Oda Edebiyat ve Fikir Yongalama Dergisi kapağından anlaşılacağı gibi öykü, şiir, deneme ve sanat yazılarının sergilendiği bir sanal odacık.
Dergimizin başlıca amaçlarından biri yetenekli genç kalemlere Türkçe akislenen âlemde seslerini duyurtabilmektir. Sanal odamız prensip olarak Türkçe yazan herkese açıktır. Dost, tanıdık ya da tanımadık kimse bizden özel davet beklemesin. Odamızın kapısı hepiniz için ardına dek açık.
Birinci sayımızda dört öykü yazarımıza yer verdik. Ayça van Ingen’den Kaçıklar, İsmail Polat’tan Mallar Güllere Emanet, İsmail Yiğit’ten Yolculuk(1) ve Nazan Bilen’den Dönüşüm. Sizleri farklı esin eşiklerinden geçirtecekler.
Şiir odamızın iki konuğu vardı. Birini ebedi konuk diye adlandırmak kesinlikle abartı olmaz. Jorge Luis Borges bir daha dünyaya gelse ne yapacağını ruhlarımıza perçin çakarcasına kelimelere dökmüş. Yanında da Atilla İpek’in ödül kazanmış bir şiiri yer alıyor.
Fikir Yongalama odamızda benim TÖHAF adlı bir denemem yer alıyor. Tam Özerk Hayal Film şirketlerimizin hali ve muhtemel geleceğinden söz edilmekte.
Kitaplıkta okuduğunuz ve etkilendiğiniz kitaplar üzerine yazılarınız yer alıyor. İmdat Kaymaz, Düşün ve zengin Ol adlı kitapla zamanımızı yarı ironiyle yansıtan bir başlangıç yapıyor.
Sineoda, ODA vakfının yakın gelecekte kurmayı planladığı bir fillm kulübünün adı. Bu başlık altında film eleştiri yazılarınıza yer vermek istiyoruz. Filmlerin mutlaka vizyona giren en yeni filmler olması şart değil. Geçmişteki kaliteli ve unutulmaz filmlere de yer verebilirsiniz. Bir örnek olması için; Aklın Sınır Berisi adlı yazımda 2001 A Space Odyssey(Bir Uzay Macerası) ile Solaris adlı klasik bilimkurgu filmlerini kıyaslamalı olarak ele aldım.
Dergimiz çeşitli ölçeklerde kenarda köşede kalmış yazı emektarlarımıza olan kollektif vefa borcumuzu ciddiyet ve samimiyetle üstlenmektedir. Gelecek sayılarımızda bu yazı emektarlarımızın portrelerine, söyleşilere, yapıtlarından örneklere sıkça rastlayacak ve sanıyorum olumlu anlamda hislenerek şaşıracaksınız. Kimler gelmiş, kimler geçmekte.
Yılda altı sayı olarak çıkartmayı planladığımız dergimize gönderilen yazılarda belli bir kalite ve özeni arayacağımızı şimdiden belirteyim. Öncelikle Ç,Ğ, Ş,İ gibi Türkçeye has harflerle yazmanız şart. Bir ekstra klavye edinmenin, niyetinizin niteliğini ve dile özeninizi ölçen mihenk taşı olacağı unutulmasın lütfen.
Sözlerime ara verirken bir sürü işinin arasında bu sayının nisan ayına yetişmesi için bolca gayret gösteren Atilla İpek’e teşekkürlerimi sunmayı borç bilirim.
Haziran başında ikinci sayımızda buluşmak üzere. Yazılarınızı merak ve sabırsızlıkla bekliyoruz.
Sadık Yemni
Hayal Tozu Gölgecisi
Facebook'a ekle