E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım

01 Haz 2008

Efe Babacan

E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım

 

Amerika da 10 bin nüfuslu bir kasabada yaşayınca satın almak istediğiniz ürünleri bulmakta zorlanabiliyorsunuz.Bende arkadaşımın tavsiyesi ile almak istediğim fotoğraf makinesini E-bay e bakarak buldum.Hemen kendime bir hesap açtım ve heyecanla arttırmaya katıldım.Gittigidiyor.com a benzeyen ama bu web sitesinin çok daha gelişmiş ve organize olmuş bir versiyonuydu E-bay.

   Kısa bir zaman içinde açık arttırmalar katılarak aldığım ürünler dışında siteyi her gün saatlerce inceledim ve artık sadece almak yerine kendiminde bir şeyler satabileceğine karar verdim. Öncelikle evde satmak istediğim eşyaların teker teker fotoğraflarını çektim, daha sonra özenle ürünün tanıtımını, özelliklerini postalama ücretini bildiren listeler yapıp, bu listeleri açık arttırma usulü satışlara sunarak büyük pazardaki küçük yerimi aldım. Düşük bir bütçem olduğu için pazardaki devlerle mücadele edemeyeceğimi, Türk zekâmı kullanarak son derece yaratıcı olmam gerektiğini biliyordum…

  

Araba mezarlığı

 

İlk iş olarak araba mezarlığına giderek, oradaki tüm hurdalaşmış arabaların plakalarını tornavidayla söktüm ve 180 adet plakayla eve geri döndüm. Bu tozlanmış plakaların hepsini tek tek yıkayıp, fotoğrafını çektikten sonra E-bay de listeledim ve tanesini 3 ila 45 $ arası sattım. Araba plakası diye geçmeyin, başta Avustralya, Kanada, Amerika, Japonya olmak üzere dünyanın birçok yerinde araba plakası koleksiyonu yapan kişilerin kurduğu cemiyetlere rastladım. Bu cemiyetlerle yazışarak, dünyanın dört bir tarafına araba plakası sattım. Artık sinemaya gitmek veya alışveriş merkezine gitmek yerine araba hurdalıklarında dolaşıyordum. Oturduğum bölgedeki tüm araba hurdalıklarını gezmiş ve kendimi son derece yorgun hissederken yakın bir arkadaşım beni hafta sonu için Scottsdale a çağırdı.

 

Kimi golf oynar, kimi top toplar

 

Arkadaşımın ısrarlarıyla hiç ilgilenmediğim bir oyun olan golf oynamak için golf klubüne gittik ve orda aynı araba hurdalığında olduğu gibi aklımda bir şimşek çaktı. Yeni fikrim golf klublerinin etrafında dolaşıp, golf toplarını toplamak ve satmaktı. Bir iki saatlik bir yürüyüşle sağa sola atılmış yüzlerce golf topunu plastik torbalara koyarak topladım ve satışa sundum. Araba plakalarındaki başarı elde edilmese de sıfır maliyetle satılacak yeni bir ürün bulmuştum. Buradan kazandığım üç beş kuruşla, Amerikanın en kaliteli battaniyesi olan orijini Oregon dan gelen rengârenk üstünde Kızılderili motifleri olan Pendleton battaniyelerini ve toptan dvd filmler aldım.

  Artık daha çok ürünle hizmet verirken, yavaş yavaş feedbacklerimi arttırıyordum. Feedback İngilizce bir kelime olup, geri dönüşüm veya yorum gibi anlamlara gelmektedir. Sattığınız her ürün için, alıcı size pozitif veya negatif yorum bırakır. Eğer alıcıya gönderdiğiniz ürün, yazdığınız özelliklere uyuyorsa, kırılmadan, dökülmeden vaad edilen sürede alıcının eline geçmişse pozitif feedback almamak için bir nedeniniz yoktur. Altı ay gibi kısa bir sürede 450 feedback e ulaşmıştım. Bu da günde ortalama 7 ürün sattığımı ve bu ürünleri postalamak üzere haftada 4 defa postahaneye gitmem gerektiğini gösteriyordu. Sıfır maliyetle satmaya başladığım ürünlere, birçok kaliteli tekstil ürünleri, hediyelik eşyalar, dvd, beysbol şapkaları, beysbol kartları, fotoğraf makineleri, compact flash cardlar, tablolar gibi değişik ürünler eklemiştim.

   250 pozitif feedback yaptıktan sonra, trading assistant dedikleri yani ticari asistan olup, başkalarının eşyalarını satmaya başlamıştım. Vakti olmayıp veya E-bayde ayrıntılı şekilde listeleme yapmayı bilmeyen kişiler bu ticari asistanları arar ve satmak istediği ürünleri onlara belli bir yüzde vererek ticari asistanlar aracılığıyla satarlardı.

 

Ticari Asistanlık ve Rüya Takımı yaratmak

 

   Artık sadece kendi ürünlerimi değil, başkalarının da ürünlerini satıyor ve her gün postaneye gidiyordum. O sıralar yaptığım işi bırakarak yanıma 2 kişi almış ve E-bay e 4 elle sarılmıştım. Artık paketleme, postalama ve müşteri sorularını cevaplama işlemleriyle yanımda part time çalışan 12 yaşındaki öğrenci Oliver ve 64 yaşındaki emekli asker Steve uğraşıyordu. Biz artık E-bay in rüya takımıydık. Yanımda 7 den 77 ye insanlar çalışıyor diyerek, daha da büyümek için can atıyordum. Önemli olan kimsenin aklına gelmeyecek ilginç ürünler ve bu ürünleri iyi fiyatlara bulmaktı. Diğer E-bay satıcılarını ve E-bay online dükkânlarını incelediğimde çok değişik ürünler dikkatimi çekmişti. Mesela eski kız arkadaşının çıplak fotoğraflarını satanlar, sokakta sıradan bir insanla akşam yemeğine gitmeye hak kazanmak, boş bir kavanozun içinde Brad Pitt in Malibu da soluduğu hava, Jennifer Aniston un çiğnediği sakız, Meksika da bir masaj salonunda kullanılmak üzere hediye kuponları, dünyanın dört bir tarafında satılan Lacoste t-shirtleri, ipod ve psp gibi ürünleri satan toptancıların iletişim listeleri…

   Uzun yıllar yurtdışında bulunup, gurbet özlemi çeken biri olarak, Avrupa Yakası gibi dizilerden tutun da, tüm Türk filmlerini E-bayden satın almış ve izlemiştim. İşin güzel tarafı bu filmleri izledikten sonra, aynı fiyata satabilmekti.

 

         E-bay Mahkemelerinde davalıda oldum, davacıda

 

   Almak ve satmak bir tutku haline dönüşmüştü.500 pozitif feedbackimi tamamladıktan sonra E-bay den bana tebrik belgesi gelmiş ve bu belgeyi çerçeveletip evime asmıştım. Her gün saatlerce yaptığım E-bay araştırmalarına devam ederken, 4 müşteriyle E-bay mahkemesine çıkmıştım. Bu tip mahkemelerde sanal ortamda olup son kararı E-bay otoritesi veriyordu. Satın aldığım compact flash cardlar sahte çıkınca e-bay mahkemesine çıkmış ve satıcıyı dava etmiştim. Bir defasında da geç postalanan bir magazin dergisi yüzünden bu sefer davalı olmuştum…

  

        E-bay Üniversitesi,  Konferansları ve Posta Ofisi kolaylıkları

 

   E-bay her sene Amerika da başka bir şehirde toplanarak, on binlerce kişinin katıldığı devasa konferanslar düzenler ve bu platformda birbirlerinin stantlarını gezerek, fikir alışverişinde bulunurlar. Amerikan Posta Ofisinden de büyük destek alan bu kuruluş, E-bay de ürünlerini pazarlayan kişilere, posta bilgilerini bilgisayarda kaydedip, etiketlerini yazıcıda basarak postahane kurumunu aracı kullanmadan, satıcıların ürünlerini kendi kendine postalama ayrıcalığında bulunmuştur. Ürünü hangi yolla (ekonomi, yurtdışı, medya, express) seçeceğini belirledikten sonra, ürünün ağırlığını ekrandaki forma girip, ne kadar ücret ödeyeceğinizi gösteren posta etiketini basıp, içinde ürün bulunan paketin üstüne bu etiketi yapıştırıp, postaneye bırakmanız yeterlidir. Artık uzun uzun postahane sıralarında beklemeye gerek yoktur.Aynı şekilde bu belgenin üstündeki rakamları usps.com a girerek, ürünün hangi saatte, hangi şehirde, varılması gereken yerde ne zaman olacağı hakkında bilginiz olur.

   

    Konferanslar dışında E-bay Üniversitelerininde kurulduğunu biliyorum ama bu konuyla ilgili bir araştırma yapmadım. Bence Amerikalılar her şeyi paraya dönüştürmekte, çeşitli sektörler yaratmakta, yoktan var etmekte usta insanlar, her ne kadar biz onları spor ayakkabılı, rahat kıyafetli, zekâ seviyesi düşük insanlar olarak görsek de!

Soba Skandalı ve Starbucks taki Köstebek

 

   Postalama işlemlerinde en çok soba satışında zorlanmıştım.Bir kargo şirketiyle anlaşarak, 3 kişi yerinden kaldıramadığımız 4000 dolarlık sobayı, Amerikanın en güney eyaleti New Mexico dan en kuzey eyaleti Wisconsin’e 400 dolar karşılığı yollamıştım.

   Harman marka adlı soba piyasadaki tekeli oluşturmaktaydı.2005 senesinde piyasaya yeteri kadar soba sürmemişler, arz ve talepte büyük bir patlama yaşanmış ve tüketiciler aylarca yeni sobalarına kavuşmak için beklemişlerdi. Amerika gibi süper bir devin yaşadığı soba skandalı gerçekten kulağa komik geliyor.

   Soba gibi son derece ağır ürünler yanı sıra Starbucks kahve etiketleri kadar hafif ürünlerde satmıştım. Postalama ücreti sadece 30 cent olan Starbucks meraklıları tarafından kapış kapış gitmişti. Sadece bu stickerları ele geçirmek için 1 ay boyunca Starbucks da part time çalışmıştım.

 

E-bay’de Türkler

  E-bay, e-bay dedik ama ya e-bay deki Türkler, bundan hiç bahsetmedik. Her yerde olduğu gibi, E-bay de başta Amerika, İngiltere ve Almanya olmak üzere ürün satan birçok Türk var. Türklerin sattığı ürünleri genelde halı, fes, çay bardağı, semaver, eski paralar, antik eşyalar, Türk filmleri, posterleri, nazar boncuğu, tespih olarak sıralayabiliriz.

 

En önemli soru! Gölde tutulan balıklar satılır mı?

 

   Vaktimi araba hurdalıklarında, golf klüblerinin etrafında dolaşarak, starbucks kahve etiketleri almak için Starbucks da çalışarak harcamıştım. Sonuçta 1 sene boyunca her türlü araştırmayı yapmış, birbirinden değişik 64 ürün satmış, sene boyunca satış ve kar istatistiklerini izlemiştim. Artık sorulacak tek bir soru vardı. Listeleme ücreti, postalama ücreti,  harcanan zaman ve emek, satıştan sonra E-bay in aldığı final satış komisyonu ve tüm bunlar karşısında yapılan kar. Bu işten zaman zaman iyi para kazansam da kendimi Migros un yanında ayakta durmaya çalışan bakkal Kemal Amca gibi hissetmiştim. Bakkal Kemal Amca gibi kepenkleri indirdim, çıraklarımla vedalaştım ve pazarı devlere bıraktım. Artık sadece balık tutmaya gidecektim, bilgisayarın başında müşterilerin sorularını yanıtlamak, yeni listeler yapmak yerine. Aklımda gene bir soru işareti belirmişti. Gölde tuttuğum balıkları E-bayde satabilir miyim?

Dergiler, sanal oda, sayı 8 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

2 yorum yapılmış, “E-bay: Yağ satarım, Bal Satarım”

  1. 01

    Girişimci ruhunuz anlatımınıza hoş bir biçimde yansımış. Üslubunuzu koruyarak deneyimlerinizi bu şekilde paylaşarak tamamlayacağınız bir kitabın ilgiyle okunacağından şüphem yok. Güncel bir erkek veya kadın dergisindede kendinize yer edinebilirsiniz.

    Handan Kalsın, 04 Nis 2009 09:39 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    Öncelikle yazınız gerçekten çok güzel bir türkçeyle yazılmış. Anlatıkklarınızı baştan sona kadar okudum. E-bay satış tecrübenizi bizlerle paylaştığınız için teşekkürler.

    Omer, 03 Haz 2009 11:50 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama