Blog

Dilinden öperim tüm sarılmaların - Ali Şerik

Kategori: Dergiler, sayı 5, Şiir   00:11   124 kez okundu

Ağrıyan coşkuyu sırtladım
kimi zaman doğum sancıları göbek bağını kesen
kimi zamanda uzun bir mektup yırtılan konuşmaların arasında
Maydanozun yeşili damarı, azaptan akan su arı

Susan ürkekliği taşıyorum
apartmanın boynunda sallanan çamaşır ipleri
her an biri bırakır nefes almasını aramızda
Dar yine kaç, nerde olursa olsun kırlangıç
kanadının tekini bırakıp gider seyir defterinin arasına
sonra vurulur zeytin gibi gökyüzünden

Yasaklanmış çocuk parkı yüklendi kaburgalarıma
kovulduğum kente geri döndüm
Sürgüne gönderilen duygunun kasabası boşaltılmış
Kardeşimin son mezarı kazınır
her seferinde mezara daha genç
daha genç insanı yatırmak zorunda kalan yakarış
küfür eder dolu dolu yaşamın ipindeki boncuklara
bu benim susma alışkanlığım

Sürüngen kendisini döllüyordu, çiftleşiyordu yalnızlıkla
Adım hep yabancı, uğursuz, hep git geri dönme
ağrıyan kırk üç yaşım konur desensiz çorba tabağına
hiddetlenmeniz bari gümüşten olsun ey sokakların cambazı
gümüşten olsun gözleriniz, dilinden öperim tüm sarılmaların

Çocukken bacamızda öten baykuşlar uğursuzluktu
şimdi baykuş toplanır iflas eden mahalle dükkânlarında

a.serik@casema.nl

Facebook'a ekle Facebook'a ekle

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın