Uyanmak -1

01 Mar 2010

Melike Şenyüksel

UYANIŞ

Uyanmak. Bir iç kanama geçirdiğini fark etmek. Ve farkındalığınla söz konusu kanamaya başka bir ivme kazandırmak aslında olup biten. Farkındalıklarımın sessiz eşliğinde, yağlı bir ilmek kıvamında her şey, boynuma geçirilen.

Biten her şeyin ardından biten şeye dönüp şöyle bir bakıverme geleneğini çiğnemeli mi… diye sordum kendime kısık ses ve yüksek çözünürlüğü olan bir temkinlilikle. Hayır dedim sonra. Önce ezberden gelen bu yanıt, zamanla haklılığını gözüme soka soka meşrulaştıracaktı belki. Yüzleşmenin gerekliliği kime sorsam su götürmez bir gerçekti, tuhaftı aslında. Ağız birliği edilmiş bir kamusal kabul. Muhasebenin dayanılmaz hafifliği. Olup bitenin üzerinden bir kez daha geçmeliydi, bugün işlenenleri evde tekrar etmeliydi bir başka deyişle. Bu bakış hayatımızı şekillendirenlerden kalmış bize. Arkana bir bak. Bıraktıklarınla yüzleş. Sanki yola devam edebilmenin ön koşuluymuşçasına yüceltilen hesaplaşmalar. Yeniye yelken açabilme ehliyetinin ön sınavı. Yola devam diyebilmenin gerek sebebi.

Yaşadıklarını merkeze alıp, diş arasında kalan kırıntılarıyla tekrar tekrar oynayıp, ciddi bir geviş getirme seansı düzenlemek gibi her şey. Teşvik primi de yüksek üstelik. Aman iyi tarifleyelim,  iyi bilelim ne yaşadığımızı ne yaşayacağımızı. Aman yönümüzü yolumuzu bilelim. Eşeğimizi sağlam kazığa bağlamaya yönelelim. Yönelmeyenleri uyaralım hatta ayıplayalım… Bu kadar muhasebe bu kadar hesap bizi ciddi bir bilinmeze taşımıyor mu aslında. Bildikçe bilmeye çalıştıkça bir şeyleri, kendimizi tüm yalınlığımızı reytingi yüksek toplumsal çıkarımlarla allayıp pullayıp unutmuyor muyuz aslında yine kendimiz olanı.

Şablonların hayatı kolaylaştırdığı yalanını itiraf etmeliyiz artık birbirimize. Belki bu kocaman itiraf sonrası aşk geri döner bize ya da izini sürdüğümüz, yüzsüzce mezarını ziyarete gittiğimiz onca esrik duygu konuverir avuçlarımıza, uçuç böceği misali.  Kim bilir?

Acil bir eylem planı hazırlamalı belki de. Kendimize dönüş pusulası gibi bir şey.

Arama motorlarına karşı savaş açılmalı mesela.

Her türlü hazır bilgi paketinden, “Siz yorulmayın, biz sizin yerinize her şeyi düşündük…” patendini taşıyan her şeyden koyu bir refleksle kaçılmalı belki. Her hazır gıda paketi itinayla imha edilmeli, dondurulmamış gıdalarla dondurulmuş kimliklerimizi eritip yeniden dökümlemeli ya da dökümlemeyip serbest sıvısal bir formda Civa Adam misali salınmalı ortalıkta. Belki böyle olunca öteki kavramı da yakamızı bırakır. Kimbilir?

Melike ŞENYÜKSEL

PAGE   \* MERGEFORMAT 2

Dergiler, Fikir Yongalama, sayı_17 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama