Yolculuk

01 Şub 2008

Fatih Öz

Dünya’yı terk edeli ben deyim 5 , siz deyin 7 gün oldu ama öldüğünü 2. dakikada fark etmek yalnızca filmlere özgü bir şeymiş. 3 hafta kadar “Yok canım , olur mu hiç , felç falandır.” diye düşündüm. Neyse sonra elime Cumartesi akşamı için bir parti bileti geldi : Hem de cehennemin dibine!

“Listede adım var? ; Bir daha bakın : Yok mu?”

Ölüm meleğine “Bi’ saniye , şu çalının arkasına tuvaletimi yapıp dönüyorum” diye yalan atıp Cennet’in kapısında şansımı deneyim dedim ; olmadı tabi. “Bir arkadaşa bakıcam” deyip neredeyse saymadığım ‘Unicef Barış Elçisi’ kalmadı ; yemediler ; çünkü hiçbiri içerde değilmiş : Dalai Lama dahil. Ooommmm. Neyse…

Megaptera novaeangliae*

Daha sonra bizimkiyle “aşağıya doğru çıkan” bir asansöre biniyorum. Kazayla “Pardon ama cennete kimler vardı?” diye sordum :
“Sıkça Sorulan Sorular Klavuzu elinize ulaşmadı mı?“
Tanrım , ne sevimli bir ses tonu bu! Bu kadar tatlı birisi için fazla yorucu bir meslek diye geçiriyorum aklımdan. Daha sonra içerisinin Hollandalı eşcinsellerin ve balinalarla dolu olduğu söylüyor : Hesap-kitaptan uzak , gerçek iyilermiş.

Asansör 3 kişiliktir :

Asansörün motoru biraz soğusun diye 5. katta kısa bir mola aldık.
“Kusura bakmayın ; elime klavuz falan ulaşmadı. Hazır durmuşken birkaç şey daha sorabilir miyim?”
“Kusurunuza bakmam ama danışman değil Azrail’im ve sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Yalnızca 2 soru daha ; anlaştık mı bayım?”
Bu adam gerçekten tam bir centilmen , sürekli siyah giyinen bir karizmatik.
“Tamam , ilk soru : 5. ve 6. kattakiler neyle cezalandırılıyorlar?”
Güldü : “Bu 2 soru etti ama.”
Cesaret alıp elimi omzuna dolayacaktım nerdeyse.
“5. kattakiler iki şekilde cezalandırılıyorlar : Birincisi sonsuza kadar ‘Ulysses’i okumak , ikincisi Bruce Willis’in ölü olduğunu bildikleri halde defalarca ‘Altıncı Hissi’ seyretmek.”

Pardon , patronunuzla görüşebilir miyim?

Aranın yeterli olduğunu düşünüp , tekrar hareket ettik.
“Peki , ikinci soru : “Nerede bu tanrı?”
Tekrar güldü : “Tanrı mı? En önemli şey o değil ama şunu diyebilirim : “Büyük” bir şeyin tamamını görebilmen için , en azından onun kadar “büyük” olmalısın ; öbür türlü gözlerine sığmazdı.”

LÜTFEN ASANSÖRDEN İNİNİZ

Sonunda geldik , iyi vakit geçirdim. Bana “803’te kalıcaksınız , zaten oklar size yolu gösterir.” dedi ve “iyi şanslar” diledi. Otomatik kapı kapanırken ona sonsuz teşekkürlerimi ve minnetimi belirten birkaç laf söyledim. Burası sanıldığı kadar korkunç değil , sinir bozan tek şey fonda sürekli “Can’t Touch This”in introsunun çalıyor olması. Eskiden buralar bilindiği gibi çok ama çok sıcakmış ama klimaların küresel ısınma sürecini hızlandırdığı göz önünde tutulmuş ve bu yönde birkaç karar alınmış…

* kambur balina ve Naotional Geographic’ten bilimsel gerçek : insanlar 3 fonksiyonlü iletişim dillerini kullanabilirken , katil balinalar çoğunlukla 7’li kombinasyonu kullanılar ; yani :

“seni seviyorum çünkü benim için değerlisin ve hayatıma anlam katıyorsun.” cümlesini bir kambur balina 3 buçuk kat daha rahatlıkla ve daha şiirsel bir şekilde kurabilir ; hem de geldiği yere , 200 tonluk bedeniyle suyun içinden gökyüzüne doğru sıçrarken.

Dergiler, Öykü, sayı 6 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama