Yazarın tüm eserleri

Kâbus Silici- 1

1 Kas 2009 | yazar: Ezgi Gürçay

Merve pabucu yarım, çık sokağa oynayalım
2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek için kullandı. Bu sayede psikologlar hastalarını rahatsız eden kâbusları bizzat deneyimlemek şansına erişmişlerdi. Gece rüyalarına musallat olan kâbusları
[devamını oku...]



Kâbus Silici

15 Haz 2009 | yazar: Ezgi Gürçay

Basri Daima Bulur

2008 yılında kullanıma giren dreamrecorder aparatı sayesinde rüyalar kaydedilmeye başlandı. Depresyonlu hastalarda ve sara gibi nörolojik rahatsızlıklarda manyetik uyarım tedavisine de eş zamanlı geçilmişti. Daha sonra Japon patentli Dreamtwin makinelerini rüyaları bölüşmek için kullandı. Bu sayede psikologlar hastalarını rahatsız eden kâbusları bizzat deneyimlemek şansına erişmişlerdi. Gece rüyalarına musallat olan
[devamını oku...]



Aynaların İsyanı

1 Şub 2009 | yazar: Ezgi Gürçay

 
 Telgrafçı Fehmi Bey sokağı belleğimde son kalan fotoğrafına bire bir uymaya devam etmekteydi. Yoksulluk ışıyan gri beton yapılar ve umarsız bakışlı insanlar. Evlere HAL aynalarının montajı sırasında sık sık yolum düşmüştü bu taraflara.  
  32 numaralı binanın önünde iki lacivert üniformalı nöbetçi dikilmekteydi. On yaşındaki paslı kütleyi park ederken içlerinden uzun boylu olanı ciddiyetle portatif
[devamını oku...]



Şiirler

2 Eki 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

1. O karlı Mart sabahı
Sende birini arıyordum
Seni değil.
Niye benzetiyordum ama
Uzaktan geçen
Ve yüzünden seçemediğim adamları sana.
Cevap verebildiğim yok
Hiçbir şey sorma bana.
Madem yanımdasın,
Bırak ellerimiz koksun kar’a.
2. Bir
[devamını oku...]



Yanılgı

1 Ağu 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

Başından bilinse olur muydu adı yanılgının yanılgı
Kısa vadelerle soluyorum, koşuyorum yada koşturuluyorum
Özengilerimde ağırlık yapan çamurlu ayaklar oysa
Nedense bu ivedilik
Ve nereye yetişmek içinse bu çarklar
Korselerini takıp
[devamını oku...]



Yaşam Kırpıntıları

1 Haz 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

”Bak Koray, böyle kafana her estiğinde ara verirsek, bir sonuca ulaşamayacağız. Daha sabırlı…”
Koray, Türkan’ın kalemliğindeki makası almış, çıkardığı hışırtılara aldırmaksızın cam sehpanın üzerinde bulunan derginin sayfalarını tırtıklamaktaydı. İki haftadır randevularını eken kendisi değilmiş gibi büründüğü fütursuz halini parazitleyen derginin çıkardığı o rahatsızlık verici sesti. Sabır topcukları yuvarlayan bir akrobat gibiydi. Allahım sabır ver lerin ardı
[devamını oku...]



Bayağılaşma

1 Nis 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

Bayağılaşma
Sen, tutam tutam bu
Yüzüklerimin taşı düşüyor
Damdan bahçeye kaskatı bir karga düşüyor
Tüm köpekler kurtuluyor iplerinden
Yere en son kırık dökük bir heykel düşüyor.
Siyah beyaz gölgeler yayılıyor
[devamını oku...]



Yaşam Kırpıntıları

1 Nis 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

“Masada bordo renkli bir leke var…sil sil çıkmadı…zamk gibi yapışmış mübarek. Eskisi gibi mukavemetli imal etmiyorlar bu zıkkımları.” Fatma hanım bir mübarek lekeye, bir de deterjanın köpürmüş zıkkım haline bakıyordu. Zeliha hanımın lekeye aldırış etmediğini fark edince sustu.
“Hülya hanım dedikleri şu saçları bukleli kadın var ya…Sacide ile Tuğba yellozlarına kulak kabarttım bugün onun hakkında konuşurlarken.
[devamını oku...]



Birinci Cümle

1 Şub 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

“Defterimizi bitirdim sevgilim.”
Yatak odamın kapısında tülden geceliğiyle bittiğinde ona ‘burda ne arıyorsun’’ diyebilmek için gözlerimden, yanaklarıma kadar her türlü kasa ve kemiğe komut verdim. Nafile. Ağzını açmaya davranan bir kekeme gibi beceriksizce sesler çıkarabildim ancak. Üst dudağımla dişlerim arasındaki yer tahıl tozu topaklarıyla kabarmıştı sanki. Dudağım sıkı sıkıya kapatılmış pembe bir panjur gibi titredi. Titrer
[devamını oku...]



Yer

1 Şub 2008 | yazar: Ezgi Gürçay

Gergef dokumuş hayallerim geceye örümcek ağından
Her oyuncusunun bu coğrafyanın, tiksindiği bir şey var
Bir solucan ruhunda cımbızla varlığını yoklama arzuları
Ve birbirine tükürükler savurdukları genişten ağızları var.
Yer
[devamını oku...]



Anlamazdın

1 Ara 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

“Biz”lerin ağzına kilit vurulu
“Ben”ler narsist.
İşte bu sebepten anlamazsın
Bir başka yerde doğmak isteyişimin nedenini.
Tibet’te doğar, her daim pirinç yer
Taşta çamaşır döverdim.
Yapardım ama sen anlamazsın.
Sonra her ne
[devamını oku...]



Beyaza Geri

1 Ara 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

Keskin beyaz akıyor boyanın şavkı yüzüme. Ne yeknesak, ne de pis, katı bir gerçeklik sunumunda kireç beyazı. Birkaç saniye sürüyor nerede olduğumu bilmek. Gözlerim yine evime çevrikti. Sabah olmadan yola çıkmanın karabasansal sonuçları beyazın ardında kaldı yeniden.
Altı hımbıl geçişli gün halının altına süpürdü kalan izleri. Bugün Cuma. İş sonrası erkek arkadaşıma gideceğim. 22.00 gibi. Daha
[devamını oku...]



Şehri İkiye

1 Eki 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

Sen vesikalık resmimi gazetelere vermişsin
Solmuş değildir henüz teslim edebilirsin
Bir an durmadı ki göğsünün üst cepkeninde
Bırak kalsın sarı soluk sayfalar içersinde,
kayıp aranıyor köşesinde…
Gök mü uçsuz
[devamını oku...]



Tuhaf Gazel

1 Haz 2007 | yazar: Ezgi Gürçay

Tuhaf Gazel
 
Ayaklarının altına mahkum
Hergün canımdan hikayeler.
 
Ellerim yüzüm, yüzüm ellerim
Söndür şu ateşi de, dökülsün pervanelerim.

Şu içimde bağıran avaza dek bağırsın
Bu heyuladan çeksin beni kurtarsın.

Bak bu
[devamını oku...]