KÜÇÜK ayrıntılar
bulutsuzluk özlemi hatası:
düşündüğümü bir daha düşünemememdi.
gerçek;
yarattığındır; ve ölümü biz yaratmadık.
o zaten vardı ,
aranılıyorken.
büyük AYRINTILAR
o bütün bir ömrün
ayrıntısını değil de;
tek tek günleri yırtıyordu hafızasından,
beklemekti aslolanı varlığından.
ben ikisini de kullanmıyorum.
ölüme sordum ;
geri kalan yaşamımın ilk gününü gösteren
takvimi
benden gülerek uzaklaştı…
Böyle düşünmüştüm o günlerde gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirdiğim, onda varolmaktan, bir daha yenileyemem korkusundan aslında beklemek ve [...]
sayı 7
KÜÇÜK ayrıntılar & büyük AYRINTILAR - Cansu Aksu (Janus)
Düğün Fotoğrafları - Efe Babacan
Aşk Gemisinden Las Vegasa
3 sene yolcu gemilerinde fotoğrafçı olarak çalışıp, Fotoğraf Müdürü pozisyonuna gelmiştim. Bu terfiyle birlikte artık binlerce gemi yolcusunun fotoğrafını çekmek yerine sadece gemide gerçeklesen çok önemli düğünleri veya kaptan ve masasında oturan misafirleri çekiyordum.
Düğün kalmadı, Rodeo verelim!
Güzel bir meslek ve güzel bir hayata sahipken arkadaşlarımın hep bir ayağın karada olmalı [...]
Second Life (SL) / İkinci Hayat (İH) - İmdat Kaymaz
Merhabalar. Dergimizin bu sayısında işlemek istediğim konu
Second Life (SL). Second Life’ı İkinci Hayat (İH) şeklinde Türkçeleştirebiliriz.
ODA dergimizin hedeflerinden biri de, güzel Türkçe’mizi yaşatmak ve yarınlara taşımaktır! Bu yüzden, bilinçli bir şekilde ağırlıklı olarak Second Life (SL) yerine,
İkinci Hayat (İH) diyerek devam edeceğim.
Az çok (görsel) gündemi takip eden veya çok okuyan biriyseniz, muhakkak İkinci Hayat hakkında [...]
Ortalık gene adam - Handan Kalsın
Titrek ışıklı fahişeler sokağındaBütün böcekler kir pas içinde
Kapının demiri Madam Doriet’in elinde
Gelen her müşteri için avanta beklemekte
Maşadan yeni çıkmış buklelerin kokusu
Ve ilk iş gününde çaylak kızın korkusu
Parfüm kokusu kaplı tenlerde
İnadına şehvet kokusu
İşler durgun lakin paskalya yortusu
Fakat üzülmeyiniz Madam
Ortalık gene adam gene adam…
Facebook’a ekle
Uykuyla Öpüşme - Handan Kalsın
Uykuyla öpüşmeden çok önceSonsuz serin su içinde
Var olma savaşında insan
Yaşam boğum boğum
Kati bir sondur doğum
Bazen son başlangıçtır
Ve gece dudaklarımdan öpen kırlangıçtır
Facebook’a ekle
Varsa bir fincan ilham perisi - Handan Kalsın
Varsa bir fincan ilham perisi
İyi günler
”O” yolladı beni
Varsa bir fincan ilham perisi
Fazla değil
Sadece bir fincan
Önemli değil gerisi
Alır almaz iade edecek yarın
İsterseniz paketle verin
Her yer kapalı malum
Aa! O bizim sehpa değil mi maun?
Toz alırken dışarı koymuştuk
Biz de kapıcının günahını aldık
Neyse canım sağlık olsun
Aldık biz yenisini sağolun
O tv kaç ekran sahi
Terlikle de girdim ama
Zaten altı pek kirli [...]
TOHUM - Ali Şerik
TOHUM
Bakarken vatanın unutulan sokaklarına
bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta
Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası
gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine
sevdiği üstelik uzakta
Onu düşündükçe çocukluğu geçer gözlerimin önünden
Tahta bir atta binmiş el sallıyor annesine
geceleri yetim bırakılmış yedi sekiz yaşları
İlk yıllarında üzüntüleri şeker sanıp yerdi
sitemleri suyu tükenmeyen değirmen
Büyümesini öğrendi meze masasında ağlayan bıyıkların gözyaşında
Büyük insanların dünyalarına girmekten [...]
LAHEY Şiirleri - Haydar Eroğlu
“İş yok” diye yazılmış camına Türkçe
kapısından döndügüm bir çiçek bahçesinin
umut denizindeki son gemisi de batmış
kendini kurtaran kaptan olarak
evine dönerken ben
“yabancı” nedir bilmiyor olmalı
bana el sallayan Hollandalı çocuk
önü çiçekli bir pencereden
Facebook’a ekle
Bayağılaşma - Ezgi Gürçay
Bayağılaşma
Sen, tutam tutam bu
Yüzüklerimin taşı düşüyor
Damdan bahçeye kaskatı bir karga düşüyor
Tüm köpekler kurtuluyor iplerinden
Yere en son kırık dökük bir heykel düşüyor.
Siyah beyaz gölgeler yayılıyor eve
Köşegenler yalayıp geçiyor gövdeleri
Bir pergel ayağı gibi örümcek lambalar, daireler çiziyor
Bütün konuşmalarımız kurtuluyor teferruatlardan
Dik merdivenlere suskun insanlar düşüyor.
Köpük tebaasından yatırımlarımız
Sapmış arzularımıza kızgın damlalar düşüyor
Yanık tenimizden geriye donmuş parafin düşüyor
Tek solukta [...]
Dünya Hrönir Cumhuriyeti - Sadık Yemni
Dünya Hrönir Cumhuriyeti
Kasım sonunda Rotterdam’da, bir gazete binasının çatı katında, küçük bir grup Borges’in dünyaca ünlü Tlön, Uqbar, Orbis, Tertius adlı öyküsünü okuduk. Geçici olarak bir Borges okuma grubu oluşturmuştuk. Bitiminde kartonlara hazırlanmış Borgestanırlık sertifikalarını bölüştük. Hoş entelektüel bir esinti anı şimdi arkada kalan. Tlön’ü üçüncü kez okumaya hazırlanırken yaptığım bir keşfi (daha sonra araştırınca [...]
John Gray – Küresel yanılgılar - Kitap Biti
John Gray – Küresel yanılgılar
Yaşadığımız dönemde dünyaya yeni bir biçim veriliyor, her toplumun aynı kalıba sokulması, aynı değerleri benimsemesi isteniyor. Elinizdeki kitapta John Gray, büyük bir ustalıkla çağımızın egemen düşünce biçiminin arkasında yatan hesapları ortaya çıkarıyor. Köhnemiş ilerleme düşüncesini ve dolayısıyla ilerici gerici ikilemini, hümanizm yanılgısını, bilim efsanesini, özgür bir dünya vaadden komünizm sonrası düzenin [...]
Kefaret bu yılın İngiliz Hasta’sı… - Can Çelebi
Filmin künyesi
Yönetmen : Joe Wright
Senaryo : Christopher Hampton, Ian McEwan (Kitap)
Oyuncular : Keira Knightley (Cecilia Tallis), James McAvoy (Robbie Turner), Romola Garai(Briony [...]
İki kez kaybolan ev - İsmail Polat
Osman bir ara çok kötü pansiyonlarda barınmak zorunda kaldı. Bazı evlerde kiracı oldu. Eskiden Hollanda’da bir çok evde banyo hiç bulunmazdı. Yıkanma usulleri şöyleydi:Korlardı koca bir leğene suyu. Alırlardı ellerine ufacık bez parçasını. O bez parçasını ıslatıp leğendeki suya batırıp vücutlarını silerlerdi. Bir ailede on kişide olsan da öyle yıkanmalıydın. Çünkü başka alternatif yoktu. Banyo [...]
Okul gezileri - İbrahim Eroğlu
Okul gezileri, öğrencilik yıllarımın en unutulmaz anıları arasındadır. Ne zaman öğretim yılının sonuna yaklaşılsa, öğretmenlerimiz arasında olağanüstü bir hareketlilik gözlenirdi. Bu da öğretmenlerimizin okul gezisini gerçekleştireceğimiz olası yerler hakkında keşif yaptıkları anlamına gelirdi.
Biz öğrenciler de, öğretmenlerimiz arasında gözlenen o olağanüstü hareketlilikten kalkarak okul gezisini gerçekleştireceğimiz yerler hakkında çeşitli çeşitli fikirler yürütürdük. Kendimizce yürüttüğümüz fikirleri temelllendirmeye [...]
Yağlı Kuyruk - Mustafa Toga
Akşam işten yorgun dönmüştüm. Hanım sofrayı hazırlayana kadar şöyle biraz dinleneyim diye koltuğa uzandım. Bu arada dört yaşındaki kızım da oturmuş televizyondaki çocuk programına bakıyordu. Walt Disney çizgi filmlerine küçükler gibi bende bayılıyorum. Televizyona bakayım derken bir ara içim geçmiş, kapı zilinin uzun uzun çalmasıyla kendime geldim. O sıra hanımın sesi mutfaktan gürledi.
- Biriniz kapıyı [...]
Yolculuk - 1 - Mesut Balık
Yavaş yavaş camın gerisinde akıp gitmekte olan şehrin görüntüleri ne kadar da anlamsız gelmeye başlamıştı bana. Bir yerlerden bir yerlere koşuşturup duran insanları oturduğum yerden seyretmek, birazcık lükstü şu an benim için. Bu telaşlı dünya için sadece bir trenim ben, zaman zaman arabalara geçit vermediğim için birkaç küfre maruz kalan, ya da birkaç çocuğun gözünde, [...]
Bakış ressamı - Sadık Yemni
Şu ünlü derginin parlak kapağındaki adam benim. Hayal dünyamın yelpazelerindeki eşsiz kompartımanlar, iç dünyamı taşıyamayan sevgililerimin ıslak itirafları, serüven dolu bir yaşamın imbiğinden süzülmüş deneyim usareleri gibi uyduruk laflara boş verin. Yüzüme bakın. Alelade, her yerde raslayabileceğiniz suratımı da es geçin ve gözlerime yaklaşın. En ilkel korkularınızı dehleyecek olan bakışlarım gerçektir. Tuvalden fışkıran o [...]
Benim annem başka bir gezegende - Nazan Bilen
“Hayır efendim, Anunakilere bir köle de ben doğuramam!” diye bağırdı Meral mutfaktan. Elindeki fincanı kahve makinasına yerleştirip, yanıp sönmekte olan kırmızı düğmeye bastı. Bir elinde üzerinde dumanı tütmekte olan kahve fincanı, diğer eliyle hafifçe karnını sıvazlayarak oturma odasına geçti. Kocası sessizce masadaki erimiş mum kırıntılarıyla oynamaktaydı.
“Seni anlıyorum, ama gezegenin yarısı zaten onların kölesi. Hem senin [...]
Yaşam Kırpıntıları - Ezgi Gürçay
“Masada bordo renkli bir leke var…sil sil çıkmadı…zamk gibi yapışmış mübarek. Eskisi gibi mukavemetli imal etmiyorlar bu zıkkımları.” Fatma hanım bir mübarek lekeye, bir de deterjanın köpürmüş zıkkım haline bakıyordu. Zeliha hanımın lekeye aldırış etmediğini fark edince sustu.
“Hülya hanım dedikleri şu saçları bukleli kadın var ya…Sacide ile Tuğba yellozlarına kulak kabarttım bugün onun hakkında konuşurlarken. [...]
Pas - Nazım Fırat
Hüseyin, dağların ardından ışığını yeni yeni kasabanın üstüne kusmaya başlayan güneşin ilk parıltılarıyla birlikte uyandı. Açık perdelerden içeriye süzülen aydınlık gözlerini kamaştırmıştı. Yataktan kalkıp perdeleri örtmeyi ve biraz daha uyumayı düşündü, ama o gün, onun için sıradan bir gün değildi.
Yıllarca aynı yatağı, aynı evi, aynı kaderi paylaştığı rahmetli karısının ölümünün üzerinden tam kırk gün geçmişti. [...]