Blog

TOHUM - Ali Şerik

Kategori: Dergiler, sayı 7, Şiir   00:39   80 kez okundu

TOHUM

Bakarken vatanın unutulan sokaklarına

bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta

Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası

gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine

sevdiği üstelik uzakta

Onu düşündükçe çocukluğu geçer gözlerimin önünden

Tahta bir atta binmiş el sallıyor annesine

geceleri yetim bırakılmış yedi sekiz yaşları

İlk yıllarında üzüntüleri şeker sanıp yerdi

sitemleri suyu tükenmeyen değirmen

Büyümesini öğrendi meze masasında ağlayan bıyıkların gözyaşında

Büyük insanların dünyalarına girmekten öylesine korkardı ki

yalanlar kuyusuna atılmasını yeğlerdi hep

Şimdi düşünmemek için durmadan

radyodaki tüm haber bültenlerini ezberler

Kan damlıyor tekrarladığı tüm cümlelerden

kısa ömrüne daha ne kadar hicran sığar

Taşıyor dudaklarından ölümün akrep kuyruğu

Şimdi tekrar oralardan ayrılıyorum

dostumun kederli ve sıcak gözlerine

baharda haberler toplamak için

Oralardan uzaklaştıktan sonra

serçe gibi sekerek girmiş güneş

yüreğindeki kara tohuma

Facebook'a ekle Facebook'a ekle

1 Yorum »

  1. Osman Özbaş

    Ali Bey,
    Şu dizlerinize özellikle vuruldum:

    ”Bakarken vatanın unutulan sokaklarına/
    bir kahve fincanı içinde, sığındım eski bir dosta/
    Yüzündeki yara izi, kesik yeşil elma parçası/
    gömmüş çekirdeğini sevdiğinin yüreğine/
    sevdiği üstelik uzakta
    (…)
    baharda haberler toplamak için/
    Oralardan uzaklaştıktan sonra/
    serçe gibi sekerek girmiş güneş/
    yüreğindeki kara tohuma.”
    Elinize sağlık…Şiir ahhhh ŞİİR!.. Ne kocaman bir dünyasın sen; lütfen, al bizi ışığına!

    Yorum — 04 Nisan 2008 @ 16:29

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın