Hollanda’dalı edebiyat ve felsefe sevdalısı Türklerin kurduğu ODA Sanat Vakfı’nın dergisi ‘ODA’, elektronik dünyaya merhaba demesinin ardından yarım yıl ve 3 sayı geçti. Dergimiz bu sürede yayınladığı onlaca hikaye ve şiir’in yanı sıra, Sineoda, Çeyiz Odası, Fikir Yongalama Odası, Kitaplık, Hollanda’nın Yazarları gibi çok orjinal bölümleriyle oldukça olumlu tepkiler aldı. Bu bizi gelecek sayılar için [...]
sayı 4
4. sayı - Editör
Sırsızlığa Kaçış - Sadık Yemni
The Big Brother (lütfen) Watch us
Gizlimizin saklımızın kalmadığı, elektronik postalarımızdan, banka hesaplarımıza, el yazısıyla döktürdüğümüz mektuplarımızdan düşüncelerimize kadar, oramız buramız da dahil tek bir gizli ve saklı bir şeyimizin kalmadığı bir devre intikal etmekteyiz.
George Orwell bilindiği gibi ikinci dünya savaşının ardından, 1949’da yayımladığı 1984 adlı anti ütopik tarzdaki ölümsüz eserinde Batı dünyasının totaliter rejimlerin [...]
Y Komplosu - İsmail Yiğit
2000’li yıllarda bütün dünyada siyasi analistler, İran’daki mollaların iktidarının son bulmasının, rejimin sıkı baskısı altında özgürlükleri kısıtlanmış kadınların eliyle olacağı fikrinde birleşiyordu; ama hiçbirisi, 12 Şubat 2029 hadisesi çapında bir şeyin olabileceğini tahmin dahi edemezdi. Sadece analistler değil, CIA, MOSSAD, MI6, SVR, GRI dâhil hiçbir istihbarat teşkilatı böyle bir hadiseyi öngöremedi. Dünya, “Kibele’nin Kızları” örgütünü [...]
Eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal… - Tilki Leman
Bu kez sizlere tanıtmak istediğim dedektif alışkın olduğumuz detektif tiplerine daha yakın, biraz Mike Hammer biraz da Philip Marlowe çizgisinde bir kahraman: Remzi Ünal.
1999 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıkan “Çıplak Ceset” adlı romanı ile tanıdık Remzi Ünal’ı. Celil Oker’in kaleminden hayat bulan Remzi Ünal “Şu, Hava Kuvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın [...]
Saraydan Sürgüne - Ayça van Ingen
Savaşın ortasındasın. Bir kolunda bir bebek öteki kolunda ihtiyar bir adam. Yardımına koşacak kimse yok. Yabancıların en yabancısın. Nazilerden kaçıyor, pis, salaş otellerden kimi zaman kovuluyorsun. Paran bitmek üzere, bebeğine süt bulamıyorsun. 29 yaşında yoksulluktan ölüyorsun. Bebek bir otel odasında üç gün unutuluyor.
Kenize Mourad’ın annesini anlattığı ‘Memories of an Ottoman Princess’in sonu bu. Bir [...]
Beynelmilel bir temenni:’Cuntalar Olmasın’ - İsmail Yiğit
Baharı karşılama, çocuklar ve kuşlar…
[Not: Bu yazıda filme dair, izlemeyenlerin okuduklarında filmden alacakları keyfi hayli azaltacak türden açık bilgi verilmesinden dolayı, filmi izlemeye niyetli kişilerin bu yazıyı filmi izledikten sonra okuması önerilir. ]
Beynelmilel, 12 Eylül askeri döneminin Güneydoğu’da bir taşra kasabasındaki sosyal yaşam üzerindeki etkilerini ve yansımalarını konu alan bir film. Yönetmenliğini, kendisi de [...]
Eu de Cologne ya da Kolonya - Aybala Yentürk - Nejat Yentürk
Sizin şişeniz, benim en yakın dostumdur…
Faust-Goethe
Tüm zamanların en yaygın kullanılan tuvalet malzemesi olan Eau de Cologne, yani kolonya, ilk geliştirildiği yıllarda günümüzden farklı olarak kozmetik değil, tıbbi amaçla kullanılıyordu. O günlerdeki formülüyle biberiye, portakal çiçeği, bergamot ve limondan oluşan ve ferahlatıcı özelliği yüzünden rağbet gören karışım, sindirim sistemi rahatsızlıklarında şeker üzerine damlatılarak [...]
Issız Adaya Seyahat - Namık Atalay
yanıma aldığım üç şeyden biriydi umut
ıssız adaya giderken
kime sorsan götürmezdi
hayallerime tercih ettiğim
hayallerimi bırakıp yanıma aldığım
yanıma aldığım üç şeyden bir diğeriydi sabır
ıssız adaya giderken
kime sorsan götürmezdi
telaşlarıma tercih ettiğim
telaşlarımı bırakıp yanıma aldığım
yanıma aldığm üç şeyden sonuncusuydu tevazu
ıssız adaya giderken
kime sorsan götürmezdi
hırsıma tercih ettiğim
hırslarımı bırakıp yanıma aldığım
ve ıssız adaya giderken ben
mutluluğu umut edip yola çıktım
beynimde sabır yüreğimde tevazu
[...]
Nümismat - Handan Kalsın
Bir titrek mum ışığı
Damarlı elleri titremekte
Eski bir tarih aşığı
Az önce bulduğu sikkeleri incelemekte
Krezus’un enfes fikri
Parmaklarının arasında çok eski
Zenginliğin ötesi bir zenginlik
Mutluluğa sahipmiydi acaba
Ve Karun Kiros’un ateşine bakarken
Filiozof Solon’un adını tekrarlıyordu
Her şeyin sonuna bakmalı demişti sevgili Solon
Tüm krallar dinlemeliydi onu
Kiros ki Pers hükümdarı
Söndürerek ateşi
İyi bir ders de alarak affetti Karun’u
Nitekim kendisi de bir kraldı eni konu
Nümismat [...]
Korku - Ali Şerik
Hangi yola sapsan dudakta izmarit
karşısına dikilir aşk putu
oyma kabartmalarda
Ezilen heykellerin hesabını sormakta tarih hocası
Bendeki dehşet terazisinin iki tarafında
sokaklara dökülen açık seçik aşk filmleri
Birde define arayıcısı
yok ediyor toprakta sesini saklayan tarihi
Ne kadar da ezip ufalasan öfkeni
yazgının süzgecinden geçmez ellerin
Ne kadar fazla kalsan evi çevreleyen sokakta
o denli çok siner bireyselliğin ezan sesi tenine
Yemişlerini serp diyor tarihin kaldırımına [...]
Sayısız Yıldız - Kemal Ergezen
kanaletlerin acı suyunu
çalımlıyor gecenin esintisi
yamru yumru bir evde
hırkasıyla bir balerin
pat
dışarı çıkıyor
pat
içeri giriyor
Facebook’a ekle
Odamda Sobam - Kemal Ergezen
O
dam
da
so
bam
ma
sam
da
adam
sobam
parlar
adam
ağlar
adam
ağlar
sobam
parlar
so
pam
e
limde
bon
cuk
di
limde
mi
lim
mi
lim
göz
yaşı
silim
silim
silin
mekte
Facebook’a ekle
Şehri İkiye - Ezgi Gürçay
Sen vesikalık resmimi gazetelere vermişsin
Solmuş değildir henüz teslim edebilirsin
Bir an durmadı ki göğsünün üst cepkeninde
Bırak kalsın sarı soluk sayfalar içersinde,
kayıp aranıyor köşesinde…
Gök mü uçsuz bucaksızdır, deniz mi ufukta uzayan.
Yağmur serpiştiriyor, bir baskın ucundayım, İstanbul yüzüme tükürüyor
Bütün söylenmemiş sırları tekrar geriye damıtarak
Kollarım kasılıyor, ayaklarım çekiliyor mu desem
Çınar ağaçlarında boy boy adamlar asılıyor
Üçüncü sayfada dram diye [...]
Öbür Dünyaya Mektup - İsmail Polat
Talop ailesine çıkan ev uzun zaman boş kalmıştı. Sonra mal sahibi bunu bir aracı kuruma kiraya vermesi için devretmişti. Bu kurum vasıtasıyla kendilerine verilen bu eve bayağı yüklü bir para masraf edip oturulacak duruma getirdiler. Ev sahibi bir süre sonra eve baktığında, biz kendimiz eve bu masrafı yapmaya cesaret edemedik demişti. O dönemlerde [...]
Döngüsel Cinnet - Gülay Kaya
Bulanık bilincimin çöl kumlarını kavrayan kudretli rüzgârlar gibi gerçekliği kavradığı o uyanış anı, tonsuz fısıltılar, madensi çınlayışlar ve bu garabet karnavalının çatısında patlayan korkunç bombardımanlarla gelmişti.
O andan sonra kalbimden şakaklarıma kan hücum etmiş, değişmez hiddeti, müthiş hız ve sıcaklığıyla da her yanımda kendini hissettirmişti.
İlk tepkim derin bir dehşetti.
Felçli devinimlerime önderlik eden çığlıklarım dilsiz, duymaklığım sağır, [...]
Biraz tanıdınız mı bari beni? - Cansu Aksu (Janus)
O gün yine çevremi saran o neşeli ama bir o kadar da sıkıcı kalabalıkla birkaç saat geçirecektim ki ;O tevafuk etmişti karşımda. Siyah gözleri vardı şaşkınca bakan , elini uzattı Don Juan tavırlı sahtece gülüşüyle.
Ve sonra ruhumu onun gözbebeklerine asmaya karar verdim. Senelerdir bakıyordum ona pek kibirli ve seçici gibi gözükse de öylesine yaşardı [...]
Düş Gezintileri - Nazan Bilen
Bazı günler bazı şeyleri yapmak için daha uygundur. Tıpkı bugün olduğu gibi. Cumartesileri şehir kenarlarından içe doğru kıvrılır önce, buralardaki eğlence düşkünleri minik kurbağa yavruları gibi merkeze doğru akarlar. Onları gidecekleri yere postaladıktan sonra kenarlar tekrar düzleşir, bu defa da dışa doğru eğrilirler. Benim gibiler bu kıvrımlardan dışa kayar. Sayımız az olduğundan sakin sokaklar, ağaçlı [...]
Görünmez Bombalar - Nazan Bilen
Okumadığım her geçen gün biraz daha ağırlaştığını hissettiğim incecik bir kitabı elime alıp birkaç saatte bitirdim. Hikayenin kahramanının yanında kendisini sürekli ezik hissettiği iri yarı, gösterişli, karizmatik babası ölmüştü. O babası ölünce yazmaya karar vermiş. Yaşayan bir babanın eline utangaçlıkla tutuşturulmuş, okumayacağını bildiği, okusa da hiçbir yorumda bulunmayacağı bir mektup olmaktan kurtarmış cümlelerini. Artık yazarı [...]
On parmağında on marifet: Fehmi Özgök - Atilla İpek
Hollanda’ya yeni geldiğimde küçük kasabalarda karşılaştığım Türkleri görünce şaşırırdım. Çünkü Türklerin Hollanda’ya geldiklerinde endüstrileşmenin, yani fabrikaların yoğun olduğu büyük şehirler (Randstad) çevresinde yoğunlaştığını sanıyordum. Ancak Bu seferki konuğumuz Fehmi Özgök benim bu önyargımın kırılması için en sağlam kanıt herhalde. Zira Fehmi Özgök ve ailesi Hollandadanın en kuzeyinde birkaçbin nüfuslu Muntendam’a yerleşmiş ve yıllarca oradaki iki [...]