DUYGUNUN YEŞİLLİĞİ
Kuşların ve çiçeklerin adlarını unutur kiremitler
kesik bacağı taşıyan bir vücut gibi büyüyor kent
hasta kalbim, dolaşmak istiyor eylülün ortasında
bozkırda savrulan kuru bir kenger
Betona, kirece, asfalta hapis edilir duygunun yeşilliği
kurtulmak sanki mümkün değil bu gelişen cilt yarasından
Emekleyen dünyaya, düşüp kalkan sevgiye
kına yakar kalorifer peteği, sakızını yapıştırır sandalyenin altına
Zehirler her akşam vakti göze damlayan zamanaşımını çanaklar
Kapının zili [...]
Blog
DUYGUNUN YEŞİLLİĞİ - Ali Şerik
Zamanım Ağlayacaktı - Ali Şerik
Kibirlice omzuma dokundu sonat
gözümü yumdum, odanın içi ağlayacaktı saadettin ılıcasında
pencereden günbatımının soluk aldığını duydum
kedersiz biri gibi rahat ve huzurluydu
sonra yıldızı kıskandıran dolunay göründü
eteğini yukarı kaldırmıştı göle girerken, dantelli şallından kutup ışığı
ateşböceği ve evler hafiften gerildi, gece vaktinin yorgunluğuna doğru
serin rüzgârın karışık işi yoktu, elinde tırtıl kozası
peri kızların sesini toplar intihar eden uğurböcekleri
tellerin mızrabında gölayağına inen [...]
TOHUM - Ali Şerik
TOHUM
Bakarken vatanın unutulan sokaklarına
bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta
Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası
gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine
sevdiği üstelik uzakta
Onu düşündükçe çocukluğu geçer gözlerimin önünden
Tahta bir atta binmiş el sallıyor annesine
geceleri yetim bırakılmış yedi sekiz yaşları
İlk yıllarında üzüntüleri şeker sanıp yerdi
sitemleri suyu tükenmeyen değirmen
Büyümesini öğrendi meze masasında ağlayan bıyıkların gözyaşında
Büyük insanların dünyalarına girmekten [...]
Adları Eskisinden Daha İnce - Ali Şerik
Çocuklar karışmış sürekli kırmızı kalemle karalanan sicilime
hatıramdaki sokak en az iki adım küçülmüş
iki adım büyümüş sevgim bu dokunaklı şafak vaktine
beni döven çaylaklar ağırbaşlı birer ustabaşı
yolun virajları daha keskin, ayrılık hâlâ acımasız
soba eskisi gibi aç kömüre oduna sıcaklığımıza
okul sırası beklemekte ağabeyimin gizli gizli sigara içmesinde
yollardan evler dikilmiş, damlarda sürekli taşlar
Çocukluğumdaki arkadaşları tanımadım, gözlerinde yüzümü görünce
adları eskisinden [...]
Dilinden öperim tüm sarılmaların - Ali Şerik
Ağrıyan coşkuyu sırtladım
kimi zaman doğum sancıları göbek bağını kesen
kimi zamanda uzun bir mektup yırtılan konuşmaların arasında
Maydanozun yeşili damarı, azaptan akan su arı
Susan ürkekliği taşıyorum
apartmanın boynunda sallanan çamaşır ipleri
her an biri bırakır nefes almasını aramızda
Dar yine kaç, nerde olursa olsun kırlangıç
kanadının tekini bırakıp gider seyir defterinin arasına
sonra vurulur zeytin gibi gökyüzünden
Yasaklanmış çocuk parkı yüklendi kaburgalarıma
kovulduğum kente [...]
Korku - Ali Şerik
Hangi yola sapsan dudakta izmarit
karşısına dikilir aşk putu
oyma kabartmalarda
Ezilen heykellerin hesabını sormakta tarih hocası
Bendeki dehşet terazisinin iki tarafında
sokaklara dökülen açık seçik aşk filmleri
Birde define arayıcısı
yok ediyor toprakta sesini saklayan tarihi
Ne kadar da ezip ufalasan öfkeni
yazgının süzgecinden geçmez ellerin
Ne kadar fazla kalsan evi çevreleyen sokakta
o denli çok siner bireyselliğin ezan sesi tenine
Yemişlerini serp diyor tarihin kaldırımına [...]
Barış Elbet Mümkün - Ali Şerik
Barış elbet mümkün canım kardeşim
yeryüzünde güvercin kalmasa bile
civanperçemi yeşermezse de tahrip ettiğimiz bahçede
kamaşmasa da gözümde sevdiğinin albeni
barış elbet mümkün canım dostum
Barış elbet mümkün canım ağabeyim
mezarlığa şehitlerimiz yakışsa da
kurşun dokunduysa da ocağımızdaki kandile
keşiften geri dönse de yoğurduğum intizar
barış elbet mümkün canım kızım
Unutma ki insanda yatar insanın umudu
dilimiz bambaşka da olsa, yüreğimiz hep aynı dille çarpar
vücudumuzun sıcaklığı [...]
Sövgüye Hazır Değil Akşam - Ali Şerik
Sövgüye Hazır Değil Akşam
Kuru ağaca sığınmış kuş sesini topluyorum parmak uçlarımla
antenlerini bırakıp giden özleme sarıyorum türü tükenen böceği
ağaçlarda serüvenlerini anlatabilseydi, ağlar mıydı sabahlar tarihe dokunarak
cesaretimdeki akasya çiçeğini koparmadan anlatılmıyor nedense acım
Kabuğu soyulmuş, yapraklı budak çoktan unutulmuş, katmerleşir gök gürleyişi
bakamam yüzünü yıkayan başıboşluğa, dilsizliğin kovuğunda [...]