İNSAN YÜREĞİ

01 Mar 2010

Ali Şerik

Engin bir deniz yüreği insan, alabildiğine berrak

içinde levrek, denizkızı, kaplumbağa yüzer

dalgası can verir otlara, yıldızlara; güneşle beslenir maviliği

soframıza sunar bereketini, fırtına sırtlarken tekneleri

denizatları kıyıdan kıyıya köpüklerinde koşturur

ara sıra uçan balık uzanır denize dokunan gökyüzüne

yüzünü vurur derya perçinleşmiş sahile

işte insan yüreği böyle, karanlık yanı başka şiire

Engin bir orman yüreği insan, kuşanmış yeşilleri

el elde, tohum tohumda döllenir

bir pençe uzanır böğürtlene, geyik izine

bilemem kaç yıldan beri ismini duymadığım çiçek

bey çiçeğini açar, ölümsüzlüğe meydan okurcasına

ormanın gizli yerinde, tenha yerinde yaşamın

işte insan yüreği böyle, karanlık yanı başka şiire

Berrak bir dağ yüreği insan, tanrıların koltuğu oraya kurulur

soğuk suyunda yıkanır efsun

sütunundan kartal uçar, dağ keçileri yerleşir manşetine

serhat bulut bulut yıldızlara dokunur

ya da kurur yolunda düşen esma, ikbal kalmaz

kasvet çoğalır, kenger kurur, bukle görünmez

yamaçlarında yalnızlığın yuvası, dağ kaplanı ölür kayalarında

işte insan yüreği böyle, karanlık yanı başka şiire

İnsan var ki yavrusunun yuvasından kaçışına düşer

emzirdiği geçmişine kilitlenir

insan var ki duyulmayan bir inziva

hasreti zehirli kuşak, mistikli şiir, teslimiyetçi sefalet

insan var ki sevdada bereketli kıpırdanış, kahredici burcu

bolluğun iğneli oyası, çarşıda gülen iğfal

İnsanım senin sokağını kim böyle döşer

çiçeklerin renginde, dostluğun parmak izinde

işte insan yüreği böyle, karanlık yanı başka şiire

Dergiler, sayı_17, Şiir | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama