(Yolculuk - 1′in devamıdır)
Yavaş yavaş hareket eden trenin penceresinden içeriye sızan çamların hoş kokusu, ne kadar da huzur verici. Aynı dili konuşan irili ufaklı binalar serpiştirilmiş yemyeşil bir örtüye. Bir yerlerden bir yerlere çağlayıp duran, hayat dolu gençlik seli. Kulağıma ulaşan kuş seslerine, gitar çalan entel görünümlü gencin melodisi karışıyor. Ardından hayranlarının alkışları. Birisi arkadaşlarına [...]
Blog
Yolculuk - 2 - Mesut Balık
Yolculuk - 1 - Mesut Balık
Yavaş yavaş camın gerisinde akıp gitmekte olan şehrin görüntüleri ne kadar da anlamsız gelmeye başlamıştı bana. Bir yerlerden bir yerlere koşuşturup duran insanları oturduğum yerden seyretmek, birazcık lükstü şu an benim için. Bu telaşlı dünya için sadece bir trenim ben, zaman zaman arabalara geçit vermediğim için birkaç küfre maruz kalan, ya da birkaç çocuğun gözünde, [...]
Mezarlıktaki Buluşma - Mesut Balık
Pek çok insan gibi ben de mecbur olmadıkça buralara uğramam aslında. Fakat Latife’min son zamanlarında artmış olan rahatsızlığından dolayı gelmem kaçınılmaz olmuştu. Hayatın değişik kesimlerinde bulunmuş olan buradakiler hayattayken birbirlerine bu kadar yakın olacaklarını belki de akıllarından bile geçirmemişlerdi. Hepsi de sonlarına dair ipuçlarıyla birlikte yüzlerini aynı yöne çevirmişler, güneşin ve de yağmurun bir zamanki [...]