Esinti

15 Haz 2009

Yeter Akın

Oraya ne bir geçit ne bir yol var
Merdivensiz bir kat
Boş değil
Karanlık, ağır ve dolu bir odası var

Benimkisi aslında sadece bir sezi
Fark edilmiyor pek dışarıdan
Belkide boş
Ancak verdiği his ağır hemde çok ağır
34 kişininin kaldıramayacagı büyük bir piramit taşı kadar
Dahada ağırlaşabilir…

Orada toz dumana karışıyor
Verilen bütün emekler boşa çıkıyor…

Dökülen göz yaşları
Kızaran gözler neyi ifade eder, neyi fark ettirir

Toprakla bütünleşmeden atılan bütün adımlar boşa atılan adımlardır
Oysa hepsi o kapkaranlığı delmek
Sensizliğin ağır kütlesini dağıtmak için degilmiydi?

Acının izini silmek için, yazılıp çizilmiyor mu kalplerden gelen sözler
Duyguların seli değilmi cümlelere dökülen
Can havliyle kaçarken oltanın teline takılan son bir umut
Son çırpınış değildir belkide….

Bazen hayatın kıyısına vurur umutlar
Belkide bir martının kanatlarında yeniden zamanın sonsuzluguna değil
Bir gün sonlanacağına inat bügünü, dünü ve yarını heybesine alıp yola tekrar devam edersin.

O his belkide keskin bir bıcak
Hayat ve zamanın kılcal damarlarını birbirinden ayıran…
Kemikleşmiş düşünceleri kıramayan….

Dergiler, sayı_14, Şiir | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

1 Yorum yapılmış, “Esinti”

  1. 01

    Ne güzel bir şiir :)

    handan kalsın, 16 Haz 2009 11:47 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama