Hiciv
1 Mar 2010 | yazar: Can Severbir gölge ki karanlığımda parlıyor aydınlıkta seçilmesi zor gözüme güneşin kaçtı gözlerimde güneşin kamaşıyor… bir damla olup okyanusa düşsen okyanus daha güzel olacak gözlerinin içinde
[devamını oku...]
bir gölge ki karanlığımda parlıyor aydınlıkta seçilmesi zor gözüme güneşin kaçtı gözlerimde güneşin kamaşıyor… bir damla olup okyanusa düşsen okyanus daha güzel olacak gözlerinin içinde
[devamını oku...]
ikinci anneme… derin vesselam derin coğrafyam geleceğe bakar elimdeki eksik ayna gözlerine bakar: belki iki farklı ülke iki şehir belki aynı şehrin kültürel farklılığı her
[devamını oku...]
abidin dino’nun şiirinden inebilseydin bu şehre ayağında gittiğin yerlerin tozu yüreğinde eski sızı ela gözlerinde yanıp tutuşan hasretimle kucaklaşabilseydik seninle belki son kez… boynumda sıcak
[devamını oku...]
Kendi ağzından Bir sanat İnsanının Kısa portresi Can Sever 5 Eylül 1989 İstanbul doğumluyum.Lise öğrenimimi Özel Üsküdar Fen Lisesi’nde burslu olarak tamamladım.2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi elektrik-elektronik
[devamını oku...]
nerde duruyor insan bazen yersiz oluyor. giyindim bütün kirden huylarımı gövdeye varmadan önce. ilk hastane yoklamasından beri anılmadı adım yeni doğdum.sana. sana karşı çıplağım tut
[devamını oku...]
ruh ülkesinde her köşede bi , eylül… kendi yolunun çıkmaz sokağı unutulması gereken ve bizi unutmuş bi kadının diline düşen ilk cemre kendisine ser verip
[devamını oku...]
dürtü gürültüsü ve ev şairlerinin üstüne suç işlediği örtü ile örtülü tektaraflı bi görüntü içinde şiir özü ve ölü rolü için bi dize lazım -bu
[devamını oku...]
o yaz çıktığımla yaza çıka aynı şeydi kendime sakladığımla sana söylediğim aynı şeydi seni sevdiğimi yok sayamazdım! ketum bi yazdı gelecek olan ve parmak uçlarında
[devamını oku...]
gözümüzdeki tek kadraj hayat içine sığabilseydik ne mutlu bize dudak mesafesinde donuk zaman aşk motor diyecek kabahatli tarihimize! başrolleri hediye ettiğimiz melekler öldü cesetler kayıp.
[devamını oku...]
deliler hastanesinin ilk konuğu ruh bedenden aykırı haykırışların yatağı iç ülkesinde her köşe başı uçarı lakin, üst üste geçtikçe sıradanlaşan yıllar gözlerimde eski çocuk.kırılgan… gözden
[devamını oku...]
gülmek sana çok yakışıyordu gülüş; tam bedenine göre bi yüz bulmuştu onca vitrin telaşından sonra. gözaçımlık …
ruhevlerinde hangi fırtınalar esti de birlikteliğin evi böylesine yıkıldı oysa dingindi iklim… dün gece ruh ülkesinde hasta bi telaş vardı ağır mesaideydi hevesin
[devamını oku...]
yorumculara hak verilmeye başlanmıştı muhtemel ve onlar dostluğun kumaşını ahkam gibi kesiyorlardı… rüya tabircileri çok düşe yazık ettiler…
sana gözlerimi açtım göz açıp kapayıncaya kadar kapanmayı unuttu güzelliğine daldı şimdi göz boy veriyor baktığına. boyundan büyük suda bakalım boğulacak mı? göz boğulmazsa, boy;
[devamını oku...]
her keşmekeşten sonra içimizde bi insan ölür iki kişiden azalır insan herkes bunu intihar sanar lakin o diri bi zulümdür her yalnızlıktan sonra içimizde
[devamını oku...]
ketum bi yaz zamandan geçti içimiz kapanıyor mesai bitti! dağılabiliriz kendimize… içimiz geçti içinizden size uyanıyor hayal kırıldı! suya düşebiliriz… bi kalp
[devamını oku...]
yol güneş tutmuş sandım gece buz gibi indi üstüme inanmazsın bi bahar önceki istasyondu sonra bi melek dokundu geceye gerisi malum külkedisi
[devamını oku...]
kusurlarını dile getirdiler deli zoruyla. daha hangi hevesi soyunacaktı ki hüzünlü gözaltında kat kat acıydı giyindiği. canı bile acımıştı ruhuna son kelime de geçen yaz
[devamını oku...]
gözlerimiz göze geldi ya bombalar patladı sesimin tellerinde ve ezgiler saçıldı kalbimin açılmadık yerlerine. nota değil heves çalındı kalpten O; beni sağır eden ilk kadındı
[devamını oku...]
gözlerimi kendisine açık açık unuttuğum kadın, kapa bu rüyayı. biz gibi artık rüyalarda birbirinin aynı ekrandaki acı lekesi sildikçe çıkmıyor canımız çıkıyor görüntüden neyse sen
[devamını oku...]
ömrümün tek kanallı zamanı tek bi beyaz gerisi siyah. ‘pazartesi’ günlerine öykünen çocuksu hevesle susam sokağı seansları. ‘perşembe’ akşamlarına konmuş tek taraflı ayrılmaların yazık ‘hoşça
[devamını oku...]
balkonumuzdan düştü melek o eski terzi dükkanımızda terzi?! bizzat kendisi provada perilerin terk ettiği eve pencere olacakmış bi tanrının suluboyasıyla…
gülüşüne takıldı hevesin ipliği… başkasına güldükçe sen çözülüyor ilmik ilmik ve mahrem yerleri görünüyor ruhun utandım içim kapanıyor saklambacında… dişlerine sarıldı hayaletin bedeni… başkasına konuştukça
[devamını oku...]
hoşuma gidiyordu gülüşün ve hoşum, gülüşünden başka kimsenin uğramadığı bir yerdi her güldüğünde rakım: soğuk nüfus sıkkın yazan tabelanın yanından geçip il sınırını çoktan aşıyordu
[devamını oku...]