sayı 4

4. sayı

1 Eki 2007 | yazar: Editör

Hollanda’dalı edebiyat ve felsefe sevdalısı Türklerin kurduğu ODA Sanat Vakfı’nın dergisi ‘ODA’, elektronik dünyaya merhaba demesinin ardından yarım yıl ve 3 sayı geçti. Dergimiz bu sürede yayınladığı onlaca hikaye ve şiir’in yanı sıra, Sineoda, Çeyiz Odası, Fikir Yongalama Odası, Kitaplık, Hollanda’nın Yazarları gibi çok orjinal bölümleriyle oldukça olumlu tepkiler aldı. Bu bizi gelecek sayılar için
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Sırsızlığa Kaçış

1 Eki 2007 | yazar: Sadık Yemni
Sırsızlığa Kaçış

The Big Brother (lütfen) Watch us Gizlimizin saklımızın kalmadığı, elektronik postalarımızdan, banka hesaplarımıza, el yazısıyla döktürdüğümüz mektuplarımızdan düşüncelerimize kadar, oramız buramız da dahil tek bir gizli ve saklı bir şeyimizin kalmadığı bir devre intikal etmekteyiz. George Orwell bilindiği gibi ikinci dünya savaşının ardından, 1949’da yayımladığı 1984 adlı anti ütopik tarzdaki ölümsüz eserinde Batı dünyasının totaliter
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Y Komplosu

1 Eki 2007 | yazar: İsmail Yiğit
Y Komplosu

2000’li yıllarda bütün dünyada siyasi analistler, İran’daki mollaların iktidarının son bulmasının, rejimin sıkı baskısı altında özgürlükleri kısıtlanmış kadınların eliyle olacağı fikrinde birleşiyordu; ama hiçbirisi, 12 Şubat 2029 hadisesi çapında bir şeyin olabileceğini tahmin dahi edemezdi. Sadece analistler değil, CIA, MOSSAD, MI6, SVR, GRI dâhil hiçbir istihbarat teşkilatı böyle bir hadiseyi öngöremedi. Dünya, “Kibele’nin Kızları” örgütünü
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…

1 Eki 2007 | yazar: Tilki Leman
Eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…

Bu kez sizlere tanıtmak istediğim dedektif alışkın olduğumuz detektif tiplerine daha yakın, biraz Mike Hammer biraz da Philip Marlowe çizgisinde bir kahraman: Remzi Ünal. 1999 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıkan “Çıplak Ceset” adlı romanı ile tanıdık Remzi Ünal’ı. Celil Oker’in kaleminden hayat bulan Remzi Ünal “Şu, Hava Kuvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiçbir “frequent
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Saraydan Sürgüne

1 Eki 2007 | yazar: Ayça van Ingen
Saraydan Sürgüne

Savaşın ortasındasın. Bir kolunda bir bebek öteki kolunda ihtiyar bir adam. Yardımına koşacak kimse yok. Yabancıların en yabancısın. Nazilerden kaçıyor, pis, salaş otellerden kimi zaman kovuluyorsun. Paran bitmek üzere, bebeğine süt bulamıyorsun. 29 yaşında yoksulluktan ölüyorsun. Bebek bir otel odasında üç gün unutuluyor. Kenize Mourad’ın annesini anlattığı ‘Memories of an Ottoman Princess’in sonu bu. Bir
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Beynelmilel bir temenni:’Cuntalar Olmasın’

1 Eki 2007 | yazar: İsmail Yiğit
Beynelmilel bir temenni:’Cuntalar Olmasın’

Baharı karşılama, çocuklar ve kuşlar… [Not: Bu yazıda filme dair, izlemeyenlerin okuduklarında filmden alacakları keyfi hayli azaltacak türden açık bilgi verilmesinden dolayı, filmi izlemeye niyetli kişilerin bu yazıyı filmi izledikten sonra okuması önerilir. ] Beynelmilel, 12 Eylül askeri döneminin Güneydoğu’da bir taşra kasabasındaki sosyal yaşam üzerindeki etkilerini ve yansımalarını konu alan bir film. Yönetmenliğini, kendisi
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Eu de Cologne ya da Kolonya

1 Eki 2007 | yazar: Aybala Yentürk - Nejat Yentürk
Eu de Cologne ya da Kolonya

Sizin şişeniz, benim en yakın dostumdur… Faust-Goethe Tüm zamanların en yaygın kullanılan tuvalet malzemesi olan Eau de Cologne, yani kolonya, ilk geliştirildiği yıllarda günümüzden farklı olarak kozmetik değil, tıbbi amaçla kullanılıyordu. O günlerdeki formülüyle biberiye, portakal çiçeği, bergamot ve limondan oluşan ve ferahlatıcı özelliği yüzünden rağbet gören karışım, sindirim sistemi rahatsızlıklarında şeker üzerine damlatılarak alınıyor
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Issız Adaya Seyahat

1 Eki 2007 | yazar: Namık Atalay

yanıma aldığım üç şeyden biriydi umut ıssız adaya giderken kime sorsan götürmezdi hayallerime tercih ettiğim hayallerimi bırakıp yanıma aldığım yanıma aldığım üç şeyden bir diğeriydi
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Nümismat

1 Eki 2007 | yazar: Handan Kalsın

Bir titrek mum ışığı Damarlı elleri titremekte Eski bir tarih aşığı Az önce bulduğu sikkeleri incelemekte Krezus’un enfes fikri Parmaklarının arasında çok eski Zenginliğin ötesi
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Korku

1 Eki 2007 | yazar: Ali Şerik

Hangi yola sapsan dudakta izmarit karşısına dikilir aşk putu oyma kabartmalarda Ezilen heykellerin hesabını sormakta tarih hocası Bendeki dehşet terazisinin iki tarafında sokaklara dökülen açık
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Sayısız Yıldız

1 Eki 2007 | yazar: Kemal Ergezen

kanaletlerin acı suyunu çalımlıyor gecenin esintisi yamru yumru bir evde hırkasıyla bir balerin pat dışarı çıkıyor pat içeri giriyor

  • Share/Bookmark


Odamda Sobam

1 Eki 2007 | yazar: Kemal Ergezen

O dam da so bam ma sam da adam sobam parlar adam ağlar adam ağlar sobam parlar so pam e limde bon cuk di limde
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Şehri İkiye

1 Eki 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

Sen vesikalık resmimi gazetelere vermişsin Solmuş değildir henüz teslim edebilirsin Bir an durmadı ki göğsünün üst cepkeninde Bırak kalsın sarı soluk sayfalar içersinde, kayıp aranıyor
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Öbür Dünyaya Mektup

1 Eki 2007 | yazar: İsmail Polat

Talop ailesine çıkan ev uzun zaman boş kalmıştı. Sonra mal sahibi bunu bir aracı kuruma kiraya vermesi için devretmişti. Bu kurum vasıtasıyla kendilerine verilen bu eve bayağı yüklü bir para masraf edip oturulacak duruma getirdiler. Ev sahibi bir süre sonra eve baktığında, biz kendimiz eve bu masrafı yapmaya cesaret edemedik demişti. O dönemlerde genellikle öyle
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Döngüsel Cinnet

1 Eki 2007 | yazar: Gülay Kaya

Bulanık bilincimin çöl kumlarını kavrayan kudretli rüzgârlar gibi gerçekliği kavradığı o uyanış anı, tonsuz fısıltılar, madensi çınlayışlar ve bu garabet karnavalının çatısında patlayan korkunç bombardımanlarla gelmişti. O andan sonra kalbimden şakaklarıma kan hücum etmiş, değişmez hiddeti, müthiş hız ve sıcaklığıyla da her yanımda kendini hissettirmişti. İlk tepkim derin bir dehşetti. Felçli devinimlerime önderlik eden çığlıklarım
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Biraz tanıdınız mı bari beni?

1 Eki 2007 | yazar: Cansu Aksu (Janus)

O gün yine çevremi saran o neşeli ama bir o kadar da sıkıcı kalabalıkla birkaç saat geçirecektim ki ;O tevafuk etmişti karşımda. Siyah gözleri vardı şaşkınca bakan , elini uzattı Don Juan tavırlı sahtece gülüşüyle. Ve sonra ruhumu onun gözbebeklerine asmaya karar verdim. Senelerdir bakıyordum ona pek kibirli ve seçici gibi gözükse de öylesine yaşardı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Düş Gezintileri

1 Eki 2007 | yazar: Nazan Bilen

Bazı günler bazı şeyleri yapmak için daha uygundur. Tıpkı bugün olduğu gibi. Cumartesileri şehir kenarlarından içe doğru kıvrılır önce, buralardaki eğlence düşkünleri minik kurbağa yavruları gibi merkeze doğru akarlar. Onları gidecekleri yere postaladıktan sonra kenarlar tekrar düzleşir, bu defa da dışa doğru eğrilirler. Benim gibiler bu kıvrımlardan dışa kayar. Sayımız az olduğundan sakin sokaklar, ağaçlı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Görünmez Bombalar

1 Eki 2007 | yazar: Nazan Bilen

Okumadığım her geçen gün biraz daha ağırlaştığını hissettiğim incecik bir kitabı elime alıp birkaç saatte bitirdim. Hikayenin kahramanının yanında kendisini sürekli ezik hissettiği iri yarı, gösterişli, karizmatik babası ölmüştü. O babası ölünce yazmaya karar vermiş. Yaşayan bir babanın eline utangaçlıkla tutuşturulmuş, okumayacağını bildiği, okusa da hiçbir yorumda bulunmayacağı bir mektup olmaktan kurtarmış cümlelerini. Artık yazarı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


On parmağında on marifet: Fehmi Özgök

1 Eki 2007 | yazar: Atilla İpek
On parmağında on marifet: Fehmi Özgök

Hollanda’ya yeni geldiğimde küçük kasabalarda karşılaştığım Türkleri görünce şaşırırdım. Çünkü Türklerin Hollanda’ya geldiklerinde endüstrileşmenin, yani fabrikaların yoğun olduğu büyük şehirler (Randstad) çevresinde yoğunlaştığını sanıyordum. Ancak Bu seferki konuğumuz Fehmi Özgök benim bu önyargımın kırılması için en sağlam kanıt herhalde. Zira Fehmi Özgök ve ailesi Hollandadanın en kuzeyinde birkaçbin nüfuslu Muntendam’a yerleşmiş ve yıllarca oradaki iki
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark