Çocuklar karışmış sürekli kırmızı kalemle karalanan sicilime
hatıramdaki sokak en az iki adım küçülmüş
iki adım büyümüş sevgim bu dokunaklı şafak vaktine
beni döven çaylaklar ağırbaşlı birer ustabaşı
yolun virajları daha keskin, ayrılık hâlâ acımasız
soba eskisi gibi aç kömüre oduna sıcaklığımıza
okul sırası beklemekte ağabeyimin gizli gizli sigara içmesinde
yollardan evler dikilmiş, damlarda sürekli taşlar
Çocukluğumdaki arkadaşları tanımadım, gözlerinde yüzümü görünce
adları eskisinden daha ince, rüyaları virane tümseği
gelişim ayaküstünde bitti, yuvasından hiç uçmadı leylek
hiç geri dönmedi tarih, tohumun kabuğunu soymadı
kaçımız terk etti dünü, bu güne dokunmadan kaçı uzandı sevdiğine
döktü tüm fındıklarını ağaç, toplandı öfke umutsuzluğun yufkasında
parsellenen anıda yeşertmiş içimdeki sevgi, vurma karacayı
bellek kımıltısında öğleüstü, her teşebbüste acımız iç ice
okulun bando takımı hâlâ çalıyor uykularımda