Yazarın tüm eserleri

Eski Istanbul Müzesi

1 Mar 2010 | yazar: Sadık Yemni

Bir masalı bilimsel postule kuyusuna attım. Sonra kuyuyu ters yüz edip rokete yükseltgedim ve yüzümü göğe çevirdim. En parlak yıldızlardan biri göz kırpttı. Bir kurt deliğinden geçip yanına vardım. Neden kâinattaki bunca uzak bir yer bu kadar tanıdık geliyor? Bigbangdaşlık soluyorum adeta. Diğer Kıyı Öykünmeleri – Yazi Meyyın “Bir şey mi oldu?” Siyah saçlı genç
[devamını oku...]

Share


ZORYAK

1 Mar 2010 | yazar: Sadık Yemni

Şişşşttt şişşşttt geliyor! Mesut Sarıdal sol elinin işaret parmağıyla yanağındaki kesiğe dokundu. Yüzeysel bir sıyrıktı. Kanama hemen durmuştu. Parmağına bulaşan kırmızı leke tünel çağrışımı için görsel bir bilet gibiydi. Zihnindeki grafitili tünel kayıtlarında bir dirilme oldu. Kısa yol kuruldu ve kendini orada buldu. “Geldin mi?” Gri kot pantolon ve siyah tişört giymiş on beş yaşında
[devamını oku...]

Share


Sadık Yemnİ, Paul Verhoeven ve Rutger Hauer’i yazdı…

1 Kas 2009 | yazar: Sadık Yemni

(kaynak: Tersninja.com)  İstanbul Modern Sinema’da 14 – 22 Kasım tarihlerinde yönetmen Paul Verhoeven’ın filmleri gösteriliyor. Üstüne üstlük bugün (14 Kasım Cumartesi) 14:00’teki Türk Lokumu / Turkish Delight filminin gösterimine Paul Verhoeven da katılıyor. Hal böyleyken düşündük, hazır Hollanda sakini bir yazarımız var, Hollanda’nın dünya çapındaki film insanları olan Verhoeven ve onun gözde oyuncusu Rutger
[devamını oku...]

Share


Öteyer Fotoğrafçısı

1 Kas 2009 | yazar: Sadık Yemni
Öteyer Fotoğrafçısı

Öte Yer Fotoğraf Arşivi 1902 ile 2010 arasındaki zaman dilimine ait fotoğraflar. Tanesi sadece 10 TL. Bu dünyadan göçmüş sevdiklerinizin, çocukluğunuzun artık mevcut olmayan mekânları ve geçmişte merak ettiğiniz daha nice kimselerin fotoğrafları için bize başvurun. Milyarlarca fotoğraflık arşivimizden çok memnun kalacaksınız.  Parmağım kapıya dokunduğunda her an dağılıp gidiverecek ortam beklentim sönüverdi. Kapı yüzeyindeki
[devamını oku...]

Share


Zor Kopya

2 Eyl 2009 | yazar: Sadık Yemni

“Bir adı yok.” Dedi Can ve gülümsedi. “Olsa bize hissettirirdi.” Mutfak masasının üzerinde duran iki pipoya bakarak içimi çektim. Can Dökmeci liseden beri arkadaşımdı. Tek dostumdu. Son yıllarda işi icabı sık sık yurtdışına gittiği için az görüşür olmuştuk. Yarım saat önce ziyaretime gelmiş ve hayatımı sonsuza dek değiştirmişti. Anlattığı şey deli saçmasından da öteydi, ama
[devamını oku...]

Share


STALKER (Сталкер) filmi üzerinden Tarkovski, Lem ve Borges’e anlık bakış

2 Eyl 2009 | yazar: Sadık Yemni

“Dünya çok sıkıcı bir yer oldu. Telepati yok, UFO yok. Orta Çağ daha ilginçti. Her evde ruh vardı, kilisede de tanrı.” Stalker filminin hemen başında yazar (Anatoli Solonitsyn) böyle der. Yazar ve fizik profesörü (Nikolai Grinko) ile birlikte girilmesi yasak olan ‘Zone’ bölgesini görmek istemektedir. Onları bu yasak bölgeye gizlice sokacak olan kimse Stalker’dır(Alexander Kaidanovski).
[devamını oku...]

Share


Birinci Reklameş Cinayeti

15 Haz 2009 | yazar: Sadık Yemni

“Şimdi aklıma geldi birden. Bu öğle üzeri Altusa marka kazakları gördüm. Nişantaşı’nda. Fiyatı yüzde yirmi beş indirmişler. Az kalsın alacaktım, ama önce sorayım dedim. Sarı istiyordun değil mi?” Ahmet Ertuna’nın soğan doğrayan hareketli eli durakladı ve dönüp Nermin’e baktı. Kadın içeri yeni girmişti. Çok yürümüştü yine besbelli. Çünkü ayakkabılarını çıkarınca terlik giymemişti. Birazdan ayaklarını soğuk
[devamını oku...]

Share


Şaşırtıcı bir yakın gelecek bizi bekliyor

15 Haz 2009 | yazar: Sadık Yemni

Göçün ikinci 40 yılı Birkaç yıl önce Hollanda’daki Türkler göçmenliklerinin 40. yılını kutladılar. Bu yazının konusu gelecek 40 yıl içinde olacaklar. Önce biraz geriye gidelim. Çok değil yirmi beş yıl önce bile Avrupa’da kimsenin evinde bilgisayar yoktu. Cep telefonları tedavüle girmemişti. Araba navigatörlerini ise bilimkurgu filmlerinde görmekteydik. O halde çok yakında yaşamımızda bayağı hayati değişiklikler
[devamını oku...]

Share


Tepe Dünyaya Taklak

1 Nis 2009 | yazar: Sadık Yemni
Tepe Dünyaya Taklak

Mert Kesir onu ilk kez bir mağaza vitrininin yansısında gördü ve hayatı tepetaklak oldu. Camekâna konmuş en yeni cep telefonlarına bakıyordu. Kaldırım kalabalıktı. Gelip geçenler nedeniyle cama iyice yaklaşmıştı. Bu nedenle görmesi biraz gecikmişti. Aklı ve hevesinin bütçesi için çok tuzlu olan telefonlardan yansıdaki şeye dönmesi saniyeler aldı. Sağ eli yıldırım hızıyla kısa saçlarını yaladı
[devamını oku...]

Share


Atları da Vururlar

1 Nis 2009 | yazar: Sadık Yemni
Atları da Vururlar

Sadık Yemni’nin uyarlamasıyla Atları (özneyi) da vururlar Wallerstein’dan (Son Gerçek) konferans: Jeopolitika, ekonomik kriz ve kapitalizm çökerken özne olmak Sonunda kriz yaratacağı çok aşikâr olan Neo Liberal sistemlerde ve krizlerin içinde özne kalabilmek mümkün mü? 1969 yapımı bir film hakkındaki bilgilerimizi tazeleyip Wallerstein’in sözlerine kulak verirsek bu soruya ciddi bir cevap bulabileceğiz. Son Gerçek 1969
[devamını oku...]

Share


Sessiz Amerikalı

1 Nis 2009 | yazar: Sadık Yemni
Sessiz Amerikalı

Ünlü İngiliz yazar Graham Green,  Quiet American adlı kitabını 1955’de yayımlandığında anti-Amerikancılık yapmakla suçlanmıştı. İngiliz Gizli servisiyle ilişkisi üzerine çok spekülasyon yapılmış olan Greene, sonradan İkinci Dünya savaşı sırasında MI6 için çalışırken gizli servisin başı Kim Philby’le yaşam boyu arkadaşlık kurduğunu basına açıklayacaktı.  Bir ara Komunist partiye de üye olan yazar çok seyahat etti ve
[devamını oku...]

Share


Kayıp Sinema

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Bir düş peynirini ısırayım derken kapana sıkışmış fare gibiyim. Kapan akıl almaz büyüklükte. İçinde nice hayatlar sürüyor.                                                                    Yazi Meyyın   O yere
[devamını oku...]

Share


İDEAOT

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Bu deyimi ilk kez 2003 yılında yayımlanan Çözücü adlı kitabımda kullandım.      Ahmet, “Haklısın. Çevrene bir bak. Değişim üzerimize kapanıyor. Ödünç aldığım belleğin oyunuymuş Nalan’ın evine döneceğimi sanmak. Nalan falan yok. O ev yok. Hepsi bir film dekoru. İdeaot’uz biz. Biot bile değil.”   Güven, “Bilincin peki?”   Ahmet durakladı. “Bir ara bağımsız, kendi
[devamını oku...]

Share


They Live – Onları yaşatanlar biziz

1 Şub 2009 | yazar: Sadık Yemni

Ünlü rejisör John Carpenter, 1988 yılında yaptığı filmin adı They Live. Carpenter, Frank Armitage takma adıyla Ray Nelson’un 1963 yılında yazdığı Sabah saat sekizde (Eight O’Clock in the Morning) adlı öyküden ve 1981 ile 1987 yılları arasında çıkan Alien Encounters (Alien ile karşılaşma) adlı dergiden hareketle yazmış senaryoyu.   Kısmen bilimkurgumsu thriller, kısmen kara komedi
[devamını oku...]

Share


Sokaklar Benim Yeniden

3 Ara 2008 | yazar: Sadık Yemni

İnsanlar çevrimiçi ve çevrimdışı olarak iki gruba ayrılırlar. Çevrimdışı olmak, devrimdışı olmak, yani devredışı kalmaktır. Coølover Metin Ergin buzdolabından şeftali suyu şişesini alırken kabın yüzeyine dokunan parmakları dakikalardır beyninde sarkaçlanan sorunun cevabını fısıldayıverdi.  Elektrik kesintisi en az üç saattir sürüyor olmaktaydı.  Kap ılınmıştı. Şişeyi mutfak masasının üzerindeki notun üstüne bıraktı. Annesi öğlen yemeği için etli
[devamını oku...]

Share


Filmvari Hayatlar

2 Eki 2008 | yazar: Sadık Yemni

Kapının zili tek bir kez çaldığında divanda oturur durumda uyuyakalmış olan genç kadının omuzları kıpırdadı. İstemem, şimdi olmaz der gibiydi sanki. Sol eli yumruk şeklinde sıkılıydı. Gözleri panikle açıldığında bir şey yapabilmesi için çok geçti. Filmin sonu içeri girmişti. Bulunduğu yer bu yaşamda canlı olarak içinde yer kapladığı son mekân olacaktı. “Aslı Otlubayır hanım çekim
[devamını oku...]

Share


K2RİK ve GECE

1 Ağu 2008 | yazar: Sadık Yemni

E.G.Y’e “Bir adın var mı senin?” Durakladım. MSN listemde olmayan birinin iznim olmadan mahremime girmesi alışık olmadığım bir durumdu. Emrimde ülkenin en iyi hackerlarını çalıştırmaktaydım ve bilgisayarım özel koruma altındaydı. Öfkeli, şaşkın, ama meraklıydım. Yetkin ateş duvarımı aşabilen biriyle yıllardır karşılaşmamıştım. Merakım öfkemi yendi ve ‘K2RİK’ yazdım. “Kumpası keşfettin. Başın dertte.” dedi hoparlörlerimden yükselen sesi.
[devamını oku...]

Share


Ruh Vestiyeri

1 Haz 2008 | yazar: Sadık Yemni

Canımı yavaşça ılık suya salıyorum. Baygınlık ölüm taklidi yaparcasına geliyor ve gidiyor. Ruhumu vestiyerden almaya yakınım. Vestiyercinin çürük benzi öfkeli. Ölüm korkusundan sıtkımı sıyırabileceğimi öngöremediği için gazabı suretini burmuş. İnsan kalıbından iyice taşmış durumda. Sıfatların tanımlamakta yaya kalacağı görünümü kapalı göz kapaklarımın ardından nüfuz ediyor beynime. Hışırtı tıslatan dili anlamadığım kelimeler sarfetmeye devam ediyor. Üzerime
[devamını oku...]

Share


Dünya Hrönir Cumhuriyeti

1 Nis 2008 | yazar: Sadık Yemni
Dünya Hrönir Cumhuriyeti

Dünya Hrönir Cumhuriyeti Kasım sonunda Rotterdam’da, bir gazete binasının çatı katında,  küçük bir grup Borges’in dünyaca ünlü Tlön, Uqbar, Orbis, Tertius adlı öyküsünü okuduk. Geçici olarak bir Borges okuma grubu oluşturmuştuk. Bitiminde kartonlara hazırlanmış Borgestanırlık sertifikalarını bölüştük. Hoş entelektüel bir esinti anı şimdi arkada kalan. Tlön’ü üçüncü kez okumaya hazırlanırken yaptığım bir keşfi (daha sonra
[devamını oku...]

Share


Bakış ressamı

1 Nis 2008 | yazar: Sadık Yemni

Şu ünlü derginin parlak kapağındaki adam benim. Hayal dünyamın yelpazelerindeki eşsiz kompartımanlar, iç dünyamı taşıyamayan sevgililerimin ıslak itirafları, serüven dolu bir yaşamın imbiğinden süzülmüş deneyim usareleri gibi uyduruk laflara boş verin. Yüzüme bakın. Alelade, her yerde raslayabileceğiniz suratımı da es geçin ve gözlerime yaklaşın. En ilkel korkularınızı dehleyecek olan bakışlarım gerçektir. Tuvalden fışkıran o bakışların
[devamını oku...]

Share


Entellektüellerin James Bond’u – Len Deighton

1 Şub 2008 | yazar: Sadık Yemni

Len Deighton 1929 yılında Londra’da doğdu. Babası şoför, annesi de bir otelde ahçıydı. Bir süre demiryollarında katiplik yaptıktan sonra askerliğini hava kuvvetlerinde fotoğrafçı olarak katıldığı özel bir araştırma birliğinde bitirdi. Terhis olduktan sonra ilk olarak St Martin’s Sanat Okuluna, ardından burslu okuduğu Royal College of Art’a gitti. Arada garson olarak çalışırken ahçılığa merak saldı.  New
[devamını oku...]

Share


Akbabanın Bugünleri

1 Şub 2008 | yazar: Sadık Yemni

Higgins: Bu basitçe ekonomik bir durum. Bugün petrol tamam. On, on beş yıl sonra yiyecek, Plutonyum. Belki daha önce bile. Sen halkın ne yapacağını düşünüyorsun? Joe: Onlara sordun mu? Higgins: Şimdi değil. Sırası geldiğinde. Kaynaklar tükendiğinde. Sor bakalım motorları durduğu zaman. Açlığın ne olduğunu bilmeyenler aç kaldığında sor. Bir şeyi bilmen lazım. Bize onlara sormamızı
[devamını oku...]

Share


C2H5-OH Salıncağı

1 Ara 2007 | yazar: Sadık Yemni
C2H5-OH Salıncağı

Akşamcılık ve sanat üzerine bir deneme Alkol: (Arapça لكحول = al-kuhl; rastık taşı tozu) Akşamcılığı sanatın bir gerekliliği gibi görenlerin çokluğu beni önce şaşırtmış, sonra da bir gerçekliğe ayıktırmıştır. Alkolün beyindeki sayısız ilişkiler arası yoğun trafiği yavaşlatan bir etki yapmasının sürekli sanatın artı hanesine yazılagelmesi bir paradokstur. Bir düdük sesi bu tarafa, bir kırmızı ışık
[devamını oku...]

Share


Sırsızlığa Kaçış

1 Eki 2007 | yazar: Sadık Yemni
Sırsızlığa Kaçış

The Big Brother (lütfen) Watch us Gizlimizin saklımızın kalmadığı, elektronik postalarımızdan, banka hesaplarımıza, el yazısıyla döktürdüğümüz mektuplarımızdan düşüncelerimize kadar, oramız buramız da dahil tek bir gizli ve saklı bir şeyimizin kalmadığı bir devre intikal etmekteyiz. George Orwell bilindiği gibi ikinci dünya savaşının ardından, 1949’da yayımladığı 1984 adlı anti ütopik tarzdaki ölümsüz eserinde Batı dünyasının totaliter
[devamını oku...]

Share


Korkulobin

1 Ağu 2007 | yazar: Sadık Yemni

Korktum, kanım dondu, dehşete kapıldım, bende hoşafın yağı kesildi, dizlerimin bağı çözüldü, tüylerim diken diken oldu, ödüm patladı, kalbim duracak sandım, içim buz gibi oldu, katıldım kaldım valla, kesseler kan akmazdı deriz çeşitli nedenlerle. Kanımızdaki hemoglobinin yapısındaki demir oksijeni bağlayarak hücrelere taşır. Demirin yerine korkuyu ikame edelim bir an. Korkulobin beyin hücrelerimize buz gibi ve
[devamını oku...]

Share


Kahverengi Hap

1 Haz 2007 | yazar: Sadık Yemni

Hapı yutma diye argo bir deyim vardır. Olumsuz anlamda kullanılır. İnsan hastalanınca iyileşmek için hapı yutmaz mı? O halde hapı yuttuk denince neden bir şeylerin ters gittiğini düşünürüz? Bizi hap yutacak hale getirecek bir rahatsızlıktır sözü edilen mecaz olarak. Ya da yıllar öncesinden ünlü Matrix filmindeki kırmızı ve mavi haplara bilinci örtülü bir göndermedir. Olur
[devamını oku...]

Share


Aklın Sınır Berisi

1 Nis 2007 | yazar: Sadık Yemni

Aklın Sınır Berisi Aklın sınırında daima iki çıkış bulunur. Bilinç altının giriş kapısı ve daha üst bir farkındalığa ait azıcık aralık duran dev kanatlar. Y. Meyyin 1976 yılıydı, Amsterdam’da o yıllarda dünya çapında ünlü Melkweg’in(Samanyolu) sinema salonuna acaba ne oynuyor diye girdim. Niyetim on beş dakika kadar film seyredip çıkmaktı. Yarım saat sonra başlayacak bir
[devamını oku...]

Share


TÖHAF

1 Nis 2007 | yazar: Sadık Yemni

TÖHAF? Tam Özerk Hayal Film. Sizin film yapım şirketiniz. Tek kişilik bir ekibin planladığı, adım adım gerçekleştirdiği eşsiz filmler için uydurduğum bir terimdir. Yapımcı, yönetmen, oyuncular, stüdyo falan hepsi bir buçuk kilogramlık beynimizin içersindedir. Vücut ağırlığının %2’sini kaplayan beynimiz vücuda giren oksijenin %25’ini kullanır, ama bunun karşılığını da verir. Matematik, fizik formüllerini keşfeden, kalp buran
[devamını oku...]

Share