sayı 2

Sunuş

2 Haz 2007 | yazar: Editör

Merhaba, Oda Edebiyat ve Fikir Yongalama Dergisi kapağından anlaşılacağı gibi öykü, şiir, deneme, fikir yonga yazısı ve sanat yazılarının sergilendiği bir sanal odacık. Dergimizin başlıca amaçlarından birinin yetenekli genç kalemlere Türkçe akislenen âlemde seslerini duyurtabilmek olduğunu belirtmiştik. Sanal odamız prensip olarak Türkçe yazan herkese açıktır. Dost, tanıdık ya da tanımadık kimse bizden özel davet beklemesin.
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Karanlık Oda

1 Haz 2007 | yazar: Pınar Gediközer
Karanlık Oda
  • Share/Bookmark


Türkevi & UETD Duyurusu:

1 Haz 2007 | yazar: haberler

VI. Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu 9 Haziran 2007 – Amsterdam – HOLLANDA 50. Kuruluş Yıldönümünde “Avrupa Birliği, Türkler ve Siyasi Katılım” Türkevi Dergisi girişimi, TİKA ve UETD’nin destekleriyle Doğu ve Batı Avrupa’da yayınlanmakta olan Türkçe süreli yayınların temsilcileri ve Türk kökenli siyasetçilerin katılacağı 6. AVRUPA TÜRKÇE SÜRELİ YAYINLAR SEMPOZYUMU 9 Haziran 2007 tarihinde Hollanda’da
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Kendini aklamak yolunda zoraki bir dedektif Metin Çakır…

1 Haz 2007 | yazar: Tilki Leman

Yazar dostum Sadık Yemni benden her sayı için bir polisiye roman eleştirisi rica ettiğinde bunu nasıl yapacağım üzerinde bayağı düşündüm, çünkü iyi bir polisiye okuru olmak ile onları eleştirmek farklı şeylerdi. Düşünürken, aklıma polisiye romanlarına, bütünsel bir edebiyat eleştirisi getirmek yerine kahramanlarının üzerinden yaklaşmanın bana daha uygun olacağı fikri geldi. Bu fikirden yola çıkarak da
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


David’in siyah balonu peşimde

1 Haz 2007 | yazar: Nazan Bilen

Bulantı değil bu, bunaltı. Bun ağacının altı, beni ermek istediğim yerden alıkoymaya çalışan mor elleri akşamın. Arkalarının boş olduğu ve dünyanın orada bittiği hissini veren moda merkezi binaları. David Lynch fimlerinin günü delip hayatıma yansımaları. Tanımlanamayan bazı duygular kendilerini sembollerle çağrıştırıyorlar. Alabildiğine gerçek üstü olmaları yüzünden hayatımın anlamının son noktasını da alıp götürüyorlar. Dört yıldır
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Kahverengi Hap

1 Haz 2007 | yazar: Sadık Yemni

Hapı yutma diye argo bir deyim vardır. Olumsuz anlamda kullanılır. İnsan hastalanınca iyileşmek için hapı yutmaz mı? O halde hapı yuttuk denince neden bir şeylerin ters gittiğini düşünürüz? Bizi hap yutacak hale getirecek bir rahatsızlıktır sözü edilen mecaz olarak. Ya da yıllar öncesinden ünlü Matrix filmindeki kırmızı ve mavi haplara bilinci örtülü bir göndermedir. Olur
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Osmalı Devleti’nde İlk Yerli Itriyat Fabrikasının Kurucusu:AHMET FARUKİ

1 Haz 2007 | yazar: Nejat Yentürk
Osmalı Devleti’nde İlk Yerli Itriyat Fabrikasının Kurucusu:AHMET FARUKİ

Ahmet Faruki Müessesesinin Doğduğu Ortam 19. yüzyıl, sanayi devriminin biçimlendirdiği yeni toplumsal düzende insanların gündelik hayatlarına ve bedenlerine daha önce görülmediği oranda ilgi göstermesine tanıklık etmişti. Bu ilgi toplumsal hayata kadının gün geçtikçe artan oranda katılmasının yanı sıra, sağlık alanında yaşanan önemli buluşlardan da etkilenmekte idi. Artık geri dönülmez bir biçimde temizlenmenin ve kişisel hijyene
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Tuhaf Gazel

1 Haz 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

Tuhaf Gazel   Ayaklarının altına mahkum Hergün canımdan hikayeler.   Ellerim yüzüm, yüzüm ellerim Söndür şu ateşi de, dökülsün pervanelerim. Şu içimde bağıran avaza dek
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Sövgüye Hazır Değil Akşam

1 Haz 2007 | yazar: Ali Şerik

Sövgüye Hazır Değil Akşam Kuru ağaca sığınmış kuş sesini topluyorum parmak uçlarımla antenlerini bırakıp giden özleme sarıyorum türü tükenen böceği ağaçlarda serüvenlerini anlatabilseydi, ağlar mıydı
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Bulut

1 Haz 2007 | yazar: Atilla İpek

Bulut Tel örgünün dibindeyim. Yıldızlar yok bu gece. Uzaktan kasabanın ışıkları, Ve sessizliğin içinde, Köpek havlamaları. En sevdiğim Aşk şarkılarına başladı Yağmur. Üstümdeki tenteye çarpıyor
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


İkibin’i (neredeyse) on geçtikten sonra bir Hürrem Efe portresi

1 Haz 2007 | yazar: Atilla İpek
İkibin’i (neredeyse) on geçtikten sonra bir Hürrem Efe portresi

İkibin’i (neredeyse) on geçtikten sonra bir Hürrem Efe portresi “Bugünün insanları beyinlerinin %10’unu kullandığı varsayılıyor. Bir derece artabilmesi için bin yılın geçmesi gerekiyormuış. Ben buna her kitap bir yıl öne götürür düşüncesi ile katılıyorum. Bir kişi bin kitap okursa bin yıl beklemeden beyin gücü bir derede artar diyorum.” Hollandadaki ilk aylarımdı. Yeni gelmiştim. ‘Gurbetçiler’ hakkında
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Deneme

1 Haz 2007 | yazar: Gülay Kaya

Deneme Gidersin… Herhangi bir noktadan kaçıp kurtulmak, herhangi bir noktaya varmak, çoğun gidişi kamçılayan bir neden, hazırlayıcı süreç ya da gidilen yerde bir bekleyen olmasa da salt gitmek için gidersin. Kendini bulmanın tek yolu üzerine giydirilen, giydirilmek istenilen gömleklere boş verip, yalnız-lığın sunağında bir kez daha ruhunu, ruhunla birlikte geçmişini kurban etmek ve gitmektir. İsminden,
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


MANOLYA

1 Haz 2007 | yazar: Cansu Aksu (Janus)

MANOLYA Bana ben seni seçtim demesinden önce başlamıştı her şey. Nasıl olur da ikimiz bir olup bulutları aşabilmiştik. Seçmek tonlarca ağırlık sırtlanmak değil midir? Seçmek insanın elini silindirin altına koyması değil midir? Ama aşmıştık işte bir kere. Bizi buna rağmen hafifleştiren şeyi bir unutsam? Unutmak ince bir buzun üzerinde fil gezdirmek aysız gecelerde. Manolya’nın dediği
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Pembe Lanet

1 Haz 2007 | yazar: Nazan Bilen

Pembe Lanet Kapıyı yeni tanıştığı anahtarla kolayca açtı. Burnuna gelen ilk koku küf ve eskimişlik kokusuydu. Duvarlar modası çoktan geçmiş bej zemin üzerine çiçek desenli kağıtla kaplıydı. Küçük, loş koridorun sonundaki tuvalet ve banyo kahverengi, turuncu karışımı mat fayanslarla bezenmişti. İki yıl önce de yine internette ucuz bir ilan görmüş ve birkaç haftalığına bir dağ
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Kerim Dede

1 Haz 2007 | yazar: Ayça van Ingen

Kerim Dede Yıldız hanım yatak odasının tavanına bakarak yatağında uzanırken kaderin kendisine oynadığı oyunlardan başka bir şeyi düşünemiyordu. Bir kadın daha ne kadar talihsiz olabilirdi ki? Hoş bir kadındı, hatta bir zamanlar çok güzel sayılırdı. Gençlik hayallerini düşünerek alaylıca gülümsedi, bu derin yüz çizgilerini daha da belirginleştirdi. ‘Ne kadar da hazırlıksızmışım hayata…’ diyordu bir ses,
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Yolculuk (2)

1 Haz 2007 | yazar: İsmail Yiğit

Yolculuk (2) — 1 Yıl 2 Ay 12 Gün Sonra – [ “…Biz iki çılgın sevgiliyiz…” ] Gözlerin karşımda şimdi. Sıcağın az ötemde. Sen de böyle düşünüyorsun şu an, biliyorum. ‘Gözleri karşımda, sıcağı az ötemde’ diyorsun içinden. Konuşmasan da dediğini biliyorum, sen de biliyorsun dediğimi, konuşmasam da. Sessizce, hiçbir şey dillendirmeden sadece gönül gücümüzle sohbet
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark


Birinci Kuşağın Böreği

1 Haz 2007 | yazar: Hürrem Efe

Birinci Kuşağın Böreği Sizin hiç alışageldiğiniz bir yiyeceğe, içeceğe uzun süre özlem duyduğunuz oldu mu? İkinci kuşak bilmez. Belki inanmayanlar olacaktır ama, biz zeytine, bildiğimiz şu kara zeytine bile haster kaldık. Salt zeytin değildi hasterlik duyudğumuz. Sucuk, pastırma, leblebi, hatta kabak çekirdeği, çoluk çocuk özlemi kadar olmasa bile midemizin özlermleri arasındaydı. 60’lı yıllarda Hollanda’da değil
[devamını oku...]

  • Share/Bookmark