TOHUM

01 Nis 2008

Ali Şerik

TOHUM

Bakarken vatanın unutulan sokaklarına

bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta

Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası

gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine

sevdiği üstelik uzakta

Onu düşündükçe çocukluğu geçer gözlerimin önünden

Tahta bir atta binmiş el sallıyor annesine

geceleri yetim bırakılmış yedi sekiz yaşları

İlk yıllarında üzüntüleri şeker sanıp yerdi

sitemleri suyu tükenmeyen değirmen

Büyümesini öğrendi meze masasında ağlayan bıyıkların gözyaşında

Büyük insanların dünyalarına girmekten öylesine korkardı ki

yalanlar kuyusuna atılmasını yeğlerdi hep

Şimdi düşünmemek için durmadan

radyodaki tüm haber bültenlerini ezberler

Kan damlıyor tekrarladığı tüm cümlelerden

kısa ömrüne daha ne kadar hicran sığar

Taşıyor dudaklarından ölümün akrep kuyruğu

Şimdi tekrar oralardan ayrılıyorum

dostumun kederli ve sıcak gözlerine

baharda haberler toplamak için

Oralardan uzaklaştıktan sonra

serçe gibi sekerek girmiş güneş

yüreğindeki kara tohuma

Dergiler, sayı 7, Şiir | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

1 Yorum yapılmış, “TOHUM”

  1. 01

    Ali Bey,
    Şu dizlerinize özellikle vuruldum:

    ”Bakarken vatanın unutulan sokaklarına/
    bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta/
    Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası/
    gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine/
    sevdiği üstelik uzakta
    (…)
    baharda haberler toplamak için/
    Oralardan uzaklaştıktan sonra/
    serçe gibi sekerek girmiş güneş/
    yüreğindeki kara tohuma.”
    Elinize sağlık…Şiir ahhhh ŞİİR!.. Ne kocaman bir dünyasın sen; lütfen, al bizi ışığına!

    Osman Özbaş, 04 Nis 2008 16:29 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama