Yazarın tüm eserleri

Friedrich Durrenmatt – Şüphe

3 Ara 2008 | yazar: Gülay Kaya

Kısa bir süre devam eden anlatımcı dönemden sonra, polis romanları yazmaya başlayan; her şeyin üstesinden gelen dedektif tipinde değişiklik yaparak yaşamın rastlantılarla sürüklendiğini ve her türlü öngörüyü boşa çıkar-dığını söyleyen İsviçreli yazar Friedrich Dürrenmatt, “Şüphe” adlı kitabın-da ağır geçen ameliyatının en çok bir yıl biçtiği ömrüne pek te kafa yorma-yan komiser Berlach’ın, II.Dünya Savaşı’ndan sonraki
[devamını oku...]



SADIK HİDAYET

2 Eki 2008 | yazar: Gülay Kaya

ÖLÜMÜN LAFAZAN ÇIĞLIKLARININ MED-CEZİRİNDE HAYYAMLA KAFKA ARASINDA DOĞULU BİR AYDIN.
Sadık Hidayet, 17 Şubat 1903 yılında toprak sahibi, nüfuzlu bir ailenin çocuğu olarak Tahran’da doğdu. Kentin Fransız Lisesi’nde eğitim gördü. 1925 yılında Avrupa’ya gitti. Diş hekimliğine duyduğu ilgi saman alevi gibi sönünce mühendislik okumak istedi ve bu amaçla Belçika’ya gitti.
[devamını oku...]



Delil Avcısı

1 Ağu 2008 | yazar: Gülay Kaya

Delil Avcısı
Prof.Dr.Sevil Atasoy’a…
Giderek puslu soğuk bir kasım sabahı tan ağartısının ısladığı dallar, şöminenin kara sunağında öfkeli kediler gibi tıslıyorlardı. Yalımların kuyrukları henüz tavana erişemiyorsa da, işli demirden paslı parmaklıkların hapsettiği çift kanatlı iki uzun pencereyi kısmen buğulamıştı.
Kenar cepheler cevizden gömme kütüphaneydi. Cilası solmuş tozlu raflarda parlak şömizli ansiklopediler, çoğu kalın akademik kitaplar sıralıydı.
Üçe iki nispetinde
[devamını oku...]



Korku Kovanı

1 Haz 2008 | yazar: Gülay Kaya

Dolunayın mat aydınlığı amansız ve mutlak karanlığa yaslanan sis bloklarını garip bir biçimde mistik ve ölümcül kılıyordu;  sanki oradaki lanetin yüreğine yuvalanmış, zehirli ağlarıyla pusuda çatal dilli ifritlerle iblis pigmelermiş gibi.
Şeytan bilir ya! Belki de öyleydi.
Tabii zihnin bu varsanıyı resmetmek için hangarından bulup çıkardığı imgelerin dehşet vericiliği, tüyler ürpertici sislerin içinde beliren o şeyi görene
[devamını oku...]



Ölümün Bekleme Odası

1 Nis 2008 | yazar: Gülay Kaya

Ölümün Bekleme Odası
 
 
“Bütün evren doğmamış bir şimdiki zamanın cesedinin saçtığı pis kokuyla dolu. Hayat dediğimiz şey ölümün bekleme odasıdır.”
                                                     Gustav Meyrink
 
 
         Bir şeylerin içine çekildiğimi hissediyorum; yoğun, karmaşık ve esrarlı bir kötülüğün içine. Karşısında devasa boyutlu bir mıknatısa sürüklenen toplu iğne gibiyim.
 
            Karanlığa rağmen tahta basamakları kararlı adımlarla, hiç zorlanmadan indi. Basık hava ağır
[devamını oku...]



Novalis

1 Şub 2008 | yazar: Gülay Kaya

“İnsanın kaderi ruhunda saklıdır.”
Herodotus
 
Berbat bir havaydı. Gökteki bulutların paslı yoğunluğu boğucuydu. Her an öğürmeye hazır, marazi bir sarılık her yere hakimdi. Öğleye yakın çiselemeye başlayan yağmur korkunç bir hal almış neyse ki, sağanak kısa aralıklarla geçiştirmişti. Gene de hepten kesildiği söylenemezdi. Çünkü bulutların bir teki bile yerinden oynamamıştı. İnsanda güzel duygular uyandırmayan hava ıslak kurum
[devamını oku...]



Döngüsel Cinnet

1 Eki 2007 | yazar: Gülay Kaya

Bulanık bilincimin çöl kumlarını kavrayan kudretli rüzgârlar gibi gerçekliği kavradığı o uyanış anı, tonsuz fısıltılar, madensi çınlayışlar ve bu garabet karnavalının çatısında patlayan korkunç bombardımanlarla gelmişti.
O andan sonra kalbimden şakaklarıma kan hücum etmiş, değişmez hiddeti, müthiş hız ve sıcaklığıyla da her yanımda kendini hissettirmişti.
İlk tepkim derin bir dehşetti.
Felçli devinimlerime önderlik eden çığlıklarım dilsiz, duymaklığım sağır,
[devamını oku...]



Karanlıkta Bir Soluk

1 Ağu 2007 | yazar: Gülay Kaya

Pause düğmesine basılmış gibiydim.
Bir nanosaniyede onlarca sayfalık metinleri hatmeden yaratıklar, salt eğlence olsun diye kozmik hız sınırını tutmuşlar, tek dokunuşla zamanın katıksız sularını akış düzlemine sa-bitlemişlerdi sanki. İçinde bulunduğum durumun açıklaması buysa üst cümledeki yaratıkların espri anlayışları tuhaf olsa gerekti. Bir gün toprağa karışacağını düşündüğüm vücudum mole-küllere ayrılıp nanolaşmış, Kubrick filmlerinden birinin içine ansızın çekilivermişti
[devamını oku...]



Deneme

1 Haz 2007 | yazar: Gülay Kaya

Deneme

Gidersin…
Herhangi bir noktadan kaçıp kurtulmak, herhangi bir noktaya varmak, çoğun gidişi kamçılayan bir neden, hazırlayıcı süreç ya da gidilen yerde bir bekleyen olmasa da salt gitmek için gidersin.

Kendini bulmanın tek yolu üzerine giydirilen, giydirilmek istenilen gömleklere boş verip, yalnız-lığın sunağında bir kez daha ruhunu, ruhunla birlikte geçmişini kurban etmek ve gitmektir.

İsminden,
[devamını oku...]