Sövgüye Hazır Değil Akşam
Kuru ağaca sığınmış kuş sesini topluyorum parmak uçlarımla
antenlerini bırakıp giden özleme sarıyorum türü tükenen böceği
ağaçlarda serüvenlerini anlatabilseydi, ağlar mıydı sabahlar tarihe dokunarak
cesaretimdeki akasya çiçeğini koparmadan anlatılmıyor nedense acım
Kabuğu soyulmuş, yapraklı budak çoktan unutulmuş, katmerleşir gök gürleyişi
bakamam yüzünü yıkayan başıboşluğa, dilsizliğin kovuğunda
zülüflerimi kesip atarım ateşi yakan gönderin dibine
hüsnüyusufun goncası döner ha döner ıslanan toprak kokusunda
Vaktim yok yırtıcı hayvanların sesini toplamak için gümüş leğende
yaşam gururun başını örten değil özgürlüğün bakır kapısında
baltalanıp gitme, sövgüye hazır değil akşam, bırak bukalemun renk değiştirsin
toprağını kurutma, yola çıkılmıyor isyankârlığımı bırakmadıkça ormana