Fıkracı Şair: İbrahim Eroğlu

01 Ara 2007

Atilla İpek

ibrahim erogluHollandalı Türk yazarlarıyla ilgili bir yazı dizisi yayımlamaya niyetlendiğimizde açıkçası bende bu kadar çok Türk yazar ve şairin Hollanda’da yaşadığını bilmiyordum ve üstelik onlara nasıl ulaşacağım hakkında fazla bir bilgim de yoktu. Ancak Hürrem Efe’yle başlayan serimizde her ulaştığımız, sohbet ettiğimiz yazar bizi bir diğerine götürdü.
Bu seferki konuğumuz serimizin ilk şairi; İbrahim Eroğlu.
İbrahim Eroğlu’nun ismini daha önce çok duymuştum, üstelik o da benim gibi Lahey’de yaşıyordu. O yüzden kendisiyle ilk tanıştığımızda bana ‘seni daha önce hiç görmedim, hayret! üstelik de aynı şehirde yaşıyormuşuz’ deyince açıkçası biraz da utandım. Ama ortak paydası edebiyat olan insanların kaynaşması uzun sürmüyor. Kahvelerimizi aldıktan sonra yıllardır tanışan iki dost gibi sohbete daldık.
İbrahim Eroğlu birçok yazar ve şair gibi Hollanda’daki Türk gençlerine ders veren bir eğitim neferi. Ancak onu şair yapan soydan gelen birşey, çünkü o Kul İbrahim’in torunlarından. İbrahim Eroğlu’nun memleketi Bahadın (Yozgat)’da Aşık İbrahim, Kul İbrahim ve Sefil İbrahim’in aynı kişiler olduğu yönünde yaygın bir görüş varmış. Tabiki böyle bir soydan gelip de şair ve sanatkar olmamak neredeyse zor. ‘Bu zaten bir sorumluluk yüklüyor’ diyor kendisi. Aile haliyle sanatkâr dolu; Ağabeyi Haydar Eroğlu (serimizde ona da yer vereceğiz inşallah) yazar ve aynı zamanda Ataol Behramoğlu’nun 1987’de yayınladığı ‘Büyük Türk Şiiri Antolojisi’nde yer almış bir şair. Yeğen Erdoğan Baş karikatürist, Amca Arif Baş Araştırmacı yazar, oğlu Ceyhun şiir; kızı Cansu müzikle meşgul. Yani dükkânı iyi yere kurduk!
İş böyle olunca, şairlikte insanın içinde varsa şiirler kendiliğinden dökülüyor demek ki. 1978’te daha 15 yaşında yerel bir gazetede ilk şiiri yayınlanmış İbrahim Eroğlu’nun. 1980’de liseyi bitirmeden Hollanda’ya gelen İbrahim Eroğlu ilk önce uzun zaman tarım sektöründe işçilik yapmış. 14 yıllık bu süreçte Rotterdam Eğitim Bilimler Akademisi’nin Türkçe Öğretmenliği bölümüne kayıt yaptıran Eroğlu mezun olup ‘ilk’ PABO (ilköğretim Türkçe sınıf öğretmenliği) diplomasını aldıktan sonra Türk çocuklarına o zamanlar henüz devam eden ‘anadili’ (OALT) dersleri vermeye başlamış. Bir yandan da genel ilkokul öğretmenliği için tekrar PABO eğitimine başlamış, eğitimi sırasında İbrahim Eroğlu’nun tüm dinlere karşı olan açık görüşlülüğünü bilenler ona Hollanda’da çok geçerli olabilecek ‘Hristiyan İlkokulları Sınıf Öğretmenliği’ eğitimi almasını salık vermişler. Bunun üzerine İbrahim Eroğlu hem ‘genel ilkokullar’ hemde ‘Hristiyan ilkokulları’ için sınıf öğretmenliği eğitimi alarak toplam üç PABO diploması birden edinmiş. Ders verdiği Hristiyan (vakıf) okulunun Lahey’in meşhur yabancılar semti Schilderswijk’te olmasından dolayı öğrencilerin çoğunluğunu yabancı kökenliler oluşturmaktaymış. OALT’ın Hollanda’da kaldırılmasından sonra Türkçe öğretmenleri işsiz kalırken; özellikle iyi ilişkiler kurduğu Türk veliler ve öğretmenlerin baskısıyla İbrahim Eroğlu’nu 23 saatlik yeni bir sözleşmeyle okulda tutmuşlar, ancak İsa’nın öğretisini günlük hayatında uygulamadığı için ona sınıf öğretmenliği vermemişler. ‘Şairler kırılgan ruhludurlar’ diyor kendisi. Üç diplomasına rağmen 12 yıldır çalıştığı okulda sınıf öğretmenliği yaptırılmayan Eroğlu, diplomalarını aldıktan beş gün sonra 2006’da kalp spazmı geçirmiş.
Şimdilerde yavaş yavaş normal hayata ve mesleğine dönmeye çalışıyor İbrahim Eroğlu. Bu arada okul dışında birkaç kez yaratıcı yazarlık kursları vermiş bu dönemde. Kendini bu kadar öğrenmeye ve öğretmeye adayan İbrahim Eroğlu şair olarak hiç durmamış. Daha henüz bahçelerde çalışırken iki şiir kitabı çıkmış.
sevgimi siper ettimİlk şiir kitabı olan ‘Sevgimi Siper Ettim Gül Kıyımlarına’ 1989’da Gerçek Sanat yayınlarından çıkmış, onu üç yıl sonra aynı yayınevinden ‘Kırık Zeytindalı Ülkem’ takip etmiş. Ondan sonra 1998’te çıkan ‘Bulut Ağlaması’ isimli çocuksu şiirler kitabı ‘Het Huilen van de Wolk’ ismiyle Hollandaca’ya çevrilmiş (2006).

İbrahim Eroğlu şiirerinde ‘imgesel bir dil’ kullanmaya çalıştığını belirtiyor. Ayrıca çok yalın, kolay okunan bir dil var şiirlerinde, sizinle oynayan dil oyunları yok. Yediden yetmişe herkesin anlayabileceği abartısız yalın bir Türkçe yani. Ama şair değil mi? Kelimeler yüklü, ağır, betimlemeler güzel ve dile zenginlik katıyor. En iyisi ben anlatmaya çalışmayayım da; sözü onun ‘Amalia, Haydi Kız!’ isimli şiirinden bir dörtlüğüne bırakayım:

kırık zeytindalı ülkemİçimizde yedek yurttaşlığına ayaklanıyor yabancılığımız
Haydi kız, ‘kıyısını arayan bir su olalım bu denizde’
Birlikte ihlak edelim ömrümüzdeki üvey ülkeyi
Yüreğimizi Kerwin Duinmeyer’ in (*) anıtına siyah bir çelenk gibi bir kez daha koyalım!
((*)Kerwin Duinmeyer, on yedi yaşındaydı. Hollanda’da ırkçı saldırıların ilk kurbanı oldu. Amsterdam’daki ünlü Vondelpark’a anıtı dikildi.)

Trajikomik olayların yaşandığı 17 Ağustos depreminden sonra İbrahim Eroğlu olayların çarpıklığını 2001’de çıkardığı ‘Deprem Fıkraları’ adlı kitabıyla dile getirirken fıkraya da el atmış, otoriteler bu kitabı ‘fıkraya yeni bir boyut kattığı’ şeklinde değerlendirmişler. Memleketi Bahadın’ın fıkralarını derlediği ‘Bahadın Fıkraları’ isimli kitabı ise Bahadınlıların gururla okuduğu kitapların arasında yerini almış. Kasabalıların Bahadın’ın tanıtımı için eşe dosta dağıttığı bu kitap Berlin ziyaretinde Bahadınlı Türkler tarafından Yavuz Donat’a bile hediye edilmiş ve o da bir yazısında “Bahadın Fıkraları’nı, Laz Fıkraları’na benzetmiş.” (Sabah Gazetesi, 5 Aralık 2003).
Bush’a kafayı takmış ‘Kara Saray’daki Beyaz Adam Fıkraları’ İbrahim Eroğlu’nun en son kitabı. Bu kitaba Turhan Selçuk da karikatürleriyle katkıda bulunmuş. Bu kitap Cumhuriyet Gazetesi, Radikal Kitap, Özgür Kocaeli Gazetesi, Çorum Haber Gazetesi ve diğer basın organlarında bolca yer bulmuş.
Son yıllarda çıkardığı fikra kitapları İbrahim Eroğlu’nu şiiri boşladığı anlamına gelmiyor. Anadolu’nun Tüyap’ı olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bu yıl 11.cisi düzenlenen Bartın Kitap fuarında ‘Alexia, Haydi Kiz!’ isimli şiiri ikincilik ödülü almış. Hollanda Veliaht Prensi’nin ikinci kızları Alexia’ya adanmış bu şiirden önce, prensin ilk kızına adadığı ‘Amalia, Haydi Kiz!’ isimli şiiri de Aykırısanat Dergisi şiir özel ödülünü almış. Bu şiirleri için kendisine Maxima’dan teşekkür mektubu geldiğini de gururla anlattı. Bir mektup da ‘Deprem Fıkraları’ çalışması için eski Cumhurbaşkanı Sayın Sezer’den gelmiş.
Ödüller bu kadarla kalmıyor. Bartın Kitap Fuarı’nda daha önce ‘Ufkunda Ceylanları Kovalanmış Kırların Tedirginliği’ ve ‘Masal’ isimli şiirleriyler iki defa daha ödül almış. ‘Ufkunda Ceylanları Kovalanmış Kırların Tedirginliği’ adlı şiir dosyasıyla Cigerxwin’in yüzüncü doğum yıldönümü nedeniyle düzenlenen şiir yarışmaşında dikkate değer görülmüş. Hollanda’da Dünya Vakfı (Poetry International) tarafından ‘Tablo’ adlı şiiri ödüllendirilmiş. Yine Beşparmak şiir yarışması’nda ‘Bildiri’ adlı şiiri 3.lük ödülü almış, hatta bu ödülü kendisi dört yıl sonra tesadüfen internette görmüş ve öğrenmiş. Şimdi ödül plaketi postadaymış.

Şiir ve fıkralarının yanı sıra İbrahim Eroğlu ‘Yabancı Bir Öğretmenin Anıları’ ismiyle anı öyküler yazıyor. ‘Gülbaharın Güncesi’ isimli bir çocuk romanı, ‘Çobanaldatan Çete Fıkraları’ isimli fıkra kitabı (Bu kez fıkralara düşenler Çiller ve Demirel) basılmak için sıralarını bekliyor.
İbrahim Eroğlunun kitaplarını internet kitapçılarından ya da kendisiyle iletişime geçerek edinebilirsiniz: eroglu68@hotmail.com

Bu sayıda İbrahim Eroğlu’nun henüz yayınlanmamış ödüllü ‘Alexia, Haydi Kız!’ isimli şiiri ve fıkralarıyla tanıştırıyoruz sizleri. İlerideki sayılarımızda artık onun şiirleri ve diğer eserlerine bol bol okuma imkânı bulacaksınız.

Dergiler, Hollandanın Türk Yazarları, sayı 5 | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git

2 yorum yapılmış, “Fıkracı Şair: İbrahim Eroğlu”

  1. 01

    şiirleri açmak istiyorum ama açamıyorum

    merve, 17 Nis 2008 16:11 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    İbrahimin yaşam serüvenini okumak bir başka duygulandırdı beni…. Hele de ilkokuldan sonraki fotoğrafını görmek…. “Geriye dönüp bakınca ne çabuk geçmiş zaman diyorsunuz. Önünüzde ise daha uzun yıllar var diye düşünüyorsunuz.”
    Emeğinize sağlık. Güzel yazmışsınız.
    İbrahim’in Bahadın’dan İlkokul Öğretmeni
    Nuriye Koç

    Nuriye Koç, 29 Tem 2008 14:20 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

Edebiyat ve Fikir Yongalama