Delil Avcısı
Prof.Dr.Sevil Atasoy’a…
Giderek puslu soğuk bir kasım sabahı tan ağartısının ısladığı dallar, şöminenin kara sunağında öfkeli kediler gibi tıslıyorlardı. Yalımların kuyrukları henüz tavana erişemiyorsa da, işli demirden paslı parmaklıkların hapsettiği çift kanatlı iki uzun pencereyi kısmen buğulamıştı.
Kenar cepheler cevizden gömme kütüphaneydi. Cilası solmuş tozlu raflarda parlak şömizli ansiklopediler, çoğu kalın akademik kitaplar sıralıydı.
Üçe iki nispetinde [...]
Blog
Delil Avcısı - Gülay Kaya
Korku Kovanı - Gülay Kaya
Dolunayın mat aydınlığı amansız ve mutlak karanlığa yaslanan sis bloklarını garip bir biçimde mistik ve ölümcül kılıyordu; sanki oradaki lanetin yüreğine yuvalanmış, zehirli ağlarıyla pusuda çatal dilli ifritlerle iblis pigmelermiş gibi.
Şeytan bilir ya! Belki de öyleydi.
Tabii zihnin bu varsanıyı resmetmek için hangarından bulup çıkardığı imgelerin dehşet vericiliği, tüyler ürpertici sislerin içinde beliren o şeyi görene [...]
Ölümün Bekleme Odası - Gülay Kaya
Ölümün Bekleme Odası
“Bütün evren doğmamış bir şimdiki zamanın cesedinin saçtığı pis kokuyla dolu. Hayat dediğimiz şey ölümün bekleme odasıdır.”
Gustav Meyrink
Bir şeylerin içine çekildiğimi hissediyorum; yoğun, karmaşık ve esrarlı bir kötülüğün içine. Karşısında devasa boyutlu bir mıknatısa sürüklenen toplu iğne gibiyim.
Karanlığa rağmen tahta basamakları kararlı adımlarla, hiç zorlanmadan indi. Basık hava ağır [...]
Novalis - Gülay Kaya
“İnsanın kaderi ruhunda saklıdır.”
Herodotus
Berbat bir havaydı. Gökteki bulutların paslı yoğunluğu boğucuydu. Her an öğürmeye hazır, marazi bir sarılık her yere hakimdi. Öğleye yakın çiselemeye başlayan yağmur korkunç bir hal almış neyse ki, sağanak kısa aralıklarla geçiştirmişti. Gene de hepten kesildiği söylenemezdi. Çünkü bulutların bir teki bile yerinden oynamamıştı. İnsanda güzel duygular uyandırmayan hava ıslak kurum [...]
Döngüsel Cinnet - Gülay Kaya
Bulanık bilincimin çöl kumlarını kavrayan kudretli rüzgârlar gibi gerçekliği kavradığı o uyanış anı, tonsuz fısıltılar, madensi çınlayışlar ve bu garabet karnavalının çatısında patlayan korkunç bombardımanlarla gelmişti.
O andan sonra kalbimden şakaklarıma kan hücum etmiş, değişmez hiddeti, müthiş hız ve sıcaklığıyla da her yanımda kendini hissettirmişti.
İlk tepkim derin bir dehşetti.
Felçli devinimlerime önderlik eden çığlıklarım dilsiz, duymaklığım sağır, [...]
Karanlıkta Bir Soluk - Gülay Kaya
Pause düğmesine basılmış gibiydim.
Bir nanosaniyede onlarca sayfalık metinleri hatmeden yaratıklar, salt eğlence olsun diye kozmik hız sınırını tutmuşlar, tek dokunuşla zamanın katıksız sularını akış düzlemine sa-bitlemişlerdi sanki. İçinde bulunduğum durumun açıklaması buysa üst cümledeki yaratıkların espri anlayışları tuhaf olsa gerekti. Bir gün toprağa karışacağını düşündüğüm vücudum mole-küllere ayrılıp nanolaşmış, Kubrick filmlerinden birinin içine ansızın çekilivermişti [...]
Deneme - Gülay Kaya
Deneme
Gidersin…
Herhangi bir noktadan kaçıp kurtulmak, herhangi bir noktaya varmak, çoğun gidişi kamçılayan bir neden, hazırlayıcı süreç ya da gidilen yerde bir bekleyen olmasa da salt gitmek için gidersin.
Kendini bulmanın tek yolu üzerine giydirilen, giydirilmek istenilen gömleklere boş verip, yalnız-lığın sunağında bir kez daha ruhunu, ruhunla birlikte geçmişini kurban etmek ve gitmektir.
İsminden, [...]