4. sayı
1 Eki 2007 | yazar: Editör | Kategori: Dergiler, sayı 4Hollanda’dalı edebiyat ve felsefe sevdalısı Türklerin kurduğu ODA Sanat Vakfı’nın dergisi ‘ODA’, elektronik dünyaya merhaba demesinin ardından yarım yıl ve 3 sayı geçti. Dergimiz bu sürede yayınladığı onlaca hikaye ve şiir’in yanı sıra, Sineoda, Çeyiz Odası, Fikir Yongalama Odası, Kitaplık, Hollanda’nın Yazarları gibi çok orjinal bölümleriyle oldukça olumlu tepkiler aldı. Bu bizi gelecek sayılar için motive ediyor. İkinci yarım seneye girerken dergimizin görüntüsünü biraz değiştirdik. Amaçlarımızdan biri, en başta da dediğimiz gibi genç kalemlere yer açmak. Dergimiz herkese prensip olarak açık. hedefimiz altı ay sonra toplam yazar sayımızı ikiye katlamış olmak. Tüm tereddüt halindeki yazar adaylarının eserlerini bekliyoruz!
Yine başka bir amacımız Hollanda’da büyüyen kuşaklar git gide Hollandaca’ya yönelirken (ki bu çok doğal) Türkçe okuyan ve yazan insanları ortak paydada bir araya getirebilmek. O yüzden eserlerinizin yanı sıra, fikir ve görüşleriniz için de elektronik postamız emaillerinizi, sitedeki yazılarımız ve yazarlarımız yorumlarınızı bekliyor. Ayrıca bu ay bazı yazarlarımızın iletişim bilgilerini yazılarına iliştirdik. Onlarla direk iletişime de geçebilirsiniz.
Gelelim dördüncü sayının içeriğine. Bu sayıya da öykülerimizle başlıyoruz. İlk öykümüz İsmail Yiğit’in bilim-kurgu öyküsü ‘Y Komplosu’ sizi gelecekte bir yolculuğa çıkaracak. Nazan Bilen’in bu ayki öyküsünün adı, ‘Düş Gezintileri’. Bu öyküyü Janus ‘Biraz Tanıdınız mı Beni Bari’ isimli öyküsüyle, Gülay Kaya ‘Döngüsel Cinnet’; İsmail Polat ta ‘Öbür Dünyaya Mektup’ öyküleriyle takip ediyor.
Bu ayki Hollanda’lı yazar konuğumuz Fehmi Özgök. 1969′da Hollanda’ya gelip 1987, 1989, 1995 ve 1996 yıllarında 4 kitap çıkartan Fehmi Özgök’ün Google’ın dahi bilmediği yönlerini okuyacaksınız.
Bu ayki şiir ve şair sayımız arttı. Daha önceki sayılarımızdan tanıdığınız Handan Kalsın, Ali Şerik ve Ezgi Gürçay’ın şiirlerinin yanı sıra dergimize ilk kez yazan Kemal Ergezen ve Namık Atalay’ın şiirleri de şiir odasında yerlerini aldılar.
İkinci sayımızda Osmanlı’nın ilk ıtriyat fabrikasının hikayesini anlatan Nejat Yentürk – Aybala Yentürk bu sayımızda mis kokulu yazı ve fotoğraflarla bize kolonyanın tarihçesini anlatıyorlar. ‘Köln ile kolonyanın alakası nedir?’ diyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun.
Sineoda’da İsmail Yiğit bizi Beynelmilel filmiyle birlikte 12 Eylül’e geri götürüyor. Yalnız filmi izlememiş olanlara bir uyarısı var: ‘filmi izlemeye niyetli kişilerin bu yazıyı filmi izledikten sonra okuması önerilir’
Geçen sayıda ara verdiğimiz Kitaplık’ta bu ay iki yazımız birden var. Ayça van Ingen, 5. Murat’ın torunu Selma Sultan’ın hayatını anlatan kitabı tanıtıyor. Kitabı ilginç yapan bir yön, kitabın yazarının yani Kenize Mourad’ın Selma Sultan’ın kızı olması.
Kitaplıka’taki diğer yazımız Tilki Leman’dan. Tilki Leman ikinci sayıda yaptığı gibi yine bize bir dedektifi tanıtıyor: Remzi Ünal. Bu dedektif önceki dedektifimizin tersine biraz daha alışkın olduğumuz dedektiflerden. Remzi Ünal’ın Çıplak Ceset macerası Hollandaca dahil başka dillerde de yayınlanmış. Gerisini Tilki Leman’dan okuyun.
Sadık Yemni bize Fikir Yongalama Odasında ilk George Orwell’in kullandığı ‘big brother’ olgusunun günümüzde geldiği yada gelebileceği nokta konusundaki verileri bir beyin cimnastiğine tabi tutuyor
Bu ay yeni açtığımız Mektup Odasıyla dergimiz sona eriyor. Hiç yazılmamış, ya da başlanılıp ancak hiç bitirilmemiş mektuplarınız, beyninizde boş boş dolaşan cümleleriniz illa ki vardı, işte bu mektupları yazmanın yada bitirmenin zamanı geldi, gönderin bize mektuplarınızı yayınlayalım, alıcısı olmasa bile…
Bitirmeden önce Aralık sayımız için okur, yazar ve yazar adaylarına çağrımızı tekrarlayalım. Her türlü eserinizi, fikir ve görüşlerinizi bize iletmeniz için email adresimiz: dergi[at]odasanat.org