İmparatorluktan Sonra

01 Haz 2008

Kitap Biti

Kitap biti bu sayıda sizlere Emmanuel Todd’un İmparatorluktan Sonra adlı kitabını okumanızı tavsiye ediyor.

imparatorluktan sonraGelecekte Amerika’nın dünyadaki yeri ne olacak? Todd’a göre bir Amerikan İmparatorluğu olmayacak. Çünkü dünya o kadar geniş, o kadar çeşitli ve dinamik ki bir tek gücün hakimiyeti düşünülemez. Dünyamızı her geçen gün değiştiren nüfussal, kültürel, sınai, parasal, ideolojik ve askeri güçler incelendiğinde Amerika’nın yerinin pek de sağlam olmadığı anlaşılıyor. Todd bu kitapta bir zamanların tartışılmaz süper gücünün yakın gelecekte kaçınılmaz olarak nasıl düşüşe geçeceğini çok disiplinli bir yaklaşımla belirliyor. ABD bir zamanlar dünyadaki dengelerin oturması için kaçınılmaz bir öneme sahipti; oysa şimdi dünyayı haraca kesmeksizin kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldi. Güçsüz ve çapsız ülkelere karşı girişilen askeri saldırıların nedeni de işte bu düşüşü maskelemek. “Terörizme karşı savaş”, “şer ekseni” gibi kavram ve deyişler, bu harekatların bahaneleri. Avrupa, Rusya, Japonya ve Çin gibi büyük iktisadi ve stratejik etmenleri artık denetimi altında tutamaz hale gelen Amerika dünyaya tek başına hakim olma oyununu kaybedecek; yeniden sahneye döndüğündeyse gücü diğerlerininkinden hiç de fazla olmayacaktır.
Kitaptan seçme önermeler:

1 – 11 Eylül saldırısı sonrasında Amerika’nin (Amerikalıların) kafa yapısı belli oldu. Joseph Nye’nin Soft Power adlı yapıtında yazdığı şeyin gerçek olduğunu kavradık. Amerika sadece silahının gücüyle yönetmiyor, değerleri, kurumları ve kültürüyle dünyaya egemen oluyordu. Kısacası bizim Amerika’nın gönüllü köleleri olduğumuz ortaya çıkmıştır.

2 – Amerikan dış siyasetini yönlendiren gizemli etken onun sahip olduğu aşırı güç değil, içine düştüğü zafiyettir. Amerika’nın baştan aşağı yanlışlarla dolu, saldırganlık üzerine kurulmuş stratejisi, tek güç şımarık tavırları ancak bu yetersizlik korkusuyla açıklanabilir.

3 – Eğitim düzeyini artırıp nüfusunun gelişimini sağlamış ve demokrasisini kurmuş ülkeler, Amerika olmadan da yaşayabileceklerini görmeye başlamışken ABD diğer ülkeler olmadan yaşayamayacağını anlamıştı.

4 – Demokrasi zayıf olduğu ülkelerde giderek güçlenmekte, güçlü olduğu ülkelerde ise zayıflamaktadır.

Bir yardımcı kitap:

captive stateİki hafta önce, the Telegraph, benimsenmesi halinde yeni bir terörist saldırıyı engelleyeceğini öne sürdüğü, “Britanya kimliğinin 10 temel değerinin” listesini yayımladı. (6) Bunlar bağrımıza basmayı tercih edeceğimiz değerler değildi, ama “kimliğimizin tartışılmaz bileşenleriydi”. Bunların arasında, “kraliyetin parlamentodaki egemenliği” (“Lordlar, Avam ve kraliyet bu topraklardaki en üst yetkeyi oluşturur”), “özel mülkiyet”, “aile”, “tarih” (“Britanyalı çocuklar … bir dizi muazzam ulusal başarıyı miras alırlar”) ve “İngilizce’nin konuşulduğu dünya” (“11 Eylül 2001’deki acımasız saldırılar yabancı bir ülkeye karşı değil, anglodünyaya karşı düzenlenmiştir”) yer alıyordu. Bu tartışılmaz talepler teröristlerinkinden o kadar da farklı değil. Ebedi bir halife yerine ebedi bir monarşi. İslami bir tarih görüşü yerine Eton usulü bir tarih görüşü. Ümmet yerine, anglodünya.

5 – Evrensel terörizim kavramı sadece, sürekli savaş halinde olacak bir Eski Dünya’ya gereksinimi olan Amerika Birleşik Devletleri’nin işine yaramaktadır.

6 – Toplumların belli bir modernleşme sürecinden sonra barışı sağladığı ve erktekelci olmayan, çoğunluğun kabullendiği bir yönetim şekli oturtmayı başardıkları görülmektedir.

7 – ABD’den, yeniden diğer ülkelerden farksız liberal ve demokratik bir ülke olması, askeri kadrolarını azaltması ve after the empiredünyada barışın sağlanmasına katkılarından dolayı kendisine minnettar olan dış dünyanın takdirini toplayarak hak ettiği emekliliği alması istenecektir.

8 – İmparatorluk Boyutu: ABD İmparatorluğu! Atina’ya mı, Roma’ya mı benziyor?
9 – Hiç kuşkusuz ABD ilk zamanlarda dünyanın büyük bir bölümüne barış ve refah getirme iddiasında tamamen haklıydı.

10- Rakamlar (Sayfa.74) bize büyük ya da küçük servetlerin üretimle değil, dış dünya üzerinde kurulan siyasi egemenliğin sonucunda elde edildiğini anlatmaktadır.

11- Evrensellikten uzaklaşma: Amerikalılar, bazı yabancıları kendilerinin benzeri ve eşiti, bazılarını da kendilerinden farklı ve aşağı görüyorlar. Avrupa ne kadar evrensel?

Dergiler, Kitap, sayı 8 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama