
Yaşam Kırpıntıları - Ezgi Gürçay
”Bak Koray, böyle kafana her estiğinde ara verirsek, bir sonuca ulaşamayacağız. Daha sabırlı…”
Koray, Türkan’ın kalemliğindeki makası almış, çıkardığı hışırtılara aldırmaksızın cam sehpanın üzerinde bulunan derginin sayfalarını tırtıklamaktaydı. İki haftadır randevularını eken kendisi değilmiş gibi büründüğü fütursuz halini parazitleyen derginin çıkardığı o rahatsızlık verici sesti. Sabır topcukları yuvarlayan bir akrobat gibiydi. Allahım sabır ver lerin ardı [...]