Çekmek Mümkün mü Sevdasızlığı

2 Eki 2008 | yazar: Ali Şerik | Kategori: Dergiler, sayı_10, Şiir

Nereye gidersem gideyim, hangi musluktan su içersem içeyim

izim çözücünün kimyasında bırakır ışığın demir dökümünü

kasket susar, konuşur etin çürümesi, dikerler hikâyelere delgiçle öfke

kimlik fotoğrafı birikir yazıcıların tozlanmış masalarında

nefesin son durağında şemsiyeyi katlayıp bir kenara bırakır bu yaşam

Ustaların günleri de kısaldı, çatlamaya başlamış bastonu

kurumuş müşterilerin getireceği tarçın kokusu

çarçabuk silinir fotoğraftaki iz, dökülür sakalı duvar dibine

duralamadan boşaltır yaşam yüreğimdeki kovayı, sandalye boş kalır

eski imzanın kurşunu dokunmaz kâğıdın diline, geliştirici kelime etmez

yürüyüşüm ağırlaşır çırağı biten mesleklerde, pamuk tarlası gibi dökülür gece

mermerin üstündeki son tarihim sebepsiz kalır, kimse anlamaz tarlakuşunu

dağılır yürekteki vurgunluk, unuturum seviştiğim kadını, yakılır son fotoğraf

Resmini çekmek mümkün mü yüreğimde oynayan özlemin ayak bileklerini

hücreli aynalarda kederi üşüyen kâmilin titremesini surların dibinde

çekmek mümkün mü sevdasızlığı, yaşlanmanın dökülen parmaklarını

ölümü beklemenin bitemez tükenmez zamanını solan bedenin kemalinde

Share

One Comment to “Çekmek Mümkün mü Sevdasızlığı”

  1. handan kalsın diyor ki:

    Farklı bir şiir çalışması umarım daha fazla bekletmezsiniz bizi :)

Leave a Comment