Sağlıklı Yaşam Koşusu

01 Şub 2009

Hürrem Efe

On sekiz yıl önce altmışl yedi kilo olarak geldiğim Hollanda’da yüz iki kiloya çıkmıştım.

Eve aldığım üç tartı aracı da, ağırlığıma dayanamayarak bozulduğu için, son günlerde kaç kilo geldiğimi bilemiyordum. Oysa işsiz kalmadan önce seksen beş kiloydum. Hiç değilse bu kiloya düşebilmek için, zayıflamanın yollarını arıyordum.

Böylesine çıkmazda olduğum günlerde, Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda sağlıklı yaşam koşusu konulu bir konuşma beni çok etkilemşti. Belki yüz iki kiloluk gövdemle tek başıma koşmam, ürkütülmüş mandaların sıcakta koşmalarını andıracaktı. Yeterki kilolarımdan kurtulayım, ona da razıyım. İşin ilginç yanı o güne kadar hiç sağlıklı yaşam koşusu yapmamıştım.

Kapı komşum Kees ve eşi ara sıra değişik giysilerle, yakınlarımızda bulunan ormana doğru koşarlardı. Doğrusunu söylemek gerekirse, o güne değin onların neden koştuklarını bilmiyordum.

Bir gün bizim bahçenin yanından geçerlerken, Kees şakayla karışık:

-Hadi sizde gelin koşmaya, dedi.

Bu çağrı ile yaşamımda yeni  bir dönüm noktası açılmıştı. ‘Açılmıştı’ diyorum ama, siz yine inanmayın. Çünkü bu koşu yüzünden neredeyse Azrail’le tanışacaktım. Zorla da olsa doksan kiloluk eşimi de bu koşuya razı etmiştim. Ama daha elli metre koşmadan başındaki başörtüsü yere düştüğü için söylenerek geri döndü. Kees ve eşi önde ben arkada ormana yaklaşırken patdadak yere düştüm. Oysa beşyüz metre ancak koşmuştum. Evden  ormana kadar altı yüz metre olduğunu Kees söylemişti. Soluk alamıyordum. Bu soluksuz kaldığım birkaç saniye içinde kalbim durmuş, ruhum on metre kadar gökyüzüne çıkmıştı! Kees’ten önce eşi yokluğumun farkına varmış olmalıydı. Neden sonra yerde kıvrılmış gövdemi görebildiler. Koşarak yüz seksen derecelik bir açıyla yanıma, gelmelerini uzaktan görebiliyordum. Adının Marmi, Meri mi, Mariyan mı olduğunu bir türlü öğrenemediğim Kees’in eşi, yapay yolla ağzımdan hava vermeye çalışıyordu. Yine de Kees’in ambulans çağırmak için koştuğunu  sezmiştim. Az sonra ambulans geldi. Ve beni hastaneye götürdüler.

 

İki hafta sonra eve döndüğümde, gerçekten kilo vermiştim. Hem de yirmi kilo birden. Ne var ki sağlıklı yaşam koşusuyla değil de, doktorların uyguladığı diyetle olmuştu bu. Hollandalılara benzemek, onların yaptıklarını yapmaya kalkmak doğrusu bizim harcımız değildi. 

 

Birgün, yine şeytana uydum, ‘Hiç değilse şöyle iki yüz elli metre koşayım’ diye çıktım. 

Bir de baktım, eşim de badi yavrusu gibi arkamdan geliyor. İki yüz elli metre gittikten sonra durdum. Çünkü doktorlar ilk günler iki yüz elli metrenin üzerine çıkmamın sakıncalı olabileceğini söylemişlerdi. Ne var ki eşim, benim durumuma aldırmadan koşmayı sürdürdü. Şaşkınlığım geçince arkasından bağırdım, ama onu durduramadım. Oysa daha önce başıma gelenleri eşime anlatmıştım. Arkasından koşmayı göze alamdağım için hızlı hızlı yürüyerek ormana doğru ilerledim. Onun da benim gibi pat diye düşeceği içime doğmuştu. Ormana girdiği halde, yine de koşmasını kesmemişti. Ağaçların arkasında onu kaybedince ben de koşmaya başladım. Üç hafta önce, çemberi kırılmış bir fıçı gibi düştüğüm yere yaklaşırken, istemeyerek duraksadım. O yeri düşmeden geçtikten sonra, yeniden koşmaya başladım. Sağlıklı yaşam koşusuna çıkmış iki Hollandalı kız orman yönünden koşarak hızla yanımdan geçtiler. Soluk soluğa ormana girdim. Biraz daha koşsam bayılacağımı anlamıştım. Durdum. Ellerimi dizlerime dayayarak bir süre öyle kaldım. Hemen yanımdaki ağacın altına, sırtüstü yatmış eşimi gördüm. Zorlukla yanına giderek, dizlerimin üzerine çöktüm. Ama konuşamıyordum!

Bulunduğumuz ağacın altına sessizce gelen polis aracına o sıra farkettim. Aracın durmasıyla eli tabancalı iki polisin çıkması bir oldu. Bir polis yan taraftan bana yaklaşırken, ötekide iki eliyle tuttuğu tabancayı benden ayırmıyordu.

-Eller yukarı! dedi.

Dergiler, Öykü, sayı_12 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

2 yorum yapılmış, “Sağlıklı Yaşam Koşusu”

  1. 01

    Hurrem Efe, ‘gurbetci’ yi anlatirken hem gulduruyor hem de kulturfarklarina cok yumusak bir sekilde parmak basiyor. Okudukca hem guluyor hem de ustaligina sapka cikariyorum.

    atilla, 09 Şub 2009 22:08 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    2 sayıdır sessizliğinizi koruyorsunuz ama özledik yahu :)

    handan kalsın, 16 Haz 2009 10:16 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama