Hüzünle Saçını Ören Kıza Gömüldüm

01 Mar 2010

Ali Şerik

Hüzünle saçını ören kıza gömüldüm

saçını tarayarak dururdu yılın ilk gününde

sesin tohumu tepeye çıktığında ormana dokunurdu

gazetede bir türlü eskimeyen bilmeceyi çözerdi

ölümün falına bakan haberlerden kurtulamadı

Ölüm çoğalmak için kendi rahminde

yoksulluğu çağırır, döllenmek için gurbette

kimin cenazesine katılır hastalığa yenilen beden

kimin ölüsü tabutun çivisine taşınır

hasret eşarbın püskülüne gömülür

hüzünle saçını ören kıza gömüldüm

Meğer Cemal ağabeyimiz ölmüş hastalığa yenilerek

kendi tabutumun başına birikmiş bizim içimizde

yaşanmayan zaman hiçbir şeyi geri vermez

belki biraz acı çekme, biraz yüreğe sıkılan bir hıçkırık

onun için ağlarken bile güzeldi kızlar

Zaman ırmaktaki su gibi akıp gider

hafızasını yitiren bedenden

hüzünle saçını ören kıza gömüldüm

Susar mezarlık, gözyaşını döker işçi arkadaşları

yalnız mezar taşındaki ölüm tarihi okunur ayda yılda

sonra biri söküp atar mezarı

hiç yaşamamış gibi tarihin hatırlamadığı külün üstünde

bazen delgeçin açtığı delik daha anlamlı olur

hüzünle saçını ören kıza gömüldüm

Dergiler, sayı_17, Şiir | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama